İçeriğe atla
Hûd 20Cüz 12 · Sayfa 224

Hûd Sûresi 20. Âyet

هود

Sohbete sor

Ulâ-ike lem yekûnû mu'cizîne fî-l-ardi vemâ kâne lehum min dûni(A)llâhi min evliyâ/(e)(m) yudâ'afu lehumu-l'ażâb(u)(c) mâ kânû yestetî'ûne-ssem'a vemâ kânû yubsirûn(e)

Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

Hûd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

~~11.20~
اُولٰئِكَ لَمْ يَكُونُوا مُعْجِزٖينَ فِى الْاَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَاءَ يُضَاعَفُ لَهُمُ الْعَذَابُ مَا كَانُوا يَسْتَطٖيعُونَ السَّمْعَ وَمَا كَانُوا يُبْصِرُونَ
~ ~ ~

11.20 - Ulâike lem yekûnû muğcizîne fil ardı ve mâ kâne lehum min dûnillâhi min evliyâé', yudâafu lehumul azâb, mâ kânû yestetîûnes sem'a ve mâ kânû yubsırûn.

Diyanet Meali:

11.20- Onlar yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:

11.20- Bunlar Arzda âciz bırakacak değillerdir, kendilerini Allahtan kurtaracak bir hamileri de yoktur, onlara azab katlanacaktır hem işitmeğe tahammül edemiyorlardı hem de görmüyorlardı


Allah ile alem arasındaki ana fark, biri özü gereği aciz, muhtaç ve fakir diğerinin ise özü gereği güçlü, kudretli ve zengin olmasıdır.

Allah insan oğlunun sığınacağı tek yardımcıdır. Dünyada iken akıl gözleri kör, kulakları işitmiyordu. Gözlerden perdeli oldukları için akıllardan da perdelenmiştir.

Bir de “kulak eğer gerçeği anlarsa gözdür” demiş, Mevlâna.

C. Hak Rum suresi, 52-53. ayetlerde “Sen ölülere duyuramazsın ve sırtlarını dönüp uzaklaşan sağırlara da! Ve yine kör olanları sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin!” buyrulmuştur.

En’am suresi, 122. Ayeti üstteki ayete cevap olmuştur. “Ölü iken hayata kavuşturduğumuz ve insanlar arasında yolunu bulması için, ışık tuttuğumuz kimse, derin karanlığın içinde kalmış biri gibi olur mu?” Ayette bize şöyle bir ders vardır: Peygamberimizin yanındaki müminler birbirlerine karşı pek merhametli ama kafirlere karşı pek çetindiler. Topluma baktığımızda dışa daha yumuşak, içe sert olurlar. Birtakım çıkarlar sebebiyle.

Bugün topluma baktığımızda mümin, kafir, münafık birbirine karışmıştır. İsimleri de deist, ateist, inanan olarak değişmiştir. Herkes kendi inancını daha iyi yaşamak için sosyal medyada ya da yaşam alanında gruplar oluşturmuştur.

Dünyadaki Hadiseler Peygamberimizin döneminden farklı seyrediyor. İnanç savaşlarında (Filistin-Gazze) Müslümanlara yaşam hakkı verilmemektedir. Artık kim güçlü ise inancıyla, parasıyla, gücüyle hâkim oluyor.

Bu tabloyu insanlar arasında da görmekteyiz. En acıklı olanı da yadırgamadan seyretmekteyiz. Zengine, güçlüye yumuşak, zayıfa sert davranmak şeklinde görülmektedir.

Ancak Tevhid ehli hakkıyla davranır. N.M.


11- Hud Suresi- Ayet 21