Ve yevme yu'radu-lleżîne keferû ‘alâ-nnâri eleyse hâżâ bilhakk(i)(s) kâlû belâ verabbinâ(c) kâle feżûkû-l'ażâbe bimâ kuntum tekfurûn(e)
İnkar edenlere ateşe sunuldukları gün, "Bu gerçek değil miymiş?" denir. Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş" derler. Allah, "Öyle ise inkar etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!" der.
Ahkâf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bu âyeti Zümer Sûresi 71.âyetin devamı niteliğinde de düşünebiliriz. “Gerçekleri inkâr etmiş olanlar gruplar halinde cehenneme sevk edilecek; nihayet oraya vardıklarında cehennemin kapıları açılacak; bekçileri onlara, ‘İçinizden, size Rabb’inizin âyetlerini okuyup duyuran ve böyle bir günle karşılaşacağınızı bildirerek sizi uyaran bir elçi gelmedi mi?’ diye soracak; onlar da ‘Evet geldi’ diyecekler. Ama inkârcılar için artık azap hükmü kesinleşmiştir.”
İnkâr edenler ateşle karşılaşacakları günde apaçık gerçekle yüzleşecekler ve kendilerine şu hitap gelecek:
"Bu gerçek değil miymiş?" İş işten geçtikten sonra gerçeği anlayınca "Evet, ‘Rabb’imiz hakkı için öyle’ diyecekler.
Onların, dünyada iken inkâr ettiklerini itiraf etmeleri için Allah o gün kendilerine bunları soracaktır. Çünkü onlar dünyada iken peygamberleri ve âyetleri inkâr ediyorlar, ölümden sonra dirilmeye ve Allah’ın azabına da inanmıyorlardı. Cehenneme atıldıklarında da onlara şöyle denilecek: Dünyada iken uyarıldığınız akıbet işte budur, gerçek değil miymiş? Onlar da itiraf edip “Rabb’imiz hakkı için öyle” diyecekler. Bunun üzerine kendilerine, dünyada iken inkâr etmiş olmanız sebebiyle şimdi çekin bu azabı! Denilecek. En doğrusunu Allah bilir.