Kâle lâ teśrîbe ‘aleykumu-lyevm(e)(s) yaġfiru(A)llâhu lekum(s) vehuve erhamu-rrâhimîn(e)
Yusuf dedi ki: "Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O, merhametlilerin en merhametlisidir.
Yusuf dedi: "Bugün size bir ayıplama ve azarlama yoktur. Allah, sizi, mağfiretiyle bağışlasın. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir."
Yusuf Suresi'nin 92. ayeti, Hz. Yusuf'un kardeşlerine karşı gösterdiği affediciliği ve Allah'ın engin merhametini vurgular. Ayet, 'azarlama', 'bağışlama' ve 'merhamet' gibi temel kavramlar üzerinden ilahi affın ve insani hoşgörünün derinliğini ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'tesrîb' kelimesini 'kınama, ayıplama, geçmişteki bir kusuru yüzüne vurma' olarak açıklar. Ayetteki 'lâ tesrîbe aleykum' ifadesi, Hz. Yusuf'un kardeşlerine, geçmişte yaptıkları kötülüklerden dolayı hiçbir kınama veya azarlama olmayacağını bildirmesidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'tesrîb'i 'ta'yîr' (ayıplama, kınama) olarak tefsir eder. Hz. Yusuf'un bu sözüyle, kardeşlerinin geçmişteki günahlarının artık gündeme getirilmeyeceğini ve affedildiklerini ifade ettiğini belirtir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'tesrîb'in 'bir kimsenin kusurunu yüzüne vurmak ve onu kınamak' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki kullanım, Hz. Yusuf'un kardeşlerine karşı tam bir affedicilik ve hoşgörü sergilediğini gösterir; onlara geçmişteki hatalarını hatırlatmayacaktır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ğafr' kelimesinin temel anlamının 'örtmek' olduğunu ve 'mağfiret'in de 'Allah'ın kulunun günahını örtmesi ve onu cezalandırmaması' anlamına geldiğini açıklar. Ayetteki 'yağfiru' fiili, Allah'ın Hz. Yusuf'un kardeşlerinin geçmişteki hatalarını bağışlayacağını ve üzerlerini örteceğini ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ğ-f-r' kökünün Kur'an'daki temel anlamının 'örtmek' olduğunu ve bu örtmenin hem dünyevi hem de uhrevi sonuçları olduğunu belirtir. Allah'ın 'ğafûr' sıfatı, günahları örten ve affeden anlamına gelir. Ayetteki 'yağfiru' ifadesi, Allah'ın merhametiyle günahları bağışlayacağını ve böylece kardeşlerin geçmişteki suçlarının üzerini örteceğini vurgular.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'mağfiret'i 'Allah'ın kulunun günahını örtmesi ve onu cezalandırmaması' olarak tanımlar. Ayetteki 'yağfiru' fiili, Hz. Yusuf'un kardeşlerine yönelik ilahi affın müjdesini taşır; Allah onların günahlarını bağışlayacaktır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rahmet' kelimesinin 'kalpteki incelik ve şefkat' anlamına geldiğini ve Allah için kullanıldığında 'ihsan ve nimet verme' anlamını taşıdığını belirtir. 'Erhamu' ise 'en merhametli' demektir. Ayetteki 'Erhamu'r-râhimîn' ifadesi, Allah'ın merhametinin tüm merhametlilerin merhametinden üstün ve kapsayıcı olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rahmet'in Kur'an'daki merkezi kavramlardan biri olduğunu ve Allah'ın en temel sıfatlarından biri olarak 'şefkat, merhamet ve lütuf' anlamlarını taşıdığını ifade eder. 'Erhamu'r-râhimîn' terkibi, Allah'ın merhametinin sınırsızlığını ve eşsizliğini gösterir; O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'rahmet'in 'kalpteki incelik ve şefkat' olduğunu ve Allah'a nispet edildiğinde 'nimet ve ihsan' anlamına geldiğini açıklar. 'Erhamu'r-râhimîn' ifadesi, Allah'ın merhametinin diğer tüm merhamet edenlerin merhametini aştığını ve O'nun affediciliğinin bu engin merhametinden kaynaklandığını belirtir.
Yûsuf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
12/92. “Dedi ki: Bugün sizin üzerinize bir kınama yoktur. Allah Teâlâ sizin için mağfiret buyurur. Ve o, merhamet edelerin en merhametlisidir.”