İçeriğe atla
Ahzâb 1Cüz 21 · Sayfa 418

Ahzâb Sûresi 1. Âyet

الأحزاب

Sohbete sor

Yâ eyyuhâ-nnebiyyu-tteki(A)llâhe velâ tuti'i-lkâfirîne velmunâfikîn(e)(k) inna(A)llâhe kâne ‘alîmen hakîmâ(n)

Ey Peygamber! Allah'a karşı gelmekten sakın. Kafirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ahzâb Sûresi

“Yâ eyyuhâ-nnebiyyu-tteki(A)llâhe velâ tuti’i-lkâfirîne velmunâfikîn(e) inna(A)llâhe kâne alîmen hakîmâ(n)” Ey Peygamber! Allah’a karşı gelmekten sakın. Kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (33/1)


Burada Efendimiz (s.a.v.) Allah’a itaat et, münafık ve kafirlere itaat etme derken aslında Efendimiz (s.a.v.) zaten Uluhiyet, ilâhlık hakikatlerinde başkasına itaat etmez. O zaman bu uyarı bizleri ümmetine olmaktadır.

“İttika malı elden değil, gönülden çıkarmak” demişlerdir.

Şerit mertebesinin ittikası ibadetleri yapmak, emirlere itaat etmek ve günaha düşmekten sakınmaktır.

Tarikat mertebesinin ittikası Allah muhabbetinden geriye düşmekten, zikir ve sohbetten geriye kalmaktan sakınmaktır.

Hakikat mertebesinin ittikası Hakk’tan gayrisini gönülden çıkarıp gaflete düşmekten sakınmaktır.

Marifet mertebesinin Hakk’tan gayrisinin gönülden çıkardıktan sonra bir an olsun gaflete düşmekten sakınmaktır.

Kafir ve münafıklara itaat edilmemesi ise, Hakk’ı kendi varlığında örtüp gizlemek kafirliğe itaattır. Gönülde ise nifak (ara açıklığı, anlaşmazlık, geçimsizlik.) olması münafıklık alameti ve itaatır.

Allah, Uluhiyet-İlâhlık hikmet-i yani ilm-i ledün mertebesini hakkıyla bilen ve yerine getirendir. (Murat Derûni)