İçeriğe atla

Mükâşefe

✓ Onaylı

Mükâşefe, tasavvuf yolunda kalpte yaşanan, gönlün görmesiyle sırların perdesinin kalktığı, ilahi güzelliklerin müşahede edildiği manevi bir hâldir.

Aziz dostum, irfan yolunun yolcusu... Gel, bu sohbetimizde öyle bir kapıyı aralayalım ki, ardındaki sırra vâkıf olanın bir daha dünyası eskisi gibi olmasın. Bu kapının adı “Mükâşefe”dir. Bu kelimeyi sadece bir bilgi, bir terim olarak duyup geçme. Zira mükâşefe, tasavvuf denilen deryanın en kıymetli incisidir. O, kitaptan öğrenilen bir malumat değil, kalpte yaşanan bir haldir. Gözün değil, gönlün görmesidir. Aklın durduğu, ruhun seyrettiği bir makamdır. Terzibaba İrfan Mektebi’nde bizler, bütün dersimizi, bütün zikrimizi ve fikrimizi bu hâle ermek, bu sırra mahrem olmak için yaparız. Çünkü biliriz ki, perdenin ardındaki Güzelliği müşahede etmedikçe, iman yakîne dönüşmez; kalp, itmi'nâna kavuşmaz. Bu sohbet, işte o perdenin nasıl ve kimin için kalktığının hikâyesidir.

Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Vâkı'a Sûresi
Vâkı'a Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Yakînin üç temel aşaması vardır: ilme’l-yakîn , delillere dayalı aklî ve naklî bilgiye sahip olan âlimlerin mertebesini; ayne’l-yakîn ve hakka’l-yakîn ise derecelerine göre mükâşefe ve müşahedeye mazhar olan peygamberler ile velîlerin ulaştığı bilgi seviyesini ifade eder. Bu tasnif bazı sûfîlerde farklı şekillerde dile getirilmiştir.

ÂYET YORUMLARI

Kelime-i Hâlidiyye
Kelime-i Hâlidiyye

Muhyiddin İbnü'l-Arabi

Bunun için bizden çok kimseler, evvelki “berzah”ı müşâhede ederler ve âlem-i dünyevîde vâki' olacak hâdisâtı bu “berzah”ı mükâşif olmakla bilirler. Halbuki ahvâl-i mevtâyı mükâșefeye kādir olmazlar. وَاللَّهُ الْعَلِيمُ الْخَبِيرِ [Ve Allah Alîm ve Habîr'dir.

Sayfa 4

Bilgi Haritasinda Gor