İçeriğe atla
Kehf 81Cüz 16 · Sayfa 302

Kehf Sûresi 81. Âyet

الكهف

Sohbete sor

Feeradnâ en yubdilehumâ rabbuhumâ ḣayran minhu zekâten veakrabe ruhmâ(n)

"Böylece, Rablerinin onlara, bu çocuğun yerine daha hayırlı ve daha merhametli bir çocuk vermesini diledik."

Kehf-Mağara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Cenâb-ı Hakk’ın vereceği bu çocuk ebeveynine rahmet olacak. Bu çocukta bizim veled-i kalbimiz fakat biz asi olan çocuğu öldürmeden bu gönül evlâdı doğamıyor çünkü yeri hazırlanmamış oluyor. Asi olan çocuk ortada olduğu müddetçe yeni bir çalışma yapma imkânımız olmuyor çünkü evlâtlık görevini o yapıyor yani nefsimizdeki emmâre, levvâme, mülhime mertebeleridir.

Bu veled-i kalb bizim mukaddes varlığımızda Aklı küll ve Nefsi küll’ün istikametinde hayat yaşamaya hazırlamakta yani bu bedeni o yöne doğru yönlendirmekte, bunlarla sâlih evlat olmaktadır. Sâlih çocukta kurgusu Hak’tan fiili kuldan olan sâlih amel gibi Hak’tan aldığı şeyleri işlemektedir diğer çocuk gibi nefsinden aldıklarını değil. Seyri sülûk yolunda yapılan ilk işlemler bunlardır, kişinin aşama kaydetmesi için bazı şeylerin öldürülmesi gerekiyor, ki İsmâîl (a.s.) ın kûrb’ân edilmesi hadisesi ile de buna işaret edilmektedir ayrıca, şöyle ki; Ne zaman ki biz veled-i kalb ortaya getireceğiz İbrâhîm’in İsmâîl ile Kâbe’yi tamir etme hadisesi bizde zuhura gelecek ve biz asi olan evlâdı öldürdükten sonra Cenâb-ı Hakk’ın verdiği yeni bir evlât ile Kâbe’yi yükseltmeye başlıyoruz, gönül Kâbesi’ni, Hakk’ın nazargâhını.

وَأَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِي الْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَالِحاً فَأَرَادَ رَبُّكَ أَنْ يَبْلُغَا أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ أَمْرِي ذَلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِع عَّلَيْهِ صَبْراً

82-) Ve emmel cidaru fekâne li ğulameyni yetiymeyni fiyl mediyneti ve kâne tahtehu kenzün lehüma ve kâne ebuhüma saliha feerade Rabbüke en yeblüğa eşüddehüma ve yestahrica kenzehüma rahmeten min Rabbik ve ma fealtühu an emriy zâlike te'vilü ma lem testı' aleyhi sabra;

* “Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında