İnne-l-insâne lirabbihi lekenûd(un)
(1-6) Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.
Bu ayet, insanın yaratıcısına karşı nankörlük eğilimini vurgulamaktadır. Temel kavramlar, insanın doğasındaki bu olumsuz özelliği ve Rabbine olan ilişkisini dilbilimsel ve semantik açıdan derinlemesine incelemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'insan' kelimesinin 'ünsiyet' ve 'unutkanlık' köklerinden geldiğini belirtir. Bu ayetteki kullanımı, insanın Rabbine karşı olan ahdini unutma ve O'nun nimetlerine karşı nankörlük etme eğilimini ifade eder. (el-Müfredât, s. 89)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'da 'insan' kavramının hem olumlu hem de olumsuz yönleriyle ele alındığını belirtir. Bu ayetteki 'insan', özellikle 'nankör' (kenûd) sıfatıyla birlikte kullanılarak, insanın Allah'a karşı sorumluluklarını yerine getirmekteki zaafiyetine ve O'nun lütuflarını takdir etmedeki eksikliğine işaret eder. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 165-167)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'insan'ı 'nisyan' (unutkanlık) ile ilişkilendirir. Bu ayetteki 'insan', Rabbine karşı olan görevlerini ve O'nun nimetlerini unutan, dolayısıyla nankörlük eden varlık olarak tasvir edilir. (el-Külliyyât, s. 105)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'Rab' kelimesinin 'terbiye etmek, sahip olmak, idare etmek' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbine karşı' ifadesi, insanın kendisine her türlü nimeti veren ve onu terbiye eden Yaratıcısına karşı nankörlüğünü dile getirir. (el-Müfredât, s. 340)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'Rab' kelimesinin Kur'an'da 'sahip' ve 'efendi' anlamlarında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette, insanın kendisine sahip olan ve onu yöneten Allah'a karşı nankörlüğünü vurgular. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 300)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'daki merkeziyetini ve Allah'ın yaratıcı, besleyici ve koruyucu rolünü ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbine karşı' ifadesi, bu üstün ve lütufkar makama karşı gösterilen saygısızlığı ve minnetsizliği öne çıkarır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 185-187)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kenûd' kelimesini 'nimetleri saymayan, şükretmeyen ve iyiliği unutan' olarak açıklar. Ayetteki kullanımı, insanın Allah'ın kendisine verdiği sayısız nimeti görmezden gelmesini ve O'na karşı minnetsizliğini vurgular. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 550)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'kenûd' kelimesinin 'nankör, cimri ve iyiliği gizleyen' anlamlarına geldiğini belirtir. Bu ayette, insanın Rabbine karşı olan görevlerini ihmal etmesini ve O'nun lütuflarına karşı cimrilik etmesini ifade eder. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 425)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'kenûd'u 'nimetleri inkâr eden, şükrü terk eden ve iyiliği gizleyen' olarak tanımlar. Ayetteki 'lekenûd' ifadesi, insanın bu olumsuz özelliğinin pekiştirilmiş bir şekilde var olduğunu ve Rabbine karşı olan bu tutumunun şiddetini gösterir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 4, s. 370)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'kenûd' kelimesinin Kur'an'da genellikle insanın Allah'a karşı nankörlüğünü ve O'nun nimetlerini inkâr etmesini ifade etmek için kullanıldığını belirtir. Bu ayette, insanın fıtratındaki bu olumsuz eğilimin altı çizilmektedir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 280)
Namaz Sûreleri (Cilt 1)
Terzibaba - Necdet Ardıç
İnnel insâne li rabbihî le kenûd. (6) Cenâb-ı Hakk onlara bu kadar güzel özellikler, güzellikler ve kendinden varlık verdiği halde niye ki, bu insân bu kadar inkarcı oluyor. Nankör oluyor.?