Ve kâle-lleżîne keferû lilleżîne âmenû lev kâne ḣayran mâ sebekûnâ ileyh(i)(c) ve-iż lem yehtedû bihi feseyekûlûne hâżâ ifkun kadîm(un)
İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.
Ahkâf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet inkârcıların Kur'ân karşısında ki tutumlarından bahsetmektedir. İnkârda ısrar eden Arap müşriklerinin, servet ve saltanatlarına güvenerek Allah’tan gelecek her iyi ve güzel şeyin öncelikle kendilerine gelmesi gerektiği konusundaki değerlendirmelerinin yanlış olduğundan bahsedilirken aynı zamanda şu gerçek dile getirilmektedir. İnsanların Allah katındaki değerlerinin servet ve saltanata değil, îmana, ahlâka ve iyiliklere bağlı olduğu anlatılmak-tadır.