İçeriğe atla

el-Müteâlî

el-Müteâlî (Muteali) (Yüceler yücesi). Üç kaynak el-Müteâlî'yi tek bir hükümde toplar — gerçi bu isim asıl olarak Füsûs derslerinde işlenir. el-Müteâlî, Hakk'ın yüceler yücesi oluşunu iki yücelikle açar: bir "mekân" yüceliği vardır ki Hak ondan münezzehtir — O bir yerin üstünde değildir; bir de "mekânet" yani

el-Müteâlî — İzzet ve Hükümranlıkta En Yüce Olan

Mânâ. el-Müteâlî, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup "izzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce olan" demektir. Kelâm âlimleri bu ismi, Allah'ın zâtı, sıfatları ve fiilleriyle yaratılmışlara benzemekten, her türlü eksiklikten ve ortaktan münezzeh olması şeklinde yorumlar. Râgıb el-İsfahânî, ismin kökündeki "ulüv" kavramının mekânsal bir yükseklik değil, mertebe yüceliği anlamına geldiğini belirtir. Ona göre bu isim, Allah'ın mahiyetinin hiç kimse tarafından tam olarak kavranamayacağını, en bilgili kişilerin dahi O'nun künhüne (özüne) dair ilimlerinin ulaşamayacağını ifade eder. Ebû Abdullah el-Halîmî ise el-Müteâlî'yi, Allah'tan teşbihi (yaratılmışlara benzetmeyi) nefyeden sıfatlar grubunda değerlendirir ve "eş, evlât, organ gibi yaratılmışlara özgü niteliklerden münezzeh" şeklinde açıklar.

Etimoloji. İsim, Arapça "şan, şeref, kuvvet ve kudret sahibi olmak" anlamındaki alâ’ veya ulüv (علو) kökünün "tefâul" kalıbından türemiştir.

Kur'an-ı Kerîm'de el-Müteâlî. "Müteâlî" ismi, Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a nisbet edilerek bir defa geçer. Bu kullanımda "Kebîr" (büyük, ulu) ismiyle birlikte zikredilmiştir. Âlimler, bu birlikteliğin, Allah'ın "büyüklüğünün" yaratılmışlardaki gibi cisimsel bir büyüklük olmadığını vurgulayarak O'nu tenzih etme amacı taşıdığını belirtirler. İbn Kesîr dışındaki kıraat imamları ismi "el-Müteâl" şeklinde okumuştur. İlgili kök (alâ'/ulüv) ise Allah'a izafe edilerek Kur'an'da yirmi beş âyette yirmi altı defa geçer. Bu kullanımlar; bir defa müteâlî, on dört defa teâlâ (fiil), sekiz defa alî ve iki defa a‘lâ şeklindedir.

#Sure / AyetBağlam
1Ra'd 13/9el-Kebîru'l-Müteâl — "Kebîr" ismiyle

Anlamca yakın isimler. Alî, Azîm, Kebîr, Kuddûs, Mâcid, Mecîd, Mütekebbir.

İtikadî çerçeve ve kula yansıması. el-Müteâlî isminin temel itikadî mesajı, Allah'ın mutlak aşkınlığı ve tenzihidir. O, zâtı, sıfatları ve fiilleriyle yaratılmışlara benzemekten, her türlü eksiklikten, ortaktan ve iftiradan uzaktır. Yaratılmışlara özgü fânilik, muhtaçlık, değişim ve başkalaşım gibi özellikler O'na atfedilemez. Bu ismi idrak eden mü'min, Allah'ı her türlü beşerî tasavvurun ve benzetmenin ötesinde, en yüce mertebede görür. Bu inancın bir yansıması olarak Müslümanların namazda okuduğu "Sübhâneke" duasındaki "ve teâlâ ceddüke" (Senin şanın ne yücedir) ifadesi ve Hz. Peygamber'den rivayet edilen dualardaki "teâleyte" (Sen yüce ve münezzehsin) gibi zikirler, bu yüceliği ve aşkınlığı dilde ve kalpte sürekli canlı tutma çabasını gösterir.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Müteâlî" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.

Bilgiler

tr
Yüceler yücesi
esma
true
arabic
domain
tasavvuf
esmaNo
78
Bilgi Haritasinda Gor