Emânet Âyeti
✓ OnaylıEmânet Âyeti, insânın kâinattaki eşsiz mevkiini ve yükümlülüğünü en veciz şekilde dile getiren ilâhî bir sırdır. Bu âyet, Terzibaba Necdet Ardıç'ın sohbetlerinde ve eserlerinde, sâlikin kendi hakikatini idrak etmesi ve mânevî sorumluluklarını yerine getirmesi yolunda bir mihenk taşı olarak işlenir.
Tanım
Emânet Âyeti, insânın kâinattaki eşsiz mevkiini ve yükümlülüğünü en veciz şekilde dile getiren ilâhî bir sırdır. Bu âyet, Terzibaba Necdet Ardıç'ın sohbetlerinde ve eserlerinde, sâlikin kendi hakikatini idrak etmesi ve mânevî sorumluluklarını yerine getirmesi yolunda bir mihenk taşı olarak işlenir. Dijital kütüphanemizde bu kutlu âyetin derin mânâları, gönül ehlinin irfan yolculuğuna ışık tutmaktadır.
Emânet Âyeti'nin Kökeni ve Anlamı
Emânet Âyeti, Kur'ân-ı Kerîm'in Ahzâb Sûresi'nde (33/72) geçer: *"Biz emâneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten çekindiler ve ondan korktular. Onu insân yüklendi.
Terzibaba'nın Yaklaşımı
Terzibaba Necdet Ardıç, Emânet Âyeti'ne dair irfanî nazarıyla, bu âyetin sadece bir yükümlülük değil, aynı zamanda insânın kemâle erme yolculuğunun özü olduğunu öğretir.
Fusûsu'l-Hikem'de Emânet Âyeti
Emânet âyeti, Fusûsu'l-Hikem'in insanın câmi-i esmâ olarak halîfeliğin yükünü taşıması öğreti mânevî mahalli.
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

“Hakk'tan gelip Hakk'a âit olduğunu ve kendisinin ancak bir emânetçi mesâbesinde bulunduğunu idrâk ve müşâ-hede etse, tam bir huzûr ve teslîmiyet içinde Hakk'tan aldığını yine Hakk'a (O'nun ihtiyaç sâhibi kullarına) teslîm eder. Zekât ibâdetiyle başlayan bu a”

“tir. "Borç" ma'nâsını esâs alırsak dîn, insânın kendisine emânet verilen izâfî varlığını gerçek sâhibi olan Hakk'a iâde etmesidir. " İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn " ( Şüphesiz biz Allâh'tanız ve şüphesiz O'na döneceğiz ) (Bakara 2/156) âyeti, bu hakîk”

Terzibaba - Necdet Ardıç
12x“ri yapılmasaydı, sadece (size sizin için ve size ait) bir emânet olarak kalsaydı belki üzerinde taşıdığı mânâlar hususide olarak batıni yönden kabul edilebilir ifadeler olabilirdi. Çünkü bu ifadelerin gerçek mânâ da geçerli olduğu yer Zât-ın kendinden kendin”

Terzibaba - Necdet Ardıç
12x“u varmış, ihtiyar bu buzağıyı bir ormana götürmüş ve Allaha emânet ederek bırakmış, «Yarab, bunu çocuğum büyüyünceye kadar sana emanet ediyorum» demiş, sonra ihtiyar vefat etmiş, işte o buzağı da böylece himayei ilâhiyede büyümüş, bu sırada çocuk da yetişmiş v”

Terzibaba - Necdet Ardıç
9x“lduğunu bize bildirmektedir, çünkü değer verilen birine sır emânet edilmektedir. Bizler ise yaşadığımız dünyâ hayatının olayları içerisinde Cenâb-ı Hakk (c.c)’tan ayrı düştükçe Cenâb-ı Hakk (c.c) bizim sırrımızda kalmıştır. Âriflik bilmenin yanı sıra bu bilg”

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“yani bu ahdi yerine getirmezseniz benden korkun, benim size emânet ettiğim İlâh-î emanetleri yerine getirmez, zuhura çıkarmazsanız o zaman benden korkun, daha dünyadayken, hayat elinizdeyken benden korkun yoksa bir fiili yaptıktan sonra korkmak hiçbir şey ifad”

Terzibaba - Necdet Ardıç
8x“im ve sıfâtlara birimsel varlığında ki boyut kadar hâlef ve emânetçi konumundadır. “Hâlife de Müstâhlefin aynısıdır” denmiştir. (ط) Tı harfinin sayısal değeri dokuz büyük ebced de sayısal değeri (535) ile (13) ve (53) ve (5) hazret sayılarına bağlı demişti”

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“ât’ın bir oğlu: (8) Bu ihtiyar zât’ın Allah’a emânet edilmiş genç bir buzağı: (9) Bu ihtiyar zât’ın Allah’a emânet edilmiş genç 280 bir buzağı: sının derisi dolusu altınla alınması. (10) İhtiyar zengin adam:”

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“rdır ki, onlar da yine sırda kalmaları gerekli ancak ehline emânet edilmelidir. Anlatılmaya çalışılanlar zâten ruhsatlı sırlardır. Hadîs-i Küdsîde, “İnsânın sırrı, sırrımdır ve sırrımın sırrıdır,” buyruldu. Cenâb-ı Hakk insânın sırrının, kendi”

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“şeklini alır. 10 Ona göre Ehlullah, bu halka Hakk’ın bir emânetidir. Her devirde bu emânetlerden vardır. Halkın bu emânetlere hıyanet etmemesi lâzımdır. Ancak bu emânetlerin mahiyyetini kendileri bilir. (Yûsuf-u Râzî) ************ Evliyaullah Hakk”

Terzibaba - Necdet Ardıç
7x“ldiğimde yanınıza uğramak istiyorum izniniz olursa. Allah'a emânet olun Efendim. Hoşça kalın. Oğlunuz Mü…… ************* (4) Ay…….Er…… Subject: RE: Ressam Hikâyesi yorumu Date: Sun, 20 Nov 2011 23:12:08 +0200 Aleyküm selâm Ay….. kızım yazıla”

Terzibaba - Necdet Ardıç
6x“lmış olup hâlen de faali-yet göstermektedir. Bu halı diğer emânetlerle birlikte Nûsret Tûra tarafından yine Necdet Bey’e iade edilmiştir ve dergahında asılı durmaktadır. - Necdet Bey arada akrabalık bağlarının da olması hasebiyle sık sık mürşidi Nûsret Tûr”

“ve koruma görevi üzere olduğumuzu ve vakti gelince bütün bu emânetleri Cenâb-ı Hakk’ın (c.c) bizden alacağını bilerek hareket edersek ölüm bize hiçbir korku ve zorluk vermeyecektir Ölüm sonrasına geçilen birinci berzahtan haber almanın biraz mümkün, ancak ik”

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“za! Neyimiz var ki neye sahip çıkacağız. Ne olursak olalım, emânetçi olduğu- muzu bilmiyorsak. Eyvay hâlimize! Eyvah ki Eyvah!. Onun için bunları gerçek sahibine bırakıp, Hz. Nusret sultânımın dediği gibi “Eyvah demeden Allah diyelim.” [36] Terzi baba”

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“ve koruma görevi üzere olduğumuzu ve vakti gelince bütün bu emânetleri Cenâb-ı Hakk’ın (c.c) bizden alacağını bilerek hareket edersek ölüm bize hiçbir korku ve zorluk vermeyecektir ölüm sonrasına geçilen birinci berzahtan haber almanın biraz mümkün, ancak ikin”

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“ri yapılmasaydı, sadece (size sizin için ve size ait) bir emânet olarak kalsaydı belki üzerinde taşıdığı mânâlar hususide olarak batıni yönden kabul edilebilir ifadeler olabilirdi. Çünkü bu ifadelerin gerçek mânâ da geçerli olduğu yer Zât-ın kendinden kendin”

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“ ................. 33/72. onu “emâneti” insân yüklendi. şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu. Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece (zâlim) kelimesine bakacağız başka kitap”

Terzibaba - Necdet Ardıç
5x“Cem’iyyet-i esmâiyyeden ibâret olan sûret-i ilâhiyyeyi ve emânet-i ilâhiyyeyi kabûl ve hamle, semâvât ve arzın ve cemâdâtın taayyünâtı müsâid olmayıp, ancak Âdem’in taayyünü müsâid oldu. Bu hakîkati [m/67] müdrik olmayan mâddiyyûn, tefekkürün ancak dimâğ-ı â”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“âb etti. O da halifesi şeyh Fahreddîn Himmetî Efendi’ye onu emânet etti. 1324 senesi Ramazan’ının Kadir gecesinde (15 Kasım 1906), Fahreddîn Himmetî tarafından kendisine hilâfet verildi. 1327 (1909) senesinde İstanbul’da Taşkasap civarındaki Fındıkzâde Tekkesi”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“itabının özeti, göz bebeği, nûru, rûhu ve sînesinde RAB'bın emânetini taşıyanı ve saklıyanı, emîn ve şereflisi insandır. Şâyet HAK indindeki mevkiini bulmak, bilip görmek ve hikmetlerle dolu olduğunu anlamak arzûsunda isen âşık ol! Âşık, kayıtsız şartsız ma”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“5 8 3 = 41 Ayrıca ilâhi emâneti yüklendiği yaşıdır. Kûr’ân-ı Keriym’de Tîn Sûresi 95/3 âyette, ------------------- (ve hazel beledil emîni) (95/3) “Emin belde’ye yemin olsun” bu”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“i elbisemizi gerçek elbisemiz zannetmişiz. Halbuki bu bize emânet’tir. Soru: Mantıkta hatamız var yani efendim öyle değil mi? Terzi Baba: Mantıkta hata var; Sonu baş olarak görüyoruz, zannediyoruz. Yani bütün varlığımızı bu zannediyoruz. Duygularımız, düşü”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“nokta ’dan almaktadır. (Be) kendisine nakledilen değerli emânetleri (te) olan (ente) (sen) e aktarmaya hemen başlamıştır. O da kucağını açmış, kendisine benzeyen sadece simgesel noktaları değişen aslında kendinin aynı (ente) (sen) olan ümmetine yo”

Terzibaba - Necdet Ardıç
4x“âb etti. O da halifesi şeyh Fahreddîn Himmetî Efendi’ye onu emânet etti. 1324 senesi Ramazan’ının Kadir gecesinde (15 Kasım 1906), Fahreddîn Himmetî tarafından kendisine hilâfet verildi. 1327 (1909) senesinde İstanbul’da Taşkasap civarındaki Fındıkzâde Tekkesi”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
4x“ـا عَرَضْنَــا(Ahzâb, 33/72) أرْض ِ وََلسَّــمَاوَ [Biz emâneti göklere ve yere ve dağlara arzettik. İmdi onu yüklenmekten çekindiler.] kelâmıyla ihbâr buyurulan her bir şeyin tesbîhini ve semâvât ve arzın emânet-i Hakk’ı yüklenmekten ibâ ettiklerini bu es”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“le Ulûhiyyetin zuhuru olmakla birlikte, elifin, aklı küllün emânetini yüklenerek, cümle harfleri, cümle varlıkları kuşatıp ihata ederek, kendinde toplar. Bu toplayışın merkezi ise altındaki nokta (kâmil insan) dır. Velâyetle irşadın bugünkü temsilcilerin”

“ ................. 33/72. onu “emâneti” insân yüklendi. şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu. Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece (zâlim) kelimesine bakacağız başka kitap”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“ile ile 06.12.2012 tarihinde tarafımdan “Rehberlik icâzeti” emâneten verilmişti. Verilen icâzet görevini yerine getirirken uyulması gereken şartlar düzenlenen icâzet belgesinde de belirtilmişti. Bu şartlardan en önemlisi Tarîkat-ı Âliye’nin o saf kurallarını i”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“azılımıydı. (*) (*) 41 ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti (1979) asaleten üstlendiği yaşı’dır. Vekâleten ise (1970)tir. 23 (Necat) kelimesi, (nun)50 (cim)3 (elif)1 (te) 400 = 454 dür, ki, zâten kendi özü itibariyle (4 + 5 + 4) = 13”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“ih etmeyen bir Ģey yoktur” (İsrâ, 17/44) ve “innâ aradnel emânete ales semâvâti vel ardı vel cibâli fe ebeyne en yahmilnehâ” yâni “Muhakkak ki Biz, emaneti göklere, arza ve dağlara arz ettik. Onu yüklenmekten çekindiler” (Ahzâb, 33/72) sözleriyle haber ve”

“Bu emînligi, adâlet güneşi onun üzerine doğduğu için, o emânetten bulmuştur. Adl, ilâhî isimlerdendir ve ma'nâ i'tibâriyle zulmün zıttıdır; ve zulüm, bir şeyi kendi yerine koymamaktır. Bundan dolayı emînlik adâlet ve hıyânet zulümdür. Âlemin tamâm”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“İsevîlerdir, ve yolları Muhammediyyete doğrudur, işte onlar emânete ihanet etmezler hakk’a uyarlar ve ahidlerinde dururlar. Hakk’a uymayanlar ise zâhir olanlarıdır. (”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“rdır ki, onlar da yine sırda kalmaları gerekli ancak ehline emânet edilmelidir. Anlatılmaya çalışılanlar zâten ruhsatlı sırlardır. Hadîs-i Küdsîde, “İnsânın sırrı, sırrımdır ve sırrımın sırrıdır,” buyruldu. Cenâb-ı Hakk insânın s”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“ظَلُومًا جَهُولًا {الأحزاب/72} ................. Onu “emâneti” insân yüklendi. Şüphe yok ki, o, çok zâlim, çok bilgisiz oldu. (33/72) Bu Âyet-i Kerîme de zâtîdir, ifadesi çok geniştir yeri olmadığı için sadece (zâlim) kelimesine bakacağız baş”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“gecikmesini düşünüyordum. Fakat tesellisi var. Çünkü Hakk’a emânet etmiştim. Gönül çerçevesinin dışında da değiliz. “Allah selâmet versin kim bilir nerelerdedir?” diyordum ki Reşat Bey’den mektup geldi. Belki akşama sabaha gelirler. Fakiri özlemişlerdir. Y”

Terzibaba - Necdet Ardıç
3x“sı olacağının ispatı olmuştur. Nusret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği, “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,” sözü aslında buraya vurgudur. Ayrıca “nasrun minallahi” ve “fethun karîb” âyeti ile de, “size yakın bir fe”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“me geçildi. Tebrik, Resimler, Efendi Babamın fakire verdiği emânetlerin öpülüp başımın üstünedir denmesi ve vedalaşma ile o günki seromomi de bitmiş oldu. Derviş nereden gelirsin nereye gidersen kısmında, Dünya’dan gelir ahirete giderimden önce, aslında Hakk’”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“… Nüket Annemin yanına gidiyorum… Evladım Kâ’be-i Şerif-de emânetler var gidip alabilir misin? Diye rica ediyor… O an düşünmeden merak etmeyin anneciğim hemen gidip alırım diyorum… Daha sonra, pasaportun zamanı dolmuş, vize alınacak söz de verdim nasıl olacak”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“lere getirdiğini merak ediyorum. Yüce Allah’ın bize verdiği emânetleri, hem de çok kıymetli emânetleri en iyi şekilde muhafaza etmek, bu dünyada iken vuslat etmek istiyorum. Yüce Allah c.c. nasip ederse. Bu farklılıklar âleminin sırrını, oynanan senaryoları”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“esini bulan bu yaşam neticesinde, kul. Rabb’ ı na elindeki emâneti teslim edince benlik davası ortadan kalkar, emânet sahibine devr edilir. 64 Bu hâl Rabb ’ı nın rızâsına sebeb olur. Böylece kul, râzı olunmuşlardan, yani ehli Merdiyy’ den olur. “Râdiya”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“laşması mümkün olacaktır. (Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir.) 16 Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu yetim lik Akabesi de böylece aşılmış olacaktır. ********** ”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“tiyorsa talebesine yükler “vene fahtü” ile gönül kâbesine o emâneti vermek ister, talebe de gözüyle zâhirini gönlü ile de bâtınına bakarsa ne aldığını görür ve bilir ve idrak eder yaşar aldığını kaybetmeden şükrünü eda eder himmetini bir kat daha artırır.”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“vvela tek bir mahal olacak, sorumlu bir mahal. Oraya bunlar emânet edilecek, ondan sonra oradan dağıtılacaklar. Zaten iş bunu gerektirmektedir. Ve onların tekevvünü ise ferdiyyetle müsteniddir. Cemi âlem yani bütün gördüğümüz âlemler, küll olarak mazhar-ı ferd”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“rzâ’ edendir; onu doğuran değildir. Zîrâ ümm-i vilâdet, onu emânet ciheti üzere hâmil oldu.[25/40] Böyle olunca onda mütekevvin oldu; ve bunda onun irâdesi olmaksızın onun hayzının kanı ile tegaddî eyledi; tâ ki onun için onun üzerine imtinân vâki’ olmaya. Z”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
2x“Sen onların önünde iki kat olarak râki’ olmadıkça [1/63] o emânet sana ne vakit vâsıl olur? Her bir edeb onlara nasıl makbûl gelir? Zîrâ onlar eyvân-ı âlîden geldiler.” 97 لخليفــةِ، ولا وَقَفَــت ْ مــع مــاأة ُ هــذهالملائكــة َ لــم تَقِــف ْ مــع مــا”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“değil, hakîkatte onu ırzâ’ edendir. Zîrâ ümm-i vilâdet onu emânet cihetinden hamleyledi; onda mütekevvin oldu; ve onun için, onun üzerine imtinân vâki’ olmamak için, vâlidesinin[25/39]bunda irâdesi olmaksızın, onun hayzının kanı ile tegaddî eyledi. Zîrâ o, an”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“nmaları için yapılan târiflerdir. Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın emâneten bize vermiş olduğunu biz sahiplenerek asâleten kendimizin zannettiğimiz için bu bize verilmiş olana ihânet ettiğimizden dolayı cehennem ile cezâlandırma olmaktadır yoksa “Hakkâni” oluşumuz yö”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“bu sebeple deveyi kestiler. Yâni kendilerine verilen ilâhî emâneti taşıyamadılar. Emânete ihânetin bedeli helâk edilmeleri oldu. (…) Seyr-ü sülûk yolunda olan her sâlik götürücüsünün irfâniyyeti kadar bu yoldan geçer, eğer geçmiyorsa zâten gerçek sâlik değil”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“dan ilim, kudret ve irâde gibi ne kadar vasıf var ise hepsi emânettir. Ve bu vasıflar Hak Teâlâ hazretlerinindir. Bundan dolayı ârif, hâlini bilip dâimâ hakîkî fakr makâmında durur. Ve emânet olan o vasıflar ile görünmez. Fakat ilâhî inâyetin yânî yar- dımın k”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“k kolaylıklar nasip etsin. Dosyasına aktaracağım İnşeallah. Emânetleri aldık. Zahmetler olmuş. Teşekkür ederiz. Kızlarımıza, torunlarımıza ve herkese selâmlar. Nüket annenizinde selâmları vardır. Hoşçakalın. Efendi Babanız. ************* Candan aziz Efend”

“kk bütün bunları zât-î zuhuru olan, “yere göğe” yüklemediği emânetini, İnsân-ı Kâmiline yüklediği için bu yükün de kendisi olduğu için, işte bu yükle yâni kendi hakikatiyle zâhiren, bâtınını ziyâret ve bâtınına ayna etmiş olmaktadır. Böylece Hacc ve Umreye gel”

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i İlâhiyye’yi, zâhirleri topraktan halk edilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye’yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya”

“ddin Efendi‟ye intisâb etmiş, o da şeyh Fahreddîn Efendi‟ye emânet buyurmuştur. Muhtelif zamanlarda İzmir, Üsküp, Selanik, Kosova, Edirne, Manastır, Konya, mükerreren Nazilli ve Bursa‟ya seyâhat ederek tarîkat ve şerîat nurlarını yaymıştır. Vassâf, Mustafa Hil”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“en bir şey de o kimsenin mülkiyetine girmiş olur. Geçici ve emânet değildir. Cenâb-ı Hakk daha nicelerini gösterir ve bütün işlerine kolaylıklar getirir İnşeallah. -------------- 103) Zuhurat 2 : Za… Ak… 09.01.2012 İzmir Siz Ha…’ı”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“yet-i zâtiyye makāmında kāim olan insân-ı kâmil, kendisinde emânet olan rubûbiyyet-i arazıyyeyi Allah Teâlâ’ya reddeder; ve kendisi rubûbiyetin muktezâsı olan tasarrufa tasaddî etmez. O ancak ubûdiyyet-i mahzası îcâbına tebaan, kâmilen seyyidine teveccüh ede”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“n yazılımıydı. (*) (*) 41 ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti üstlendiği yaşı’dır (Necat) kelimesi, (nun) 50 (cim) 3 (elif) 1 (te) 400 = 454 dır, ki zaten kendi özü itibariyle (4 + 5 + 4) = 13 tür. (Necat)”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“atası, kökü olduğu anlaşılıyor. Nûsret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği, “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,” sözü aslında buraya vurgudur. Ayrıca “nasrun minallahi” ve “fethun kariyb” âyeti ile de, “size yakın bir fe”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“mcısı olacağının ispatı olmuştur. Nusret Babamızın ilâhi emâneti Terzi Babamıza vermeden önce söylediği, “Benim sebebi vücûdum sen imişsin,” sözü aslında buraya vurgudur. 5 Ayrıca “nasrun minallahi” ve “fethun karîb” âyeti ile de, “size yakın bir”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“kâib için, Mûsa (a.s.)ın asâsı gibi, havâss-ı hayvâniyyeden emânet vardır. Ve o kimsenin bu tarîka-i hayvânî üzerinde seyri, onun Rabb’i olan ismin hikmeti muktezâsıyladır ki, bu da mezâhibde ihtilâftan nâşîdir. Şu hâlde enbiyâ (aleyhimü’s-selâm)dan her birisi”

“ven içinde bulunmak, korkusuz olmak” anlamındaki emn (emân, emânet) kökünün “if‘âl” kalıbından türeyen mü’min kelimesi “inanıp tasdik eden; başkalarının güvenli olmasını sağlayan, vaadine güvenilen” mânalarına gelir. TDV İslam Ansiklopedisi İslam dairesine g”

“akkk’ın bize verdiği bu sıfatları hakkıyla iade edemez isek emânete hıyanet etmiş hükmüne giriyoruz ayrıca, biz O’na hakkıyla iade ettikten sonra Cenâb-ı Hakk bunları asaleten kullanmak üzere tekrar bize iade edecektir ÇHU ----------------------------- ~~”

“12 – Sayfa 134… ↑ 41 ayrıca Terzi Babamın ilâhi emâneti üstlendiği yaşı’dır ↑ Necdet Ardıç – Gönülden Esintiler - Terzi Baba-1 – Tasavvuf Serisi 12 – Sayfa 159… ↑ Necdet Ardıç – Gönülden Esintiler - Terzi Baba-1 – Tasavvuf Serisi”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“dan, yâni (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlüllah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere Nefes-i Rahmânîyyeyi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getirer”

“nin hakkı vardır. Bazı gerçeklere ışık tutmaya çalışıyoruz. Emâneti veren istediği zaman istediği şekilde alır. (Yazan) ↑ İsmi İ. Denen kişi ile aynıydı. ↑ (12) Terzi Baba (1) adlı kitâbta sayfa 262, 263, 264 te bu kişinin gördüğü zuhûrât ve 3,”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“akkk’ın bize verdiği bu sıfatları hakkıyla iade edemez isek emânete hıyanet etmiş hükmüne giriyoruz ayrıca, biz O’na hakkıyla iade ettikten 107 sonra Cenâb-ı Hakk bunları asaleten kullanmak üzere tekrar bize iade edecektir. ”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“i, Sayfa 22, 25 ↑ Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / SIDK VE EMÂNET (GÜVEN) ↑ Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / TERAZİYİ AĞIR TUTUN ↑ Kütüb-i Sitte/ Alım-Satım / ALDATMA HARAMDIR ↑ Mesnevî-i Şerif Ahmed Avni Konuk Şerhi - Cilt 7 ↑ Mesnevî-i Ş”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“lah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.” Emânet zâhir ve bâtın olarak vardır. Zâhir olarak bildiğimiz anlamıyla kullanılan emanettir. Batın olarak, ilmi ehline vermemek o ehline haksızlıktır, eğer ehli olmayana verilirse bu sefer ilme haksız”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“eraber babalarının yanına vardılar. “Niye sen bize Yûsuf’u emânet etmiyorsun?” diyorlardı. “onu bizimle göndermiyorsun? Biz onun hakkında nasihat edicisiyiz, onu kollarız. Ona kötülük yapmayız. Yarın onu bizimle gönder.” Diyorlardı. Kendi yorumlarınca bu işin”

“dan, yani (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlüllah’dan aldığı emânet-i ilâhiyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmâniyye yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) 67 kemâlâtı ortaya get”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“anmaları için yapılan târiflerdir. Cenâb-ı Hakk (c.c.)’ın emâneten bize vermiş olduğunu biz sahiplenerek asâleten kendimizin zannettiğimiz için bu bize verilmiş olana ihânet ettiğimizden dolayı cehennem ile cezâlandırma olmaktadır yoksa “Hakkâni” oluşumuz yö”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“dan, yâni (Rûhların babası) olan Hz. Rasûlullah’dan aldığı emânet-i ilâhîyyeyi, zâhirleri topraktan halkedilmiş zuhurlara naklederek, asıllarına ulaştırmak üzere nefes-i Rahmânîyye yi, onlara üflemesi neticesinde, topraktan (Rûh ve nûr) kemâlâtı ortaya getire”

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“–Koyunlar, tarla sâhibine ve tarla dahi koyunların sâhibine emâneten verilsin. Koyunların sâhibi, tarlayı evvelki hâline getirinceye kadar zahmet çeksin; ve bozuk mahsûl ile intifâ’ etsin. Hâl-i aslîsine ircâ ettikde iâde eylesin. Ve o vakte kadar dahi tarla s”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“laşması mümkün olacaktır. (Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir.) Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu yetim lik Akabesi de böylece aşılmış olacaktır. -------------------”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“birşey mümkün değildir. Ancak soran mürşidi olduğu için bir emâneti verme hali vardır. Çünkü bu soruyla tüm evlâtlara giydirme, yani velûdiyet inşaası yapılıyor. Tıpkı Efendi Babamızın bize yaptığı gibi. Buradaki durum bize önceki hikâye çalışmalarından”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“lkitabı kevnü fürkandır gönül Hayy ve Kayyum sırrını serde emânet bilmiyen Bilmez ol; esrârı Hakka bir nigehbandır gönül Olalı mehcûr gönülden kalalı âmâ, gârib Ey Kemâli derd ile her bâr nâlândır gönül Sabahları erken kalkmayı âdet edinin ve hakikî âşıkl”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“aşması mümkün olacaktır. ( Yetimler topluma, Allah-ın emânetleri’dir. ) Kur’an-ı Kerim’de yirmiden fazla yerde yetimlerle ilgili birçok bilgi verilmiştir. Bu yetim lik Akabesi de böylece aşılmış olacaktır. -------------------”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“yet-i zâtiyye makamında kâim olan insân-ı kâmil, kendisinde emânet olan rubûbiyyet-i arazıyyeyi Allah Teâlâ'ya redd eder; ve kendisi rubûbiyyetin muktezâsı olan tasarrufa tasaddî etmez. O ancak ubûdiyyet-i mahzası îcâbına tebean, kamilen seyyidine teveccüh”

“dan yardım görmezler. Bu halin tersi ise kendilerine emâneten verilen esmâ-i İlâhiyye ve sıfat-ı zâtiyyeleri, Hakk için kullanarak, onları razı eden kimseler ise, merziyye/razı olunmuş kimselerden oldukları için, ahrette her mahalde ve geçiş yerinde onl”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“mesi için, Musa (a.s.)ın asası gibi, havâss-ı hayvâniyyeden emânet vardır. Yani hayvani özelliklerden emanet vardır. Hani o elinde iken ejderha oldu, Musa’daki (a.s.) Rabb-ı hassın zuhuru meydana geldi. Onu bir ağaç parçası olarak aldı ama Cenab-ı Hakk; ne ya”

Terzibaba - Necdet Ardıç
“rzâ' edendir; onu doğuran değildir. Zîrâ ümm-i vilâdet, onu emânet ciheti üzere hâmil oldu. / Böyle olunca onda mütevekkin oldu- Ve bunda onun irâdesi olmaksızın onun hayzının kanı ile teğaddî eyledi; tâ ki onun için onun üzerine imtinân vâki' olmaya. Zira şol”