İçeriğe atla
Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi kapak gorseli

Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi

Terzibaba - Necdet Ardıç

218 sayfa~327 dk okumamixed

Anahtar Kelimeler

Terzibaba - Necdet Ardıçdijital kütüphanekitap okuma

İlgili Konular

Terzibaba (Şahsiyet)Necdet Ardıç (Yazar)Biyografi (Edebi Tür)Tasavvuf (İslami Bilim Dalı)İslami Eser (Eser Türü)Dijital Kütüphane (Ortam)Anı (Edebi Tür)Hayat Hikayesi (Konu)

Sıkça Sorulan Sorular

Terzi Baba Necdet Ardıç kimdir?

Necdet Ardıç, Uşşâkî tarikatının günümüzdeki önemli mürşidlerinden biri olup, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan müstesna bir şahsiyettir. Kendisi, "Terzi Baba" lakabıyla anılmakta ve eserleri ile sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmaktadır. Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla öne çıkmıştır (Wiki: Necdet Ardıç (Terzibaba)). Necdet Ardıç'ın şahsına özel olarak verilen sûre "53 - Necm" olup, ma'nâ âleminden vasfı "Necat"tırs.19. O, 18.000 âlemi "Vahdetinde Kesret", "Kesretinde Vahdet" olarak seyreden bir "İnsân-ı Kâmil" olarak nitelendirilmektedirs.15.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 15, 19

Ayrıntı

Necdet Ardıç, Uşşâkî tarikatının günümüzdeki mürşidlerinden olup, "Terzi Baba" olarak tanınmaktadır (Wiki: Necdet Ardıç (Terzibaba)). Kendisi, tasavvufî irfanı modern döneme taşıyan ve eserleri ile sohbetleriyle geniş kitlelere ulaşan bir şahsiyettir (Wiki: Necdet Ardıç (Terzibaba)). Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi önemli çalışmaları bulunmaktadır (Wiki: Necdet Ardıç (Terzibaba)).

Necdet Ardıç'a Cenâb-ı Hakk tarafından özel olarak verilen şifre ve anahtar sayı "53"türs.12. Bu sayı, Hakikat-i Muhammedi'nin tecelli ve zuhur mahalli olarak kabul edilirs.60. Ayrıca, kendisine hususi olarak verilen sûre "53 - Necm" olup, ma'nâ âleminden vasfı "Necat"tırs.19.

Necdet Ardıç, 18.000 âlemi "Vahdetinde Kesret", "Kesretinde Vahdet" zahirinde ve bâtınında "Cem'ül Cem'ül Cem'ül Cem" olarak seyreden bir "İnsân-ı Kâmil" olarak vasıflandırılırs.15. Uşşâkî yolunda Makam-ı Velâyet sırası da 53'türs.12. Kendisi, bu 19 sayısının 53 numaralı irsal edicisi, yani resûlü olarak ifade edilir; ancak buradaki resûllük, Allah'ın (c.c.) bizatihi resûllüğü değil, özel bir anlamda bir irsal ediciliktirs.12. Necdet Ardıç'ın bu sayıdan hususi ve özel bir payı ve hissesi asaleten vardırs.6. İrfan mektebi müntesiplerinin de, irfaniyet çalışmaları ve geldikleri noktada, Terzi Baba'nın Cenâb-ı Hakk'tan aldığı işaret ve tasdik ile vekâleten hisse ve payları bulunmaktadırs.6.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 6, 12, 15, 19, 60

Terzi Baba biyografi kitabı ne anlatıyor?

Necdet Ardıç'ın "Terzi Baba" adlı biyografi kitabı, Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden Terzi Baba'nın hayatını, tasavvufî şahsiyetini ve irfanî mirasını ele almaktadır. Eser, Terzi Baba'nın doğum tarihi (1938) gibi kişisel bilgilerden başlayarak, onun "İnsân-ı Kâmil" ve "Besmele" hakikatiyle olan ilişkisini, "Necm Sûresi" ile doğum tarihi arasındaki mânevî bağlantıları ve "Hakikat-i Muhammedî"nin zuhur mahalli olarak "Beşir" vasfını vurgulars.64, 88. Kitap serisi, Terzi Baba'nın tasavvufî izahlarını, zuhuratlarını ve çeşitli istişare dosyalarını içeren çok ciltli bir yapıya sahiptir; bu da onun irfanî derinliğini ve geniş kitlelere ulaşan etkisini göstermektedirs.3, 224.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 3, 64, 88, 224

Ayrıntı

Necdet Ardıç'ın kaleme aldığı "Terzi Baba" biyografi kitabı, Uşşâkî tarikatının günümüzdeki önemli mürşidlerinden Terzi Baba'nın hayatını ve tasavvufî öğretilerini kapsamlı bir şekilde sunar. Kitap, Terzi Baba'nın 1938 (Rumi 1353) yılında Tekirdağ'da dünyaya geldiği bilgisiyle başlars.64. Bu doğum tarihinin tasavvufî yorumlarına yer verilir; örneğin, 19 sayısının "İnsân-ı Kâmil"in rumuzu ve "Besmele"nin hakikatiyle ilişkilendirildiği, 93 sayısının ise "Necm Sûresi"ne işaret ettiği belirtilirs.64. Bu durum, Terzi Baba'nın şahsiyetinin ilahî isimlerin ve Kur'ânî hakikatlerin bir tecellisi olarak görüldüğünü ortaya koyar.

Eser, Terzi Baba'nın "Hakikat-i Muhammedî"nin zuhur mahalli olarak "Beşir" (müjdeleyici) vasfını taşıdığını ve Zat âleminden ef'âl âlemine kadar tüm sahalarda Ulûhiyyet'in tecellilerini müjdelediğini ifade eders.88. Bu, onun tasavvufî mertebesinin ve irfanî derinliğinin bir göstergesidir. Kitap, Terzi Baba'nın çeşitli eserlerini ve istişare dosyalarını içeren bir seri halinde sunulmuştur. Bu seride "Terzi Baba-(1)"den başlayarak birçok cilt bulunmaktadır ve bu eserler, Terzi Baba'nın tasavvufî izahlarını, zuhuratlarını ve yüksek lisans tezlerini de içermektedirs.3, 224, 225. Özellikle "Terzi Baba 1" kitabında, 212 sayısının "PÎR" isminin karşılığı olduğu ve 53 sayısının her mertebedeki kemâlâtı ifade ettiği gibi mânevî şifreler açıklanmıştırs.100, 117. Kitap, Terzi Baba'nın ilimlerinin "Kur'ân yani Zat kaynaklı" olduğunu ve "ilim ve aşkın kitabı"nın onunla kemâl bulduğunu vurgulars.117. Bu biyografi, Terzi Baba'nın tasavvufî düşüncelerini ve yaşamını anlamak isteyenler için kapsamlı bir kaynak niteliğindedirs.57.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 3, 57, 64, 88, 100, 117, 224, 225

Kitapta geçen 19 ve 53 sayılarının anlamı nedir?

Terzi Baba Necdet Ardıç'ın eserlerinde 19 ve 53 sayıları, Hakikat-i Muhammediyye'yi, İnsan-ı Kâmil'i ve ilâhî esmânın tecellîlerini ifade eden özel şifrelerdir. 19 sayısı Kur'ân'ın ve İnsan-ı Kâmil'in şifre rakamı olup, tüm âlemleri kapsayan Hakikat-i Muhammediyye'yi ve Hz. Muhammed'in (s.a.v.) kemalli zuhur mahallini temsil eders.5. 53 sayısı ise Terzi Baba'nın özel şifre sayısı olarak belirtilir ve ilimlerin Kur'ân kaynaklı olduğunu, Zat'tan gelen bir açılımı ve tecellîyi işaret eders.14, 117. Bu iki sayı birlikte toplandığında (1+9+5+3=18) On Sekiz Bin Âlemi, tersiyle toplandığında (18+81=99) ise Esma-i İlâhiyyeyi ve Allah isminin mazharı olan İnsan-ı Kâmil'i verirs.51.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 5, 14, 51, 117

Ayrıntı

Terzi Baba Necdet Ardıç'ın eserlerinde 19 ve 53 sayıları, tasavvufî birer şifre ve sembol olarak derin anlamlar taşır. 19 sayısı, özellikle Kur'ân-ı Kerîm'in ve İnsan-ı Kâmil'in şifre rakamı olarak kabul edilirs.5. Bu sayı, tüm âlemleri kuşatan Hakikat-i Muhammediyye'yi ve yeryüzündeki en kemalli zuhur mahalli olan Hz. Muhammed'i (s.a.v.) ifade eders.5. Kitabın yazarı, Kur'ân'da geçen 19 ve 53. âyetlerin önemine dikkat çekmiş, ancak kitabın hacmi nedeniyle bu âyetleri sadece sayıları itibarıyla vermeyi uygun görmüştürs.192, 197.

53 sayısı ise Terzi Baba'nın özel şifre sayısı olarak öne çıkars.14. Bu sayı, ilimlerin Kur'ân kaynaklı olduğunu ve Zat'tan gelen bir açılım ve tecellî olduğunu apaçık bir şekilde gösterirs.117. Ayrıca, 53 sayısı, Terzi Baba'nın hayatını derinden etkileyen manevî bir işaret olarak da belirtilirs.2. Bu sayı, Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri'nin "Fütuhat-ı Mekkiyye" eseri ile Zat'tan bir açılım ve tecellî olmasını, "53 Ahmed" olması ile de Füsûsu'l-Hikem kaynaklı Terzi Baba'ya ait "ferdî" bir hikmet olduğunu düşündürürs.191.

Bu iki sayının birlikte ele alınması da ayrı bir hikmet taşır. 19 ve 53 sayılarının rakamları toplandığında (1+9+5+3=18), On Sekiz Bin Âlemi ifade eder. 18 sayısının tersi olan 81 ile toplanması (18+81=99) ise Esma-i İlâhiyye'yi ve Allah isminin mazharı olan İnsan-ı Kâmil'i verirs.51. Bu durum, Terzi Baba'nın bu sayılardan özel ve asaleten bir pay ve hissesi olduğunu, irfaniyet yolundaki evlatlarının da vekaleten bu paydan istifade ettiğini gösterirs.11.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — Biyografi — s. 2, 5, 11, 14, 51, 117, 191, 192, 197

İnsan-ı Kâmil makamı nedir?

İnsan-ı Kâmil makamı, tasavvufta Allah'ın halifeliğini temsil eden, âlemin ruhu ve birleştirici hakikati olan en yüksek mertebedir. Bu makam, Cenâb-ı Hakk'ın tüm övgü ve erdemlerini "Câmi" ismiyle zatında toplamış, ilâhî seyrin tamamlandığı son basamaktırK1. İnsan-ı Kâmil, Hakk'tan alır ve halka verirs.167, âlemin hayatının kemâline ve tamamlığına delâlet eders.175. Özellikle Hz. Muhammed (s.a.v) bu makamın en kâmil tecellî yeridir ve diğer kâmiller O'nun mazharlarıdırs.139.

Kaynaklar: K1 · Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 139, 167, 175

Ayrıntı

İnsan-ı Kâmil, Abdulkerim Cili'nin aynı adlı eserinde detaylıca işlediği, tasavvufî düşüncenin merkezî kavramlarından biridirK1. Bu makam, Hazerât-ı Hamse'nin beşinci ve son basamağı olup, ilâhî seyrin nihayetlendiği noktadırK1. İnsan-ı Kâmil, Allah'ın görünür sûretini âlemin hakikat ve sûretlerinden, görünmeyen sûretini ise kendi sûretine göre halk ettiği bir varlıktırs.167. Bu yönüyle âlemin ruhu olarak kabul edilir ve ulvîsiyle süflîsiyle tüm âlem ona amade kılınmıştırs.167.

İnsan-ı Kâmil, "Câmi" ismiyle bütün övgü ve erdemleri zatında cem etmiştirs.72. Bu "İsm-i Câmi" içinde özel bir makam olan "Mihrab" bulunur ki, bu makam "Melik"in ya da "Sultan"ın hususi yeridirs.72, s.73. Mihrab makamı üzerinde genellikle "fevelli vecheke şatrel mescidil harami" (yüzünüzü harem-i şerife çevirin) ayeti yazılıdır, bu da İnsan-ı Kâmil'in zâhir ve bâtın olarak Hakk'a yönelişini ifade eders.73.

İnsan-ı Kâmil, "Kün" emrinin mazharı ve Allah isminin zuhura çıktığı makamdırs.159. O, Hakk'tan aldığı hakikatleri halka yansıtan bir ayna işlevi görürs.159. Hz. Muhammed (s.a.v) bu makamın en kâmil tecellî yeridir; O'nun dışındaki kâmiller ise O'nun mazharlarıdırs.139. İnsan-ı Kâmil, aynı zamanda "velâyet makamı" ile de ilişkilidir ve Allah isminin taşıyıcısıdırs.97. Bu makam, Rahmânî nefesin son mertebesi olup, peygamberliğin bâtını olan velâyet makamını ve peygambere vârisliği temsil eders.180.

Kaynaklar: K1 · Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 72, 73, 97, 139, 159, 167, 180

Eserde geçen 'zuhurat' ne demektir?

Tasavvufta zuhurat, sâlikin kalbine ilâhî bir lütuf olarak gelen, genellikle rüya veya uyanıklık hâlinde görülen, mânâsı açık veya yoruma muhtaç olabilen bir inkişaf veya vâridâttır. Bu, sâlikin Hak ile olan yakınlığını (yakînlik) ve mânevî hâllerini derinleştiren bir tecellî olup, bazen bir mürşidin nazarı veya zikir gibi ameller neticesinde ortaya çıkar. Zuhurat, kişinin kendi benliğinden sıyrılıp Hakk'a yönelmesiyle, yani "ölüm" denilen iradî yok oluş hâlinde, ilâhî hakikatlerin kalpte belirmesidirs.23, s.132.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 23, 132

Ayrıntı

Zuhurat, tasavvufî sülûkta önemli bir yer tutan, sâlikin mânevî yolculuğunda karşılaştığı ilâhî işaretlerdir. Kelime anlamı itibarıyla "ortaya çıkma, görünme" demektir. Tasavvufî bağlamda ise, sâlikin kalbine gelen, çoğu zaman rüya veya uyanıklık hâlinde tecelli eden, ilâhî bir lütuf ve inkişaftırs.15, s.103. Bu vâridâtlar, sâlikin mânevî hâllerini derinleştirmeye ve Hak ile olan yakınlığını artırmaya yöneliktir. Zuhuratın başlangıcı, tıpkı hâllerin zuhuru gibi, ânî bir cezbe, bir nûr veya bir inkişaf şeklinde olabilirK2.

Zuhuratın farklı türleri ve mânâları vardır. Bazen "keşfi mücerret" denilen, mânâsı oldukça açık zuhuratlar görülebilirs.85. Bu tür zuhuratlar, sâlike doğrudan bir hakikati veya bir ismin tecellîsini bildirebilir; örneğin, Selâm isminin özelde tescili veya nefs mertebelerinin birleşmesi gibis.85. Zuhurat, sâlikin kendi benliğinden, yani nefsinden sıyrılıp Hakk'a yönelmesiyle, iradî bir "ölüm" hâlinde ortaya çıkar. Bu "ölüm", zâhiren ve bâtınen varlıktan eser kalmayıp, kişinin kendisini "HU" deryasına bırakması ve böylece boğulup yok olmasıdırs.23. Bu hâl, sâlikin kendi "huzûrundan" fânî olduğu, sadece "Hak vardır" bilincinin kaldığı huzûr-i fenâ makamına benzerK1.

Zuhurat, sâlikin yakînliğini artırabilir ve mürşidin aradan çıkarak Hakikat'in vechinin işaret edilmesine vesile olabilirs.132. Ancak, zuhuratın yorumlanması ve mânâlandırılması önemlidir. Görülen zuhuratın zâhirî mânâsının ötesinde, hakikatte ne demek istendiği üzerinde durulurs.15. Zuhuratlar, sâlikin mânevî yolculuğunda birer rehber niteliği taşır ve ilâhî hakikatlerin idrâkine kapı aralar. Ancak, zuhuratları kendi ameline veya hâline hayranlık duyarak benlik vesilesi yapmak (ucüb) tasavvuf ahlâkına aykırıdır (Ucüb). Bu nedenle, zuhuratları bir iddia veya benlik vesilesi yapmaktan kaçınılmalı, susmak daha doğru kabul edilmelidirs.128.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 15, 23, 85, 103, 128, 132 · K2 · K1, s. 86

Tayy-i mekân nasıl bir haldir?

Tayy-i mekân, tasavvufta velâyet makamına ulaşmış kâmil velîlerin, mekânın kayıtlarından kurtularak bir anda ve aynı zamanda farklı yerlerde görünmeleri hâlidir. Bu durum, mekânın ve kayıtlarının ortadan kalkması anlamına gelir ve ruhsal bir vücuda sahip olan velîlerin zaman ve mekân kayıtlarından kurtulmasıyla mümkün olurs.106, 108. Hz. Peygamber'in mîrâcı, Hz. Süleyman'ın Belkıs'ın tahtını getirmesi ve Hz. İdris'in göğe yükseltilmesi gibi Kur'ânî örneklerle açıklanan bu hâl, velîlerin Hakk'ın varlığını kendi varlıklarından ayrı görmeyip, vehmî ve hayalî beden örtüsünü kaldırmalarıyla idrak ettikleri bir hakikattirs.106, 107, 211.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 106, 107, 108, 211

Ayrıntı

Tayy-i mekân, lugatta "bükmek, sarmak, dürmek, kaldırmak, geçmek" gibi anlamlara gelen "tayy" kelimesi ile "mekân" kelimesinin birleşmesinden oluşurs.109. Tasavvufî ıstılahta ise, velâyet makamına erişmiş bir kâmilin, bir anda birden fazla yerde zuhur etmesi olarak tanımlanırs.106. Bu hâl, velîlerin ruhsal bir vücuda sahip olmaları ve böylece zaman ile mekân kayıtlarından âzâde olmalarıyla açıklanırs.106.

Tayy-i mekânın gerçekleşmesi, Hakk'ın varlığının kendi varlığından başka bir şey olmadığını idrak eden ve vehmî beden örtüsünü kaldıran kâmil velîler için mümkündürs.211. Bu durum, "insan-ı kâmil"in zâhirde ve bâtında hiçbir mekânı kuşatmadığı, zâtî bir sirayetle her şeyde hükmünü yürüttüğü ve belki de o şeyin aynısı olduğu anlayışıyla ilişkilidirs.26.

Kur'ân-ı Kerîm'de tayy-i mekânın örnekleri bulunmaktadır. Hz. Peygamber'in mîrâc olayı, tayy-i mekânın bir tezahürü olarak değerlendirilirs.106. Hz. Süleyman'ın veziri Berhiyâ'nın Belkıs'ın tahtını göz açıp kapayıncaya kadar Kudüs'e getirmesi de bu hâle bir misaldirs.107. Ayrıca, "yüce bir mekâna yükseltilen" Hz. İdris'in göğe yükseltilmesi de tayy-i mekân konusuyla bağlantılıdır (Terzi Baba Necdet Ardıç, s.107; WIKI: Hz. İdris (a.s.)). Ashâb-ı Kehf'in mağarada 309 yıl kalıp bunu kısa bir süre gibi algılamaları ise hem tayy-i mekân hem de tayy-i zaman hâline örnek teşkil eders.108, 107. Hz. Mevlânâ'nın aynı gün hem Konya'da hem de hacda görülmesi gibi yaşanmış örnekler de tayy-i mekânın varlığını gösterirs.107. Terzi Baba'nın da hac ve umre esnasında Kâbe'de görüldüğü, cemaatinden bazı kardeşler tarafından şahit olunmuşturs.107, 108.

Kaynaklar: Terzi Baba Necdet Ardıç — s. 26, 106, 107, 108, 109, 211

Bu kitap kimler için yazılmıştır?

Necdet Ardıç'ın "Terzi Baba" adlı eseri, yazarın tasavvufî yaşantısının ilk yıllarından itibaren kaleme aldığı yazılar ve sohbetlerinden derlenen, tasavvufî izah ve tarifleri içeren bir kitaptır. Bu eser, yazarın kendi muhabbetinden yola çıkarak, kitaplarını ve sohbetlerini gözden geçirerek özetleyen (G. Z.) adlı bir kızının emeğiyle ortaya çıkmıştırs.4. Kitap, tasavvufî konulara ilgi duyan, "İnsân-ı Kâmil" mertebesini anlamak isteyen ve Hakikat-i İlâhiye'ye dair malumat arayan okuyucular için kaleme alınmıştırs.194, s.40. Ayrıca, "Kitâbün merkûm" (yazılmış kitap) kavramı üzerinden, Allah'a yakın olanların müşâhede ettiği hakikatleri idrak etmek isteyenlere hitap etmektedirs.115.

Kaynaklar: Terzi Baba — s. 4, 40, 115, 194

Ayrıntı

Necdet Ardıç'ın "Terzi Baba" isimli eseri, yazarın tasavvufî tecrübelerini ve irfanî birikimini aktardığı bir derlemedir. Kitap, yazarın tasavvufî yolculuğunun başlangıcından itibaren kaleme aldığı yazıları ve sohbetlerinden elde edilen özet tasavvufî izahları ve tarifleri içermektedirs.4. Bu eser, özellikle tasavvufî konulara ilgi duyan ve bu alanda derinleşmek isteyen okuyucular için yazılmıştır.

Kitabın hedef kitlesi, "Elif, Lâm, Mim" gibi Kur'ânî sembollerin tasavvufî anlamlarını merak eden ve bu sembollerin "İnsân-ı Kâmil" kitabı veya "âlemin koordinatları" olarak nasıl yorumlandığını öğrenmek isteyen kişilerdirs.194. Eser, Abdulkerim Cili'nin "İnsan-ı Kamil" adlı klasik eseriyle de bağlantılı olarak, kâmil insanın mertebelerini anlamaya çalışanlara hitap eder.

Ayrıca, "Kitâbün merkûm" (yazılmış kitap) kavramı üzerinden, Allah'a yakın olanların (mukarrabîn) müşâhede ettiği hakikatleri idrak etmek isteyen okuyuculara seslenirs.115, s.110. Bu bağlamda, kitap, ilim ve aşkın birleştiği, kelâmın kemâl bulduğu bir eser olarak tanımlanırs.117. Eser, "Kelime-i Tevhid" ve "Hakikat-i İlâhiye" gibi diğer kitaplarda daha geniş bilgi bulunan konulara da değinerek, bu alanlarda daha fazla malumat arayanlara yol gösterirs.40. Kitap, tasavvufî muhabbetle yazılmış olup, okuyucuyu Hak ile özel bir ilişki kurmaya ve manevî derinliklere ulaşmaya teşvik etmeyi amaçlar.

Kaynaklar: Terzi Baba — s. 4, 40, 110, 115, 117, 194

Terzi Baba'nın 'pehlivan' olarak anılmasının hikmeti nedir?

Verilen kaynaklarda Terzi Baba'nın 'pehlivan' olarak anılmasına dair doğrudan bir bilgi bulunmamaktadır.