İçeriğe atla
Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006) kapak gorseli

Sohbet Arası Sohbetler CD 19 (2006)

Terzibaba - Necdet Ardıç

131 sayfa~197 dk okumatr

Anahtar Kelimeler

Terzibaba - Necdet Ardıçturkcesohbet arası sohbetlerdijital kütüphanekitap okuma

İlgili Konular

Terzibaba - Necdet ArdıçTasavvufİslami EserlerSesli KitaplarDijital KütüphaneSohbet Arası Sohbetler serisi

Sıkça Sorulan Sorular

Sohbet Arası Sohbetler ne anlatıyor?

"Sohbet Arası Sohbetler", Necdet Ardıç'ın farklı zamanlarda ve farklı kişilere yaptığı, spontane gelişen irfan sohbetlerinin kayıt altına alınmış bir serisidir. Bu sohbetler, tasavvufî eğitimin bir parçası olarak, mürşidin müride manevî yoldaşlık ve hâl aktarımı işlevini görür. Her ne kadar bazı tekrarlar içerse de, her sohbetin kendine özgü bir özelliği ve aktarım mertebesi olduğu belirtilir; bu tekrarlar, eğitimin gereği olarak farklı kişilere aktarılması gereken bilgilerin pekiştirilmesi amacını taşırs.2. Bu eser, tasavvufî bilginin kalpten kalbe feyiz aktarımı yoluyla, kişinin dînî kimliğini şekillendiren ve içsel duvarları yıkan bir eğitim metodu olarak sohbetin önemini vurgulars.25; K1-29.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 1, 2, 25, 29

Ayrıntı

"Sohbet Arası Sohbetler", Necdet Ardıç'ın, Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden biri olarak, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan çalışmalarından biridirvikipedi. Bu seri, mürşidin müridlerle yaptığı irşad toplantılarını, yani manevî sohbetleri içerirvikipedi. Tasavvufta sohbet, sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda mürşidin müridine yaptığı manevî yoldaşlık, eğitim ve hâl aktarımıdırK1. Eserdeki sohbetler, değişik mahallerde ve farklı kimselere yapılmış olup, aynı mevzuların farklı mertebelerde tekrar ele alınması, eğitimin bir gereği olarak görülürs.2. Bu durum, her sohbetin kendine ait bir özelliği olduğunu ve aynı konunun bile farklı zamanlarda farklı idrak seviyelerine göre sunulduğunu gösterirs.2.

Sohbetin temel işlevi, kişinin zihnindeki "kireçlenmiş, kurumuş, kaskatı olmuş o duvarları, o sınırları" aşmasına yardımcı olmaktırs.25. Bu, "Lâ" kılıcıyla, yani nefsanî bağlardan kurtulma çabasıyla mümkün olur ve insanın içsel zindanından bir delik açarak hürleşmesini sağlars.25. Sohbetler sırasında oluşan "muhabbet", sonsuz bir huzur ve gülüşe yol açabilirs.94. Ancak, sohbetin sadece duygusal bir deneyim olmaktan öteye geçmesi gerektiği, aksi takdirde zamanla sıkıntıya yol açabileceği de belirtilir; çünkü sürekli aynı şeyleri dinlemek, kişiye yetmeyebilir ve arayış içinde olanları başka yerlere yönlendirebilirs.57, 10. Bu bağlamda, "Sohbet Arası Sohbetler", tasavvufî eğitimin dinamik ve kişiye özel yönlerini, mürşidin rehberliğinde yaşanan manevî tecrübeleri ve bu tecrübelerin sâlik üzerindeki dönüştürücü etkilerini ele alır.

Kaynaklar: Vikipedi: Necdet Ardıç, Sohbet · K1, s. 29 · Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 2, 10, 25, 57, 94

Terzibaba Necdet Ardıç kimdir?

Necdet Ardıç, "Terzibaba" mahlasıyla tanınan, günümüz Uşşâkî tarikatının önemli mürşidlerinden biridir. Tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan müstesna bir şahsiyet olarak kabul edilir ve eserleri ile sohbetleriyle tasavvufu geniş kitlelere ulaştırmıştır (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Özellikle İrfan Mektebi (Hakk Yolu) adlı eseri ve Fusûsu'l-Hikem şerhi gibi çalışmalarıyla öne çıkmaktadır (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Tekirdağ'da ikamet eden Necdet Ardıç, "İz-Terzi Baba" olarak da bilinir ve tasavvuf serisi kapsamında birçok esere riyaset etmiştirs.1, s.2.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 1, 2

Ayrıntı

Necdet Ardıç, tasavvuf dünyasında "Terzibaba" mahlasıyla tanınan ve Uşşâkî tarikatının günümüzdeki önemli mürşidleri arasında yer alan bir zattır (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Kendisi, tasavvufî irfan geleneğini çağdaş döneme aktaran müstesna bir şahsiyet olarak kabul edilir. Eserleri ve sohbetleri aracılığıyla tasavvufun derinliklerini geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflemiştir (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki).

Necdet Ardıç'ın öne çıkan eserleri arasında İrfan Mektebi (Hakk Yolu) ve İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem adlı eserine yazdığı şerh bulunmaktadır (Necdet Ardıç (Terzibaba) Wiki). Ayrıca, Necdet Divanı ve Hacc Divanı gibi divanları da mevcutturs.128, s.129. Lübb'ül Lübb Özün Özü adlı Osmanlıca'dan çeviri bir eseri de bulunmaktadırs.128.

"İz-Terzi Baba" olarak da anılan Necdet Ardıç, Tekirdağ'da yaşamaktadır ve adres bilgileri Ertuğrul Mahallesi Hüseyin Pehlivan Caddesi No: 29/5 Servet Apt. 59 100 Tekirdağ ve 100 yıl Mahallesi Uğur Mumcu Caddesi Ata Kent Sitesi A Blok Kat 3, D. 13 olarak belirtilmiştirs.1, s.2. Kendisinin riyasetinde, Abdürrezzak Tek ve Terzi Oğlu Cem Cemâlî gibi müellifler tarafından Sâd, Câsiye, Vâkı'a, Mü'minûn ve Zümer sûrelerinin tefsirleri gibi tasavvuf serisi kapsamında birçok eser kaleme alınmıştır (Abdürrezzak Tek Wiki, Terzi Oğlu Cem Cemâlî Wiki). Bu durum, onun tasavvufî ekolünün ve irfan geleneğinin devamlılığındaki merkezi rolünü göstermektedir.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 1, 2, 128, 129

Mertebeye göre amel etmek ne demektir?

Mertebeye göre amel etmek, sâlikin içinde bulunduğu nefs mertebesinin idrâkiyle ve o mertebenin gerektirdiği hâl üzere hareket etmesidir. Bu, kişinin ameline güvenmek yerine Allah'a güvenmesini, nefs mertebelerini aşarak hakikat mertebelerine yükselmesini ve her mertebede farklı bir idrâk ve şuurla hareket etmesini ifade eder. Örneğin, nefs-i levvâme mertebesindeki bir sâlikin mücâhede ve tevbe ile nefsini levmetmesi, nefs-i mutmainne mertebesindeki bir sâlikin ise fenâfillâh ve müşâhede hâllerini yaşaması bu duruma örnek teşkil eder. Bu anlayış, amellerin terk edilmesini değil, aksine her mertebede samimiyetle ve gücün yettiği kadar amel etmeyi gerektirirs.2-3.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 2, 3

Ayrıntı

Mertebeye göre amel etmek, tasavvufî sülûkun temel bir ilkesidir ve sâlikin mânevî yolculuğundaki ilerleyişini belirler. Her nefs mertebesi, sâlikin amellerine ve idrâkine farklı bir boyut kazandırır. Örneğin, nefs-i emmâre mertebesinde şehvet, gazab, kibir gibi kötü huylar hâkimken, bu mertebede ancak zâhirî ibadetlerin yerine getirilmesi mümkündürK2. Bu mertebedeki bir kişi, ameline güvenmek yerine "yapamadım" ezikliğiyle Allah'a güvenmeyi tercih etmelidir; zira "yaptım" gururu, amele güvenmek ve Allah'a güvenmemek anlamına gelirs.2.

Nefs-i levvâme mertebesine yükselen sâlik ise kötülüklerinden dolayı kendini levmeder, yani kınar. Bu mertebede tevbe, mücâhede ve riyâzat hâlleri zuhûr ederK2. Bu mertebedeki bir kişinin "civ civ üretmesi" (yani küçük, başlangıç seviyesindeki mânevî açılımlar elde etmesi) levvâme hâlini çoğaltması demektirs.122. Ancak bu, amellerin tamamen terk edilmesi anlamına gelmez; aksine, ilk boşluk bulunduğunda samimiyetle ve gücün yettiği kadar amel etmek esastırs.3.

Daha üst mertebelerde, örneğin nefs-i mutmainne ve sonrasında fenâfillâh ve müşâhede gibi hâller yaşanırK2. İrfan ehli, fırkalaşmayı kabul etmez ve bütün varlıkta Hakk'ın varlığını müşahede eders.100. İnsân-ı Kâmil ise tüm bu mertebeleri kendi bünyesinde toplamış, gerektiğinde imamlık, şeyhlik, dervişlik veya âriflik yapabilen kimsedir; çünkü o, bu mertebelerden geçmiştirs.18. Her mertebenin kendine has bir düzeyi ve o düzeyde ebedî kalıcılığı vardırs.50. Amellerimiz, bu mertebelerdeki idrâk ve niyetimize göre ya cennetteki varlıklarımızı ya da cehennemdeki zebanilerimizi oluştururs.27.

Kaynaklar: K2 · Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 2, 3, 18, 27, 50, 100, 122

Eserde geçen 'Hakk'a giden iki yol' nedir?

Eserde, Hakk'a ulaşmak isteyen sâlikler için iki temel yol olduğu belirtilir: birincisi, şartlanmış bir tarikat silsilesi içerisinde hayatlarını sürdürenlerin yolu; ikincisi ise, gerçek irfaniyet ve tevhid yoluyla Hakk'ın hâliyle hallenmeye çalışanların yoludurs.61. Bu iki yol, her varlığın kendi "doğru yolu"nu bulma çabası içinde, nihayetinde Hakk'ın zâtının kapısına ulaştırmayı hedeflers.85. Hakk'a giden bu yolların sonu gelmez; zira Allah'ta seyir, yani seyr-i fillah, sürekli devam eden bir yolculukturs.122.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 61, 85, 122

Ayrıntı

Hakk'a giden iki yol, tasavvufî sülûkun farklı tezahürlerini ifade eder. İlk yol, "şartlanmış bir tarikat silsilesi içerisinde hayatlarını sürdürenlerin" yoludurs.61. Bu yol, genellikle belirli bir mürşidin rehberliğinde, tarikatın adab ve erkânına uygun olarak ilerlemeyi içerir. Sâlik, bu yolda zikir gibi temel pratiklerle (Zikir) Allah'ı anar ve O'nun isimlerini tekrar eder. Bu, tasavvufun dört mertebeli sülûkunda (şerîat-tarîkat-hakîkat-mârifet) tarikat mertebesine denk gelir; burada sâlik, mürşidle bağ kurar ve virdlerle meşgul olurK1.

İkinci yol ise, "gerçek irfaniyet yolu tevhid yoluyla gidenlerin haliyle hallenmeye çalışanların" yoludurs.61. Bu yol, daha ziyade Hakk'ın bizzat müşâhede edildiği, eşyanın hakikî yüzünün açıldığı hakikat mertebesineK1 ve mârifetullah'a ulaşmayı hedefler. Bu yolda ilerleyen sâlik, tarikatı aşmış ve hakikate doğru çırpınan, yol arayan bir kişidirs.20. Bu, aynı zamanda "aşk ve muhabbet yolu" olarak da ifade edilebilirs.131. Her iki yol da, sâlikin karşısına çıkan maniaları aşmasını, sabır ve niyaz ile ilerlemesini gerektirirs.25. Nihayetinde bu yolların amacı, insanı "Hakk'ın zâtının kapısına" ulaştırmaktırs.85. Ancak, Hakk'a giden yolun bir sonu yoktur; "Allah'ta seyir bitmez, devam ediyor yolumuz"s.122. Bu, seyr-i fillah olarak adlandırılan, Allah'ın varlığında sürekli bir ilerleyişi ifade eder.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 20, 25, 61, 85, 122, 131 · K1, s. 164

Kur'an harflerinin sırları konusu nasıl işleniyor?

Kur'an harflerinin sırları, tasavvufî anlayışta, Cenâb-ı Hakk'ın zâtî tecellîlerini ve gizli hakikatlerini insanlığa ulaştıran, Kur'an-ı Kerîm'in en küçük yapı taşlarıdırs.96-97. Bu harfler, sadece lafızlar manzumesi olmayıp, her biri bir esmâ-i ilâhiyyeye, mertebe-i vücudiyyeye veya manevî makâma işaret eden, bâtınî mânâlar taşıyan sırlı kelimelerdirK1. Özellikle Hurûf-u Mukatta'a olarak bilinen sûre başlarındaki kesik harfler, bu sırların anahtarı kabul edilir ve tasavvufta tâ'vîl-i bâtın'ın yoğun olarak uygulandığı bir alandırK1. Harflerin hem şekil hem de ifade olarak mânâ yükünü taşıdığı ve bu mânâların Arap alfabesine özgü olduğu belirtilirs.105-106.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 96, 97, 105, 106 · K1

Ayrıntı

Kur'an harflerinin sırları, Cenâb-ı Hakk'ın kendi özünde bulunan her türlü hakikati Kur'an-ı Kerîm'de özet olarak ortaya koyduğu bir sistemin parçasıdırs.97. Bu hakikatler, harfler ve sayılar vasıtasıyla ifşa edilirs.97. Kur'an-ı Kerîm'in en küçük birimi olan harfler, mânâlar ordusunun askerleri gibidir; bu harflerin birleşmesinden heceler, hecelerden kelimeler, kelimelerden âyetler ve âyetlerden sûreler meydana gelir ki, tümü hikmetler ve hükümlerle doludurs.97.

Tasavvufî açıdan, Kur'an harflerinin sırları özellikle Hurûf-u Mukatta'a (kesik harfler) bağlamında ele alınır. Bu harfler, Kur'an-ı Kerîm'in bazı sûrelerinin başında bulunan münferid harf dizileridirK1. Tasavvufta bu harfler, Hak'ın gizli hazinesinden inen sırlı kelimeler olarak kabul edilirK1. Her bir harf, bir veya birkaç esmâ-i ilâhiyyeye, mertebe-i vücudiyyeye veya manevî makâma işaret ederK1. Örneğin, Elif-Lâm-Mîm gibi harfler için 'Allâh-Latîf-Mecîd' veya 'Allâh-Cibrîl-Muhammed' gibi esmâî yorumlar yapılırK1. Ayrıca, harfler vücud mertebelerinin remzleri olarak da görülür; Elif ahadiyyet'i, Lâm vâhidiyyet'i, Mîm ise nâsût'u (insân-ı kâmil) temsil edebilirK1.

Harflerin sırları, aynı zamanda cifrî yorumla da ilişkilendirilir; her harfin sayısal değeri (ebced) hesaplanarak gizli kodlar çıkarılabilir, ancak bu yorum ihtiyatla yapılırK1. Kur'an harflerinin kaynağı, Kur'an'ın mânâsını da bünyesinde taşır ve bu mânâ yükünü Arap alfabesi harfleri hem şekil hem de ifade olarak yüklenir; bu nedenle Kur'an'ın başka dillere ancak sureti üzere çevrilebileceği, zira başka lisanlardaki harflerde bu mânâların ve şekillerin bulunmadığı belirtilirs.105-106. Harflerin bu sırlarını idrak etmek, Kur'an'ın yaşantısını hatmetmek anlamına gelebilirs.105.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 97, 105, 106 · K1, s. 5, 85

Bu sohbetler tasavvufa yeni başlayanlar için mi?

Necdet Ardıç'ın "Sohbet Arası Sohbetler" adlı eserindeki sohbetler, tasavvufa yeni başlayanlar için özel olarak hazırlanmamıştır; aksine, tasavvufî hakikatlerin derinlemesine idrakini hedefleyen, zaman zaman tekrarlar içerse de her seferinde farklı mertebelerden ele alınan, irfanî bir eğitim sürecinin parçasıdır. Bu sohbetler, dinleyicinin kafasındaki "kireçlenmiş, kurumuş, kaskatı olmuş" duvarları aşmayı amaçlars.25 ve tasavvuf ilmini tahsil ettirmeye yöneliktirs.93. Dolayısıyla, bu sohbetler "arayıcı" olan ve derinleşmek isteyen sâliklere hitap eder; "eyvallahçı" olup yerinde sayanlara değils.20.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 20, 25, 93

Ayrıntı

Necdet Ardıç'ın "Sohbet Arası Sohbetler" serisi, tasavvufî irfan geleneğini modern döneme taşıyan önemli bir mürşidin (Necdet Ardıç (Terzibaba)) spontane kayıt altına alınan konuşmalarından oluşur (Sohbet Arası Sohbetler). Bu sohbetler, tasavvufun temel eğitim metodu olan sohbetin bir tezahürüdürK1. Tasavvufta sohbet, mürşidin müridine manevî yoldaşlık ettiği, hâl aktarımının gerçekleştiği bir süreçtirK1. Bu bağlamda, Ardıç'ın sohbetleri de dinleyicinin manevî gelişimine katkıda bulunmayı hedefler. Ancak bu katkı, basit bir başlangıç seviyesi bilgisi sunmaktan ziyade, tasavvufî hakikatlerin "yeni doğuşlar, yeni oluşumlar" şeklinde açılmasını sağlamaya yöneliktirs.121.

Sohbetlerin içeriği, "dünya kaynaklı, fıkıh ilmi" gibi dışsal bilgilerden ziyade, "tasavvufun baştan sona bütün çabaları bu ilmi tahsil ettirmek" amacını taşırs.93. Bu, sâlikin kendi hakikatini idrak etmesi ve manevî sorumluluklarını yerine getirmesi yolunda bir mihenk taşı olarak işlenen "Emânet Âyeti" gibi derin konuları içerir. Sohbetlerdeki tekrarlar, "eğitim gereği başkalarına da aktarılması gereken bilgiler" olarak açıklanır ve "aynı mevzu değişik zamanlarda değişik mertebeleri itibari ile yine de aynı sohbet değildir" vurgusu yapılırs.2, s.5. Bu durum, sohbetlerin her dinleyişte farklı bir idrak seviyesine hitap ettiğini ve dolayısıyla tasavvufa yeni başlayanlar için doğrudan bir giriş niteliği taşımadığını gösterir. Zira "bir-iki sohbet değişik geliyor. Ama üçüncü beşinci sohbet bakıyor ki aynı sohbet, yetmiyor ona" ifadesi, yüzeysel bir dinleyicinin bu sohbetlerden tam istifade edemeyeceğini, ancak "arayıcı" olanın derinleşebileceğini ortaya koyars.20.

Kaynaklar: K1, s. 29 · Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 2, 5, 20, 93, 121

Eserdeki 'Trende yolculuk hikâyesi' ne gibi bir ibret içeriyor?

"Trende yolculuk hikâyesi", Necdet Ardıç'ın manevi terbiye amaçlı ibretlik hikâyelerinden biridir ve "Sohbet Arası Sohbetler CD 19" adlı eserde yer almaktadırs.120. Bu hikâye, farklı yörelerden gelen insanların bir trende bir araya gelmesini konu edinerek, muhtemelen insanların farklılıklarına rağmen bir arada bulunmalarının ve bu birliktelikten çıkarılacak derslerin önemine işaret etmektedir. Hikâyenin içeriği, dinleyicilere veya okuyuculara art niyetten uzak, ayrımcılıktan kaçınan bir bakış açısı sunmayı ve bilinen bir hikâye olsa da tekrarında fayda görülen manevi bir dersi aktarmayı amaçlamaktadırs.120.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 120

Ayrıntı

"Trende yolculuk hikâyesi", Necdet Ardıç'ın "Sohbet Arası Sohbetler CD 19" adlı eserinde "İbretlik Hikayeler" başlığı altında sunulan kıssalardan biridirs.1, s.120; Wiki: İbretlik Hikayeler. Bu hikâye, tasavvuftaki manevi yolculuk olan seyr-i sülûk esnasında sâlikin karşılaşabileceği farklı insan tiplerini ve bu karşılaşmalardan elde edilecek ibretleri vurgulamak için kullanılmış olabilirvikipedi. Hikâyede, bir trende çeşitli yörelerden gelen insanların bir araya gelmesi anlatılmaktadır. Anlatıcı, bu farklılıkların isimlerini zikretmekten kaçınarak, herhangi bir ayrımcılığa yol açmamayı ve art niyet taşımamayı özellikle belirtirs.120. Bu durum, tasavvufî öğretideki vahdet ve birlik anlayışına bir gönderme olabilir; zira farklılıkların ötesinde bir araya gelme ve ortak bir yolculuk yapma fikri, manevi ilerlemede önemli bir basamaktır. Hikâyenin "bilinen" bir hikâye olmasına rağmen tekrarında yarar görülmesi, içerdiği manevi dersin daimi ve evrensel niteliğine işaret eders.120. Bu tür hikâyeler, sâlikin kendi sırrını açması ve Hak ile ilişkisinin ezelî mahiyetini idrâk etmesi gibi mükâşefe-i sır mertebelerine ulaşmasına yardımcı olabilecek mânâ yüklü anlatılardırK1. Necdet Ardıç'ın eserleri, Murat Derûnî gibi müellifler tarafından da takip edilen bir ekolün parçası olup, bu hikâyeler aracılığıyla okuyuculara ilm-i ledünnî kapıları aralanmaktadırvikipedi.

Kaynaklar: Sohbet Arası Sohbetler CD 19 — s. 1, 120 · Vikipedi: Seyr-i Süluk, Murat Derûnî; K1-50, Mükâşefe · K1