İçeriğe atla
Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura kapak gorseli

Mektuplarda Yolculuk — M. Nusret Tura

Terzibaba - Necdet Ardıç

197 sayfa~296 dk okumatr

Anahtar Kelimeler

Terzibaba - Necdet Ardıçturkcetasavvufdijital kütüphanekitap okuma

İlgili Konular

Mektuplarda Yolculuk RELATED-TO SufizmM. Nusret Tura RELATED-TO TasavvufTerzibaba RELATED-TO TasavvufNecdet Ardıç RELATED-TO TasavvufMektuplarda Yolculuk IS-A KitapMektuplarda Yolculuk IS-A Tasavvuf EseriM. Nusret Tura IS-A YazarTerzibaba IS-A YazarNecdet Ardıç IS-A Yazar

Sıkça Sorulan Sorular

Mektuplarda Yolculuk kitabı ne anlatıyor?

"Mektuplarda Yolculuk" kitabı, M. Nusret Tura tarafından kaleme alınmış olup, Necdet Ardıç'a ve Sabri Bey'e gönderilen mektupları ve bu mektupların izahlarını içeren iki bölümlü bir eserdirs. 5, 196. Kitap, tasavvufî bir bakış açısıyla gönül ahizesinde oluşan rüzgârları, ilâhî âlemle ilişki kurmayı ve Cebrâillik yapmayı konu edinirs. 174. Eser, Necdet Ardıç'ın "İrfan Sofrası — Tasavvuf Serisi"nin 82 numaralı kitabı olarak yayımlanmıştır ve bâtın âleminden tasdik gördüğü ifade edilmektedirs. 1, 201. Bu mektuplar aracılığıyla manevi yolculukta bir vesile olma gayesi güdülür.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 1, 5, 174, 196, 201

Ayrıntı

"Mektuplarda Yolculuk" adlı eser, M. Nusret Tura'nın kaleminden çıkmış olup, esasen iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, Nusret Babam olarak anılan kişinin Necdet Ardıç'a gönderdiği mektupları ve bu mektupların açıklamalarını ihtiva ederken, ikinci bölüm ise Sabri Bey'e gönderilen mektupları içermektedirs. 5, 196. Kitabın yazılma amacı, epey zamandır arşivde bulunan bu mektupları gün yüzüne çıkarmak ve okuyucuya sunmaktırs. 196. Eser, Necdet Ardıç'ın "İrfan Sofrası — Tasavvuf Serisi" kapsamında 82 numaralı kitap olarak yer almaktadırs. 1, 8.

Kitap, mektuplar aracılığıyla manevi bir yolculuğu anlatır ve bu mektupların bir vesile olması gerektiğini vurgular; aksi takdirde "gevezelikten ileri geçemez" denilirs. 15. Yazar, mektupların gönül ahizesinde oluşturduğu "rüzgârlar"dan bahseder ve kendi işini "gönülle, kâlemle, nazarla onları İlâhî âlemle birleştirmek, ilişik kurmak, Cebrâillik yapmak" olarak tanımlars. 174. Bu ifade, risâlet kavramının tasavvuftaki "vücudî bir mertebe" olarak Hak'ın kâinata mesaj iletme kanalı olma işleviyle örtüşen bir manevi tebliğ ve açıklama çabasını akla getirirK1. Kitabın tamamlanmasının bâtın âleminden tasdik gördüğü belirtilerek, eserin manevi değeri ve kabulü vurgulanırs. 201. Eserde, Allah'ın dilediğine kâr açıklığı vermesi temennisi gibi ifadelerle ilahi takdire ve inayete olan inanç da dile getirilirs. 7.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 1, 5, 7, 8, 15, 174, 196, 201 · K1, s. 191

M. Nusret Tura kimdir?

M. Nusret Tura, Uşşâkî geleneğine mensup bir tasavvuf büyüğü ve Necdet Ardıç'ın mürşididirs.141. Kendisi, Keçeciler'deki Mahmud Bedreddin Uşşakî Dergâhı postnişini ve Süleymaniye Kütüphanesi eski müdürlerinden Mesnevîhan Muhammed Hazmı Tura Efendi'nin müridi ve oğludurs.190. Yazıları, laikliğe aykırı bulunmasına rağmen gazetelerde yayımlanmış ve daha sonra "Aşk Yolu" adıyla kitaplaştırılmıştırs.191. Mektuplarında tasavvufî sorular soraraks.46 ve dervişliği küçük görenlere cevaplar yazaraks.128 irşad faaliyetini sürdürmüştür.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 46, 128, 141, 190, 191

Ayrıntı

M. Nusret Tura, tasavvufî kimliğiyle öne çıkan bir şahsiyettir. Uşşâkî silsilesinde önemli bir yere sahip olan Hazmi Tura'nın oğlu ve mürididirs.190. Kendi ifadesiyle "elfakir Nusret Tura" olarak mektuplarını imzalamıştırs.18, s.42, s.51. Mektuplarında, müridi Necdet Ardıç'a hitaben "Necdet yavrum" gibi ifadeler kullanarak irşad görevini yerine getirdiği görülmektedirs.46.

Nusret Tura'nın tasavvufî öğretileri ve yazıları, döneminde bazı zorluklarla karşılaşmıştır. Gazete yönetimi tarafından "laikliğe aykırı" bulunarak yayımlanması engellenmeye çalışılmış, ancak Ulunay Bey'in çabalarıyla okuyucu mektubu gibi sunularak veya başka gazetelerde yayımlanarak okuyucuya ulaşmıştırs.191. Bu yazılar daha sonra "Aşk Yolu" adıyla kitap haline getirilmiştirs.191.

Mektuplarında, tasavvufî konulara değinmiş, "insanların kimisi varı yok görürler, kimisi de yoku var görürler. Siz bunlardan hangisindensiniz?" gibi sorularla muhataplarını düşünmeye sevk etmiştirs.46. Ayrıca, "dervişliği küçük gören bir mektep müdîresine hatıra olsun diye" yazılar kaleme alarak tasavvufun önemini vurgulamıştırs.128. Mektuplarında "Nuru aynım" ifadesiyle velâyet nurunun kendisine geçtiğini belirtmiştirs.51.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 18, 42, 46, 51, 128, 190, 191

Terzibaba kimdir?

Necdet Ardıç, tasavvufî irfan geleneğini günümüze taşıyan, Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden biridir. Eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmış, özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla tanınmıştır. Terzibaba ekolü, sâlikin nefsinin hilâfetini Hakk'a teslim etmesi ve Hakk'tan başka kimse olmadığını idrak etmesi gibi temel tasavvufî prensipleri vurgularK1. Bu ekolde mîzân, kalbin Hakk ile halk arasındaki dengesi ve her amelde Hakk'ın hükmüne çekilme idrakidirK1. Ayrıca, halîfelik ve berzah gibi kavramlar da Terzibaba'nın öğretisinde önemli yer tutarK1.

Kaynaklar: K1, s. 1, 101

Ayrıntı

Necdet Ardıç, bilinen adıyla Terzibaba, günümüz Uşşâkî tarikatının önde gelen mürşidlerinden biridir (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Tasavvufî irfanı modern döneme aktarmadaki rolüyle öne çıkar. Eserleri ve sohbetleri aracılığıyla tasavvufun geniş kitlelere ulaşmasına vesile olmuştur. Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) adlı eseri ve Fusûsu'l-Hikem şerhi, onun tasavvufî düşüncesinin temelini oluşturur (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Terzibaba ekolünde, tasavvufî kavramlar derinlemesine işlenir. Örneğin, halîfe kavramı, sâlikin nefsinin hilâfetini Hakk'a teslim etmesi ve Hakk'tan başka kimse olmadığını ayân etmesi olarak açıklanır. Bu anlayış, Âdemiyye Fassı'nın menşei olarak kabul edilirK1. Halîfe, Hakk'ın zuhuruna ayna olan bir mahaldir ve kendi başına müstakil bir vücut sahibi değildirK1.

Mîzân kavramı ise Terzibaba öğretisinde üç mertebede tezahür eder: zâhirî mîzân (kıyâmet günü amellerin tartılması), bâtınî mîzân (kalbin Hakk ile halk arasındaki dengesi) ve mârifet mîzânı (Hakk'ın kendisinin her şeyi tutan ve dengeleyen 'el-Adl' tezahürü). Sâlik için mîzân, her amelinde ve her hâlinde kendisini Hakk'ın hükmü mîzânına çekme idrakidirK1. Şuaybiyye Fassı'nın 'tahavvül' hikmeti mîzân kavramına bağlıdır; mîzân kalbin tahavvül ettikçe yeniden kurulan dengenin adıdırK1. Ayrıca, berzah kavramı da Terzibaba ekolünde önemli bir yer tutar. Berzah, iki âlem arasındaki mertebe-i vâsıta olup, âlem-i misâl ve âlem-i hayâl gibi ruhânî mertebeler kuşağını ifade eder. İdrîsiyye Fassı bu kavramın menşeidirK1. Terzibaba'nın ekolünden gelen müellifler arasında Terzi Oğlu Cem Cemâlî ve Abdürrezzak Tek gibi isimler de bulunmaktadır (Terzi Oğlu Cem Cemâlî Wiki, Abdürrezzak Tek Wiki).

Kaynaklar: K1, s. 1, 101, 103

Kitaptaki mektuplar nasıl bir yolculuğu anlatıyor?

"Mektuplarda Yolculuk" adlı eser, M. Nusret Tura'nın müritlerine gönderdiği mektuplar aracılığıyla sâlikin manevî yolculuğunu, yani seyr-i sülûkunu anlatır. Bu mektuplar, tasavvufî terbiyenin bir aracı olarak, Hak'tan gelen ilâhî tasarrufu (vehbî yön), sâlikin amelî gayretini (kesbî yön) ve mürşidin rehberliğini (vesîle yön) birleştirerek manevî bir ilerleyişi teşvik ederK2. Eser, mektupların sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda yazanın hüviyetini ve gönlündeki hakikatleri aşikâr eden birer ayna olduğunu vurgulars.84. Bu yolculuk, sâlikin nefsinden Hak'a yönelişini ve mârifet kademelerinde ilerleyişini kapsayan seyr-i sülûkun farklı mertebelerini işaret ederK1.

Kaynaklar: K2 · Mektuplarda Yolculuk — s. 84 · K1, s. 265

Ayrıntı

"Mektuplarda Yolculuk" kitabı, M. Nusret Tura'nın müritlerine, özellikle Necdet Ardıç ve Sabri Nebioğlu'na yazdığı mektuplardan oluşurs.7, s.196. Bu mektuplar, tasavvufî bir rehberlik ve terbiye aracı olarak işlev görür. Mektuplar, sâlikin manevî yolculuğunda karşılaştığı durumları, ilerleyişini ve mürşidin ona olan yönlendirmelerini içerir.

Kitaptaki mektuplar, tasavvuftaki seyr-i sülûk kavramının bir tezahürüdür. Seyr-i sülûk, sâlikin başlangıçtan vâsıllığa kadar geçtiği manevî yolun bütünüdürK1. Bu yolculuk, Hak'tan gelen ilâhî tasarruf (vehbî yön), sâlikin kendi gayreti (kesbî yön) ve mürşidin terbiyesi (vesîle yön) olmak üzere üç boyutta gerçekleşirK2. Mektuplar, bu üç boyutun birleşimiyle sâlikin manevî gelişimine katkıda bulunur.

Mektuplar, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda yazanın gönlündeki hakikatleri ve manevî hâlini yansıtan birer "hüviyet"tirs.84. M. Nusret Tura, mektuplar aracılığıyla müritlerinin gönül âlemlerine nüfuz ederek, onları İlâhî âlemle birleştirmeye, yani bir nevi "Cebrâillik yapmaya" çalışırs.174. Bu, risâletin tasavvufî anlamda bir tezahürüdür; Hak'ın kâinata mesaj iletme kanalı olma makamına benzer bir işlev görürK1.

Kitapta yer alan mektuplar, sâlikin "Allah'a sefer" (seyr ilallâh) ve "Allah'ta sefer" (seyr fillâh) gibi seyr-i sülûk mertebelerinde ilerlemesine yardımcı olur. Mürşidin mektupları, sâlikin nefsinden, dünyadan ve mâsivâdan Hak'a yönelmesini teşvik ederken, aynı zamanda mârifet kademelerinde ilerlemesi için rehberlik ederK1. Bu yolculukta niyet, her amelin ruhu ve özü olarak sâlikin mânevî adımlarının temelini oluşturur (Niyet, Wiki). Mektuplar, bu niyetin sürekli canlı tutulmasına ve manevî gayretin devamına vesile olur.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 7, 84, 174, 196 · K1, s. 191, 265 · K2

Tevhid ehli olmak ne demektir?

Tevhid ehli olmak, Allah'ın birliğini sadece dilde değil, kalpte ve tüm varoluşta idrak ederek, her şeyde Hakk'ın tecellisini müşâhede eden, bu idrakle yaşayan ve amel eden kişidir. Bu mertebeye ulaşan sâlik, Hak'tan başka hiçbir varlık iddiası görmez, mâsivâdan kalbini temizler ve gönlünü Hak ile doldurur. Tevhid ehli, Cenâb-ı Hakk'ın sıfatlarını ve eserlerini kâinatta seyran eden, O'nun ef'âlini işleyen ve bu idrakle Hakk'a hamd eden kimsedirs.57, s.195. Bu, tasavvufun nihai hedefi olup, Hakikat ehli olmanın en zor ve en yüksek mertebesidirs.194.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 57, 194, 195

Ayrıntı

Tevhid ehli, Allah'ın birliğini kabul etme ilkesi olan tevhidivikipedi en derin mertebede yaşayan kişidir. Bu, sadece "Lâ ilâhe illâllâh" demekten ibaret değildir; zira Kelime-i Tevhîd'in yedi katmanı vardır ve tevhid ehli bu katmanların en yükseklerine ulaşmış olandırK1. Tevhid ehli, her şeyde Hakk'ın tecellisini görür; atamdan güneşe, katreden deryaya kadar bütün mevcudatın kendi ışığı ve istidadı nispetinde Hakk'ı tecelli ettirdiğini idrak eders.57. Kâinatı sonsuz bir okyanusun yakamozu gibi seyran eden, seyran edenin Hakk'ın zâtı, seyran edilenin ise sıfatları ve âsârı olduğunu bilirs.57.

Bu idrak, sâlikin tevhid kılıcı ile önüne geleni devirmesi, yani Hak'tan başka bütün varlık iddialarını nefyetmesiyle mümkündürs.113. Tevhid ehli, mâsivâdan kalbi temizleyip gönlünü nur-u Muhammedî ile aydınlatırs.113. Bu mertebede, bir kimsenin kaza kurşunu ile ölmesini tabanca sahibinden bilmek, tasavvuf ehli nazarında cehlin en koyu mertebesidir; zira o elin Hakk'ın tasarrufunda olduğunu bilen kişi, cahil de olsa âlimlerin çoğundan üstün mevkidedirs.25. Tevhid ehli olmak, Hakk'ın yanında yaşamakla eşdeğerdir ve irfan ehlinin yanında yaşamak kadar güzeldirs.195. Bu makam, gönlün tevhid ve salih amellerle süslenmesini gerektirirs.199. Gönül gaflet uykusunda iken ağzın "Ya Hû!" demesi yeterli değildir; gönlün de ağzın söylediğini söylemesi istenirs.139. Bu, hamdin mârifet kademesine ulaşmak demektir; yani sâlikin hamdin Hak tarafından kendi aracılığıyla yapıldığını idrak etmesidirK1.

Kaynaklar: Vikipedi: Tevhid · K1, s. 27, 146 · Mektuplarda Yolculuk — s. 25, 57, 113, 139, 195, 199

Eserde geçen sohbetlerin önemi nedir?

M. Nusret Tura'nın eserlerinde sohbet, sâlikin mânevî gelişiminde merkezi bir öneme sahiptir; kâmil bir insanın müridine yaptığı manevî yoldaşlık, eğitim ve hâl aktarımı olarak tanımlanırK1. Bu sohbetler, kişinin dînî kimliğini şekillendirici bir etkiye sahip olupK1, kalpten kalbe feyiz aktarımıylaK1 sâlikin hakikati idrak etmesine ve mânevî sorumluluklarını yerine getirmesine yardımcı olur (Emânet Âyeti). Tura'nın kendi mektuplarında ve kayıtlarında da sohbetlerin özel bir yer tuttuğu görülür; zira bu sohbetler, "gönül kapılarının açılmasına yarayan" ve "meydanın sâlike ait olduğu" vuslat anları olarak nitelendirilirs.130.

Kaynaklar: K1, s. 29 · Mektuplarda Yolculuk — s. 130

Ayrıntı

M. Nusret Tura'nın eserlerinde sohbet, tasavvufî eğitimin temel taşlarından biridir ve sıradan bir konuşmanın ötesinde, kalpten kalbe feyiz aktarımı sağlayan derin bir mânevî etkileşimdirK1. Bu, mürşidin müridine yaptığı "manevî yoldaşlık" ve "hâl aktarımı" olarak işlev görürK1. Sohbetin bu denli önemli olmasının nedenleri arasında, kişinin dînî kimliğini şekillendirici gücü bulunmasıK1 ve sâlikin kendi hakikatini idrak etmesi yolunda bir mihenk taşı olması zikredilir (Emânet Âyeti).

Eserde, sohbetin sâlikteki işleyişi dört eksende ele alınabilirK2:

  1. Niyet boyutunda: Sâlik, sohbet vasıtasıyla kalbini Hak'a yöneltir; tıpkı tevbe kavramında kalbin günahtan dönüp Allah'a yönelmesi gibiK2. Sohbet, kalpte mânevî tohumların ekilmesine vesile olur.
  2. Fiil boyutunda: Sohbet, sâlikin uzuvlarına intikal eden amellere dönüşür. Bu, farzların yanı sıra zikir, hizmet gibi vesilelerle tezahür ederK2. Sohbet ehliyle oturmak, "Allah'ın meclisinde" bulunmak anlamına gelirs.24.
  3. Hâl boyutunda: Sürekli sohbet, sâlikin kalbinde sekîne, ünsiyyet ve muhabbet gibi hâllerin zuhur etmesine yol açarK2. Kâmil bir insanın sohbeti, "Peygamber efendimizin şefâatı gibidir" ve insanda "anlama kabiliyeti Hakk'ın hidâyeti gibidir"s.134. Bu hâller, kişinin içindeki "asıl benliğiyle temasa geçmesini" sağlars.20.
  4. Ma'rifet boyutunda: Sohbet, sâlikin bilgi ve idrâkinin gelişmesine katkıda bulunurK2. İnsan, sohbetler aracılığıyla "eşyanın hakikatini görme" kabiliyetini kazanırs.25, s.134. Bu sayede "kâinat sahnesinde tam ve kâmil bir insan rolünde oynamağa" çalışırs.28.

M. Nusret Tura'nın kendi eserlerinde de sohbetlerin özel bir yeri vardır; yazarın mektuplarında birçok sohbetin yer aldığı belirtilirs.4, s.19. Bu sohbetler, "gönül kapılarının açılmasına yarayan" ve "sohbet-i cânân" olarak nitelendirilen değerli anlardırs.130. Ancak cahillerle sohbet etmekten kaçınılması gerektiği de vurgulanır, zira bu durum "hamlaşmaya" yol açabilirs.38.

Kaynaklar: K1, s. 29 · K2 · Mektuplarda Yolculuk — s. 4, 19, 20, 24, 25, 28, 38, 130, 134

Bu kitap tasavvufa yeni başlayanlar için mi?

Verilen kaynaklara göre, M. Nusret Tura'nın "Mektuplarda Yolculuk" adlı eseri, tasavvufa yeni başlayanlar için değil, daha ziyade tasavvufî derinliği ve irfanî hakikatleri idrak edebilecek, sabır ve gayret sahibi, ince bir zekâya sahip muhataplara hitap eden bir kitaptır. Eserin içeriği, tasavvufî hakikatlerin zorluğunu ve bu yolda ilerlemenin gerektirdiği vasıfları vurgulamakta, hatta "Hakikat ehli bulmak oldukça zordur"s.194 ifadesiyle bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Kitap, "insanın gönül kitabı"nı okuyabilme, kâinatın aşk nizamını idrak edebilme gibi derin konuları ele alarak, tasavvufî yolculukta belirli bir seviyeye ulaşmış kişilere yönelik olduğunu düşündürmektedir.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 194

Ayrıntı

"Mektuplarda Yolculuk" adlı eser, tasavvufî bilginin ve irfanın ancak belirli bir olgunluğa erişmiş kişiler tarafından anlaşılabileceği fikrini taşır. Yazar, "Câhil kimseye yüksek bir kitap değil, alfabe bile bir ma’nâ ifade etmez"s.24 diyerek, tasavvufî hakikatleri idrak etmenin ön koşulunun belli bir bilgi ve idrak seviyesi olduğunu belirtir. Kitap, "kâinatın aşk nizamını, kanunlarını, usullerini nasıl okur da vukuf peyda eder?"s.24 sorusuyla, bu nizamı okuyabilmenin sıradan bir okuma olmadığını, derin bir anlayış gerektirdiğini ima eder.

Eser, tasavvufî eğitimin "çok meşakkatlı çok sabır, gayret ve ince bir zekâ gerektirdiğini"s.194 vurgular. Bu ifade, tasavvufa yeni başlayanların karşılaşabileceği zorlukları ve bu yolun gerektirdiği özel nitelikleri açıkça ortaya koyar. "Tarikat ehli bulmak kolaydır. Hakikat ehli bulmaksa oldukça zordur"s.194 tespiti, kitabın hitap ettiği kitlenin "hakikat ehli" seviyesine yakın veya bu yolda ilerlemiş kişiler olduğunu gösterir. Ayrıca, "sağırlara lâf anlatmak güçtür"s.31 benzetmesiyle, tasavvufî ilmi anlamaya istekli ve ehil bir muhatap kitlesinin önemine dikkat çekilir. Kitabın "insanın gönül kitabı"nı okuma ve "hikmet sahifelerini" idrak etme gibi konulara odaklanmasıs.25, tasavvufî yolculukta belirli bir derinliğe ulaşmış okuyuculara hitap ettiğini pekiştirmektedir.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 24, 25, 31, 194

Kitabın amacı nedir?

M. Nusret Tura'nın "Mektuplarda Yolculuk" adlı kitabının temel amacı, büyüklerden kalan bilgileri sonraki nesillere sağlıklı bir şekilde aktarmak ve okuyucuların akıl ve idraklerini açmaktır. Kitap, yazarın cedlerinden gelen bilgileri derleyerek ve kendi birikimlerini ekleyerek oluşturulmuş olup, tasavvufî hakikatlerin anlaşılmasına vesile olmayı hedefler. Özellikle Terzi Baba'dan kalan bilgilerin derlenmesiyle ortaya çıkan bu eser, okuyucuların gönül âlemindeki batın makamlarını keşfetmelerine ve hikmet kitabını okumalarına yardımcı olmayı amaçlars.1, s.195.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 1, 195

Ayrıntı

Kitabın amacı, tasavvufî bilginin nesilden nesile aktarılması ve okuyucuların manevi gelişimine katkıda bulunmaktır. Yazar, bu eseri "büyüklerimizden kalan bize ait bilgilerimizin bizden sonraki nesillere sağlıklı olarak aktarılması gayesi ile hazırlanmaya başlanmıştır" ifadeleriyle açıkça belirtirs.1. Bu aktarım süreci, Terzi Baba'dan kalan bilgilerin araştırılması ve derlenmesiyle başlamıştır. Kitabın tamamlanmasıyla birlikte yazar, "vakit bulup okuyan kardeşlerimizin akıl ve idraklerinin biraz daha açılmasına sebeb olabilirsek ne mutlu bizlere demektir" diyerek okuyucuların idrak seviyesini yükseltme hedefini vurgulars.195.

Kitabın bir diğer önemli amacı, okuyucuyu "kendi gönül kitabını" okumaya teşvik etmektir. Yazar, "En büyük kitap insanın gönül kitabıdır" diyerek, insanların masiva denilen dünya meşgalelerine kapılarak bu gönül kitabını okuyamadıklarını belirtirs.25. Bu eser, okuyucuların kâinatın hikmet sahifelerini ve kendi içlerindeki manevi makamları okuyabilmelerine bir vesile olmayı amaçlar. Kitap ve benzeri eserlerin okunmasıyla "değişik makamları ortaya çıktığından o mertebeden hatırlama ve merasim olmaktadır" ifadesi, kitabın manevi bir uyanışa yol açma potansiyelini gösterirs.199. Bu süreçte, gönül âleminin nefs ve hallerden temizlenmesi gerektiği de vurgulanır. Sonuç olarak, kitap, ilahi lütuf ve kulun gayretinin birleşimiyle manevi ilerlemeyi sağlamayı hedeflers.195.

Kaynaklar: Mektuplarda Yolculuk — s. 1, 25, 195, 199