
Mübârek Geceler — Bitirme Tezi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Tezi Hazırlayan Fahreddin Avan
Anahtar Kelimeler
İlgili Konular
Sıkça Sorulan Sorular
“Mübârek Geceler” tezi ne anlatıyor?⌄
"Mübârek Geceler" başlıklı tez, İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan mübarek gün ve gecelerin nasıl anlaşıldığını, teşekkül ettiğini ve tarikatlar özelinde nasıl ihya edildiğini ele almaktadır. Tez, özellikle Mevlid, Regâib, Mi’râc, Berat ve Kadir geceleri gibi kandil gecelerinin tarihi süreçteki oluşumlarını, âlimler tarafından nasıl değerlendirildiğini ve Halvetî ile Mevlevî tarikatlarının bu geceleri ihya etme biçimlerini incelemektedirs.13, 44. Çalışma, bu gecelerin hakikatlerini günümüz irfan ehli Necdet Ardıç Efendi'nin "İslam'da Mübârek Geceler, Bayramlar ve Hakîkatleri" adlı eserinden faydalanarak tasavvuf nazariyesi çerçevesinde derinlemesine açıklamayı hedeflemektedirs.27, 44. Tezin temel amacı, bu gecelerin enfüsî manada kendi vücut iklimimize devşirilmesinin ehemmiyetini vurgulamaktırs.9.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 9, 13, 27, 44
›Ayrıntı
"Mübârek Geceler" tezi, İslamî kültürde önemli bir yer tutan mübarek gün ve gecelerin anlaşılması ve yaşanması üzerine odaklanmaktadırs.44. Tez, bu gecelerin tarihi süreçte nasıl oluştuğunu ve âlimler tarafından nasıl ele alındığını aktararak, özellikle tarikatların bu geceleri ihya etme biçimlerini incelemektedirs.13. Çalışma, bu bağlamda Halvetî ve Mevlevî tarikatlarının usûl ve ayinleri üzerinde yoğunlaşmaktadırs.13. Müslüman toplumunca kutsiyet atfedilen bu özel gün ve gecelere "kandil" isminin verilmesinin sebebinin, Osmanlı Padişahı II. Selim döneminde camilerin aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlanması olduğu belirtilmektedir. Bu geceler Mevlid, Regâib, Mi’râc, Berat ve Kadir geceleridirs.12.
Tezin önemli bir bölümü, bu gecelerin hakikatlerini günümüz irfan ehli Necdet Ardıç Efendi'nin "İslam’da Mübârek Geceler, Bayramlar ve Hakîkatleri" adlı kitabından faydalanarak açıklamaya ayrılmıştırs.27, 28. Bu açıklamalar, mübarek gecelerle bağlantılı ayet ve hadislerin işaret ettiği büyük hakikatleri ve bu gecelerin enfüsî manada kendi vücut iklimimize devşirilmesinin önemini vurgulamaktadırs.9. Örneğin, Berat gecesinin sair gecelerden farklı bir şekilde ihya edilmesi, daha fazla ibadet, taat ve zikirle iştigal edilmesi âdet haline gelmiştirs.10. Mi'râc gecesi ile Kadir gecesi arasındaki fark ise, Mi'râc'da kulun Rabb'ine yükselmesi, Kadir'de ise Rabbin kula ulaşması olarak açıklanmaktadır. Kadir gecesinin, Kur'ân'ın genel olarak dünya semasına ve özel olarak her bir gönül semasına inmesiyle bağlantılı olarak en büyük gece olduğu ifade edilmektedirs.11. Tez, bu derin hakikatlerin izahatlarıyla tamamlanmaktadırs.44.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 9, 10, 11, 12, 13, 27, 28, 44
Tezde adı geçen Terzibaba kimdir?⌄
Terzibaba, günümüz Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden Necdet Ardıç Efendi'dir. Tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan müstesna bir şahsiyet olup, eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmıştır. Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla tanınır. Halvetî Tarikatının Ahmediyye kolunun Uşşâkî şubesinin postnişini olan Terzibaba, mübârek gecelerin insan özüne dönüş yolunda nasıl izler taşıdığını aktaran bir kitaba da sahiptirs.2.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 2
›Ayrıntı
Terzibaba, tasavvufî irfan geleneğini günümüze taşıyan ve özellikle Halvetî Tarikatının Ahmediyye kolunun Uşşâkî şubesinin postnişini olan Necdet Ardıç Efendi'dirs.2. Kendisi, eserleri ve sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmış, modern dönemde bu geleneğin önemli temsilcilerinden biri olmuştur (Necdet Ardıç (Terzibaba) - Wiki). Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla tanınmaktadır (Necdet Ardıç (Terzibaba) - Wiki). Bir bitirme tezinde, mübârek gecelerin ihyâ edilmesi ve bu gecelerin insanın özüne dönmesi yolunda taşıdığı izlerin aktarılması konusunda Terzibaba'nın bu konudaki kitabından istifade edildiği belirtilmiştirs.2. Bu durum, Terzibaba'nın tasavvufî konulardaki derin bilgisini ve bu bilgiyi aktarma yeteneğini göstermektedir. Tarikatlar, Allah'a ulaşmanın sonsuz yolları olarak kabul edilir ve insanın kendi içini güzelleştirmesi, kötülüklerden arındırması ve doğru yolu bulması için gönül erenlerinin keşfettiği yöntemleri sunars.14. Terzibaba da bu gönül erenlerinden biri olarak, tasavvuf yolcusunun mânevî gelişimine rehberlik eden önemli bir mürşiddir.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 2, 14
Tarikatlarda mübarek geceleri ihya etmek ne demektir?⌄
Tarikatlarda mübarek geceleri ihya etmek, İslam geleneğinde kutsiyet atfedilen özel gün ve geceleri, tarikatların kendi usûl ve yöntemleriyle, ibadet, taat ve zikirle geçirmeyi ifade eder. Bu ihya biçimi, genellikle ayinler tertip ederek, zikir halkaları oluşturarak ve semâ meclisleri düzenleyerek gerçekleşirs.16, 44. Tarikatlar, müntesiplerini Hak'a ulaştırma gayesi güden sistemli yapılar olarak, bu gecelerin manevî derinliğini kendi uygulamalarıyla yaşatırlars.44. Osmanlı döneminden itibaren camilerde kandiller yakılarak kutlanan Mevlid, Regâib, Mi'râc, Berat ve Kadir geceleri gibi zamanlar, tasavvuf erbabı için Hak'kı anma ve manevî yükseliş vesilesidirs.12, 27.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 12, 16, 27, 44
›Ayrıntı
Tarikatlarda mübarek geceleri ihya etme, İslam medeniyetinde kutsal kabul edilen ve "kandil geceleri" olarak da bilinen özel zamanları, tasavvufî bir disiplin ve usûl içinde değerlendirmektirs.12. Bu geceler, Kur'ân-ı Kerîm'de işaret edilen veya Resûlullah (s.a.v) tarafından önemine dikkat çekilen zamanlardırs.2. Tarikatlar, bu geceleri ihya ederken, müntesiplerini manevî olarak terbiye etme ve Hak'a yaklaştırma amacını güderlers.44.
İhya biçimleri tarikatlara göre farklılık göstermekle birlikte, genel olarak ayinler ve zikir meclisleri ön plandadırs.16. Örneğin, Halvetî tarikatında Devrân zikri, Mevlevî tarikatında ise Mukâbele gibi özel uygulamalarla bu geceler idrak edilirs.27, 44. Sûfîler, öğle vaktinden sabahın ilk ışıklarına kadar zikir ve semâ meclislerinde bu geceleri ihya etmeyi âdet edinmişlerdirs.11. Bu uygulamalar, müslümanların daha fazla ibadet, taat ve zikirle meşgul olmalarını teşvik eders.8.
Mübarek gecelerin ihya edilmesi geleneği, Selçuklulardan bu yana Türklerde devam etmekte olup, bazı aşırı grupların bid'at iddialarına rağmen İslam toplumunda köklü bir yer edinmiştirs.2. Bu gecelerin manevî hakikatleri, irfân ehli tarafından derinlemesine idrak edilir ve sülûk ehli için önemli birer durak teşkil eders.27. Regâib gecesi gibi bazı mübarek gecelerin özel ibadet ve kutlamaları, IV. (X.) yüzyılda ortaya çıkmış ve Gazzâlî gibi âlimler tarafından da desteklenmiştirs.10. Tarikatlar, bu geceleri kendi usûllerince yaşatarak, tasavvufun sadıra hitap eden uygulamalarını sürdürürlers.44.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 2, 8, 10, 11, 12, 16, 27, 44
Halvetî Devrânı nedir?⌄
Halvetî Devrânı, Halvetî tarikatına özgü, ayakta dönerek icra edilen cehrî bir zikir şeklidir. Bu devran, sûfînin Allah'ı hatırlatan bir sesle vecd hâline gelmesiyle gayri ihtiyari olarak dönmeye başlamasıyla ortaya çıkabilir veya derviş cemaatinin topluca ayağa kalkıp dönmesiyle gerçekleşebilirs.17. Halvetî Devrânı, kâinatın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini (devr-i kâinat) temsil eden zikrî bir devran katmanıdırK1. Yahyâ Şirvânî döneminde şekillenmiş ve bazı ilavelerle günümüze ulaşmıştırs.14.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 14, 17 · K1, s. 224
›Ayrıntı
Devran kelimesi lugatte 'dönmek, devretmek, dolaşmak' anlamına gelirken, tasavvufta varlığın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini ve bazı tarikatlerin zikir esnasında halka olup dönmesini ifade ederK1. Halvetî Devrânı, bu ikinci anlamın bir tezahürüdür ve özellikle Halvetî-Uşşâkî geleneğinde uygulanan toplu zikir formudur (WIKI Kavram Sayfaları, "Devran"). Bu devranın temelinde, Allah'ı hatırlatan herhangi bir sesin sûfînin kalbinde vecd hâlini doğurmasıyla duygulanan ve coşan bir sûfînin gayri ihtiyari olarak yerinden fırlayıp dönmeye başlaması yatars.17. Bu duruma "devir, devrân, deverân, çarhetme, hareket, kıyam ve semâ’" gibi isimler verilmiştirs.17.
Halvetî Devrânı, bir sûfînin tek başına dönmesiyle gerçekleşebileceği gibi, derviş cemaatinin topluca ayağa kalkıp dönmesiyle de icra edilebilirs.17. Bu tür ayinler, "Devrânî" olarak isimlendirilen ayinler grubuna girer ve zikir halkası adı verilen, çember biçiminde tertip alan dervişlerin kıyam hâlinde adım atarak çemberi döndürmeleriyle yapılırs.17. Devran ayini genellikle Halvetî ve Mevlevî tarikatlarınca benimsenmiş olsa da, Mevlevîlik kendi kavramlarını ve usullerini özgünleştirdiği için devranî ayinler daha çok Halvetîlik ile özdeşleşmiştirs.17. Halvetî Tarikatı'nın pîri olan Ebu Abdullah Sirâcuddîn Ömer b. Eş-Şeyh Ekmelüddîn el-Geylânî el-Lâhicî el-Halvetî'nin (v. 800/1397) seyr-i sülûkta halveti seçmesi ve ömrünü halvet, uzlet ve ibadetle geçirmesi, tarikatın adını almasında etkili olmuşturs.14. Halvetî Devrânı, Yahyâ Şirvânî döneminde şekillenmiş ve zikir ile devran usulü bazı ilavelerle günümüze kadar gelmiştirs.14.
Kaynaklar: K1, s. 224 · Mübârek Geceler — s. 14, 17
Mevlevî Mukâbelesi nasıl bir ibadettir?⌄
Mevlevî Mukâbelesi, Mevlevî Tarikatı'na özgü, "Semâ'" adıyla bilinen ve resmî adı "Mukâbele-i Şerif" olan özel bir âyindir. Bu ibadet, Mevlevî tekkesinin Semâ'-hâne adı verilen bölümünde icra edilir ve Kuûdî, Kıyâmî ve Devrânî gibi diğer Sûfî âyinlerinden ayrı bir yere sahiptirs.20. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin pîri olduğu Mevlevîlik, kendi kavramlarını ve usûllerini oluşturarak bu âyini özgünleştirmiştirs.15, 17. Mukâbele, Halvetî Devrân zikri ile birlikte, tarikatların ihya gecelerinde Hakk'ı anma noktasında icra ettikleri âyin-i şeriflerden biridirs.44.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 15, 17, 20, 44
›Ayrıntı
Mevlevî Mukâbelesi, Mevlevî Tarikatı'nın kendine has bir ibadet şeklidir ve "Semâ'" olarak da anılır. Bu âyin, Mevlevî tekkelerinin Semâ'-hâne adı verilen özel mekânlarında gerçekleştirilirs.20. Mevlevîlik, başlangıçta diğer Anadolu tarikatları gibi adap ve erkânı tam olarak belirlenmemiş olsa da, zamanla kendi özgün usûl ve kavramlarını geliştirmiştirs.15, 17. Mukâbele, bu özgünleşmenin önemli bir parçasıdır.
Mukâbele, Halvetî tarikatının Devrân zikri gibi, tarikatların mübarek gecelerde Hakk'ı anmak için oluşturdukları zikir halkaları ve âyin-i şerifler arasında yer alırs.44. Bu âyin, sâliklerin seyr-i sülûklarında Hak ile olan ilişkilerini derinleştirmelerine vesile olan bir ibadet biçimidirs.27. Mukâbele sırasında, tennure gibi özel kıyafetler giyilir; bu kıyafetin giyilmesi dahi belirli bir adap ve erkân dahilindedir. Örneğin, tennureyi giyerken kıbleye karşı diz üstü oturulur ve Hz. Mevlânâ'nın ruhuna üç İhlas bir Fâtiha okunurs.20. Mevlevî Mukâbelesi, Meydancı dede tarafından şeyh postunun usûlünce kaldırılması veya katlanması ile sona erers.27. Mevlevîlerde şeyh imamet etmez; her tekkenin kendi imamı bulunurs.22. Bu ibadet, tasavvufî bir yolculukta zâhirî ibadetten bâtınî idrake, yani "tenzîh"ten "teşbîh"e doğru bir geçişi temsil eden bir ibadet anlayışının tezahürüdürs.36.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 15, 17, 20, 22, 27, 36, 44
Mi'râc Kandili'nin tasavvufî anlamı nedir?⌄
Mi'râc Kandili, tasavvufta Hz. Peygamber'in (s.a.v) Mescid-i Harâm'dan Mescid-i Aksâ'ya yaptığı İsrâ yolculuğu ve oradan semalara yükselerek Kâbe Kavseyni Ev Ednâ makamına ulaşmasıyla kemâle eren biricik gece yolculuğunun anıldığı mübarek bir zamandır. Bu hadise, lugatte "yukarı çıkma vasıtası, merdiven" anlamına gelen mi'râc kelimesiyle ifade edilirken, tasavvufî idrâkta sâlikin de "namaz mü'minin mi'râcıdır" hadisi şerifiyle işaret edilen manevî urûcunu, yani Hak'a yükselişini temsil eders.39. Mi'râc, Hz. Peygamber için zât âleminden sıfat âlemine bir çıkış ve tekrar zât âlemine dönüşü mümkün kılan bir seyru sülûk ikens.39, 10, sâlik için de kalbin Hak'ın huzuruna ulaşmasıyla tahkik edilen bir makamdırK1.
Kaynaklar: K1-276, Mübârek Geceler, s. 39 · Mübârek Geceler — s. 10, 39 · K1, s. 276
›Ayrıntı
Mi'râc Kandili, tasavvufî açıdan iki ana boyutta ele alınır. Birincisi, Mi'râc-ı Nebevî olarak adlandırılan, Hz. Peygamber'e mahsus olan ve hem beden hem ruhla gerçekleşen eşsiz bir yükseliştirK1. Bu yolculuk, Mescid-i Harâm'dan başlayıp Mescid-i Aksâ'ya (İsrâ) ve oradan da semalara, Sidretü'l-Müntehâ'ya ve nihayetinde Kâbe Kavseyni Ev Ednâ mertebesine ulaşmayı ifade eders.7. Bu, Cenâb-ı Hakk'ın sıfat mertebesinin ifadesi olan Beytü'l-Makdis'ten, zât âleminin dışına çıkılarak tekrar zât âlemine dönüşü sağlayan bir seyru sülûkturs.10. Hz. Peygamber'in bu mi'râcı, düşüncelerin fevkinde, beşer aklı ile idrâk edilemeyen bir hâdisedir ve Allah'ın her türlü noksanlıktan tenzih edildiği "Sübhân" isminin tecellîsidirs.39.
İkincisi ise, Mi'râc-ı Sâlik veya "küçük mi'râc" olarak adlandırılan, mü'minlerin kendi manevî yolculuklarında yaşadıkları yükselişlerdirK1. "Namaz mü'minin mi'râcıdır" hadis-i şerifis.39, sâlikin namaz, zikir ve halvet gibi ibadetlerle kalbinin Hak'ın huzuruna ulaşmasını, yani manevî bir urûc yaşamasını ifade eder. Bu, Hz. Peygamber'in mi'râcının ümmetine bir nasibi olarak görülürs.39. Mi'râc, bir gecede değil, seyru sülûk ile uzun bir sürede meydana gelen bir hâl olup, bir geceye hasredilmesi toplu olarak anlatılması icabıdırs.39. Mi'râc gecesi, kulun Rabb'ine yükseldiği bir zaman dilimiyken, Kadir gecesi Rabbin kula ulaştığı bir zamandır; Mi'râc gecesi olmadan Kadir gecesi olamazs.41. Bu mübarek gece, tasavvufta sâlikin kendi iç âleminde Hak'a doğru yaptığı yolculuğun ve manevî yükselişin sembolüdür.
Kaynaklar: K1, s. 276 · K1-276, Mübârek Geceler, s. 7, 39 · Mübârek Geceler — s. 10, 39, 41
Bu tez sadece tasavvufla ilgilenenler için mi?⌄
Hayır, verilen kaynaklara göre bu tez sadece tasavvufla ilgilenenler için değildir; tasavvufun kurumlaşmış hâli olan tarikatları, özellikle Halvetîliği ve Mevlevîliği tanıtmayı amaçlamaktadırs.13. Tez, mübârek gün ve gecelerin tarikatlardaki icra biçimlerine odaklanarak, tasavvufun uygulamaya çevrilmiş hâli olan tarikatların genel okuyucuya hitap eden yönlerini ele almaktadırs.13, 44. Bu bağlamda, tasavvufun sadıra hitap eden uygulamalarının tarikat erbabından zuhur ettiğini belirtmesi, konunun geniş bir kitleye hitap ettiğini göstermektedirs.44.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 13, 44
›Ayrıntı
Verilen kaynaklar incelendiğinde, "Mübârek Geceler" başlıklı bitirme tezinin sadece tasavvuf ehli için değil, tasavvufun kurumsal yapısı olan tarikatları ve onların uygulamalarını merak eden geniş bir okuyucu kitlesine hitap ettiği anlaşılmaktadır. Tez, tasavvufun sistemli bir şekilde müntesiplerini Hakk'a ulaştırma gayesi güden kurumu olarak tanımladığı tarikatları ele almaktadırs.44. Özellikle Halvetîlik ve Mevlevîlik gibi tarikatların tanıtılması, konunun genel bir çerçevede sunulduğunu göstermektedirs.13.
Tez, mübârek gün ve gecelerin tarikatlardaki icra biçimlerine değinerek, tasavvuf yaşantısının uygulamaya çevrilmiş hâli olan tarikatların pratik yönlerini ortaya koymaktadırs.3, 13. Bu durum, tasavvufun teorik boyutundan ziyade, günlük hayattaki tezahürlerine odaklanıldığını işaret eder. Ayrıca, mevlid törenlerinin başlamasında tasavvuf ehlinin öncü rolü olduğunun belirtilmesis.4, bu tür uygulamaların tarihsel ve kültürel önemini vurgulayarak tasavvuf dışındaki okuyucuların da ilgisini çekebilir. Tezde yer alan "sadıra hitap eden tasavvufun bu uygulamaları" ifadesis.44, konunun sadece uzmanlara değil, kalbe ve duygulara hitap eden yönleriyle geniş kitlelere ulaştığını ima etmektedir.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 3, 4, 13, 44
Kadir Gecesi'nin insanın iç dünyasındaki karşılığı nedir?⌄
Kadir Gecesi'nin insanın iç dünyasındaki karşılığı, sâlikin mânevî bir yükselişle ilâhî hakikatlere vâsıl olduğu, kalbine ilâhî nurların indiği ve Kur'ân-ı Kerîm'in mânâlarının idrâk edildiği bir mükâşefe ve idrâk anıdır. Bu gece, tıpkı Kur'ân'ın Levh-i Mahfûz'dan Beytü'l-Mamûr'a, oradan da Beytü'l-Harâm'a indirilmeye başlaması gibis.37, sâlikin iç âleminde de ilâhî kelâmın ve hakikatlerin tecellî etmeye başladığı bir "iç kıyâmet" ve "mükâşefe-i sır" hâlidir. Bu durum, sâlikin tezkiyeyi kemâle erdirmesiyle Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâklere, yani mükâşefeye işaret ederK1.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 37 · K1, s. 50
›Ayrıntı
Kadir Gecesi'nin insanın iç dünyasındaki karşılığı, tasavvufî bir bakış açısıyla, sâlikin mânevî yolculuğunda ulaştığı derin bir idrâk ve tecellî hâlini ifade eder. Bu gece, Kur'ân-ı Kerîm'in ezelden beri Ümmü'l Kitap'ta mevcut olup, takdir edilen bir zamanda Levh-i Mahfûz'a, oradan Berat gecesinde Beytü'l-Mamûr'a ve Kadir Gecesi'nde de Beytü'l-Harâm'a indirilmeye başlanması gibis.37, insanın iç âleminde de ilâhî hakikatlerin katman katman açılmasını simgeler.
Bu açılım, sâlikin kalbine inen doğrudan idrâklar, yani mükâşefe ile ilişkilidir. Mükâşefe, "perde açılması, gizliliğin kalkması" anlamına gelir ve sâlikin gayb âleminden veya Hak'tan kalbine inen doğrudan idrâklere verilen isimdirK1. Kadir Gecesi'nin içsel karşılığı, özellikle mükâşefenin ikinci türü olan mânevî mükâşefe ile örtüşür. Bu türde, sâlik bir hakikati "kalbine inmiş" gibi anlar; ne bir kitap okur ne de bir kimse söyler, ancak hakikati bilir. Bu, ilm-i ledünnînin mahallidirK1. Kadir Gecesi'nde Kur'ân'ın mânâlarının idrâk edilmesi de bu mânevî mükâşefe ile gerçekleşir.
Ayrıca, bu gece sâlikin kendi sırrını açtığı, ezelî hakikatini, Hak'la ilişkisinin ezelî mahiyetini idrâk ettiği mükâşefe-i sır ile de bağlantılıdırK1. Bu durum, sâlikin nefsinin ölmesi, vücud iddiâsının çözülmesi ve hesâbının kalbinde verilmesi gibi "iç kıyâmet" hâllerini (kıyâmet-i nefsî) deneyimlemesiyle de paraleldir. Hadîs-i şerîfteki "ölmeden önce ölünüz" (Aclûnî) ifadesi, bu içsel dönüşümün ve hakikatlere vâsıl olmanın önemini vurgularK1. Kadir Gecesi, sâlik için bu türden bir içsel diriliş ve ilâhî kelâmın kalbinde tecellî etmeye başladığı bir başlangıç noktasıdır.
Kaynaklar: Mübârek Geceler — s. 37 · K1, s. 43, 50