Eni-ġdû ‘alâ harśikum in kuntum sârimîn(e)
(21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, "Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin" diye seslendiler.
Kalem Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Haydin, kesecekseniz ürününüz üzerine erkence koşun, dediler. Bunda iki hata ediyorlardı. Birisi o bağı yalnız kendileri yetiştirmiş, sade onların ekimi, kültürü imiş gibi,
حَرْثِكُمْ
“ürününüz” diyorlar, sonra da
اِلٰى حَرْثِكُمْ
“ürününüze” demiyorlar da
عَلٰى حَرْثِكُمْ
“ürününüz üzerine” diyorlar. Onu ekin biçer gibi kesip bitirmek niyetiyle, düşmanın üzerine saldırır gibi kıymak kararıyla aleyhine yürüyorlar, çünkü ondan kimseye bir şey bırakmak istemiyorlar, son derece hırslı hareket ediyorlar. Onun için
فَانْطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
hemen fırladılar, giderken gizlli gizli birbirilerine mızıldaşıyorlardı.