el-Vedûd
el-Vedûd (Vedud) (Çok seven, sevilen). Üç kaynak Vedûd'u bir bütün hâlinde verir — bu isim asıl olarak Mesnevî ve Terzibaba külliyatında işlenir. Mesnevî, Vedûd'u kulun acısını örten manevî zevke, mazharlar arasında akan muhabbete, olmayan bağı var eden lütfa ve en ağır kilidi açan, boğulanın elini tutan se
el-Vedûd — Çok Seven ve Çok Sevilen
Mânâ. el-Vedûd, Allah'ın esmâ-i hüsnâsından olup mübalağa ifade eden bir sıfattır. Hem “sâlih kullarını çok seven” (fâil) hem de “kulları tarafından çok sevilen” (mef‘ûl) anlamına gelir. Kelâm âlimleri, ismi farklı açılardan yorumlamıştır. Mâtürîdî’ye göre el-Vedûd, “her şey ve her iyilik O’ndan geldiği için sevilmeye lâyık olan, kendisine yöneleni seven” demektir. Hattâbî, “sâlih kullarını seven, onlardan razı olup amellerini kabul eden ve onları diğer insanlara sevdiren” şeklinde açıklar. Gazzâlî ise ismi, “bütün yaratıklar için iyiliği seven, onlara iyilik yapan ve yaptıkları iyilikleri öven” olarak tanımlar ve el-Vedûd ile er-Rahîm arasında yakın bir anlam ilişkisi bulunduğuna dikkat çeker.
Etimoloji. İsim, Arapça و-د-د (v-d-d) kökünden gelen ve “sevmek, muhabbet etmek” anlamındaki vüdd mastarına dayanır. Râgıb el-İsfahânî, vüd (sevgi) ile temennî (dileme, isteme) arasında bir bağ kurar; çünkü insan sevdiği şeyin gerçekleşmesini diler, dilediği şeyi de sever. Ebü’l-Bekā ise sevginin genel ifadesi olan hubb ile daha saf ve temiz bir sevgi türü olan vüd arasında bir ayrım yapar.
Kur'an-ı Kerîm'de el-Vedûd. “Vedûd” ismi, Kur'an'da Allah'a nisbet edilerek iki yerde geçer. Her iki ayette de Gafûr ve Rahîm isimleriyle birlikte zikredilmiştir:
| # | Sure / Ayet | Bağlam |
|---|---|---|
| 1 | Hûd 11/90 | el-Gafûru'l-Vedûd — "Gafûr" ismiyle |
| 2 | Burûc 85/14 | el-Gafûru'l-Vedûd — "Gafûr" ismiyle |
Ayrıca "vüd" kavramı, fiil formunda Allah’a nisbet edilerek iman edip sâlih amel işleyenler için gönüllerde bir sevgi yaratacağı (Meryem 19/96) ve müminlerin kalplerini birbirine ısındırdığı (Enfâl 8/63) bağlamlarında da kullanılır.
Anlamca yakın isimler. Raûf, Velî, Rab, Mevlâ, Rahmân, Rahîm.
İtikadî çerçeve ve kula yansıması. Gazzâlî’ye göre el-Vedûd, Allah’ın irade sıfatı çerçevesinde yer alan Rahmân, Rahîm ve Raûf gibi isimlerdendir. Bu ismin tecellîsi, varlıklar için iyiliği dilemek ve onlara lütufta bulunmaktır. el-Vedûd isminden kulun alacağı nasip, Allah’ın bu sonsuz sevgi ve merhametini örnek alarak hem Allah’ı hem de O’nun yarattıklarını sevmektir. Bu sevginin zirvesi, kişinin kendisi için istediği her şeyi diğer varlıklar için de istemesi, hatta onları kendisine tercih etmesidir. Hz. Peygamber’in, Uhud Savaşı’nda dişi kırılıp yüzü kanlar içinde kaldığında bile kendisine eziyet eden düşmanlarına beddua etmeyip, “Allah’ım, kavmime hidayet et, çünkü onlar bilmiyorlar” diye dua etmesi, bu sevginin en kâmil yansımasıdır.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi — "Vedûd" maddesi · Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât.
Bilgiler
- tr
- Çok seven, sevilen
- esma
- true
- arabic
- domain
- tasavvuf
- esmaNo
- 47