İçeriğe atla
Nahl 22Cüz 14 · Sayfa 269

Nahl Sûresi 22. Âyet

النحل

Sohbete sor

İlâhukum ilâhun vâhid(un)(c) felleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati kulûbuhum munkiratun vehum mustekbirûn(e)

Sizin ilahınız tek bir ilahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkar etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.

Nahl Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

“İlâhukum ilâhun vâhid(un) fellezîne lâ yu/minûne bil-âhirati kulûbuhum munkiratun vehum mustekbirûn(e) Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete inanmayanların kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar. (16/22)


“Vahid” hakkında Muhyiddin Arabi hazretlerinin Fusûs’ül hikemi Salih fassında bilgi verilmiştir… Özet olarak;

Vahid, Vahid olarak durdukça yani bir, bir olarak durdukça ondan hiçbir adet çıkmayacağı gibi Zat-ı Vahide dahi Zat-ı Vahide olarak kaldıkça yani o Zat, İrade, Kavl dediğimiz o Zat, dahi iradeye dönüşmeden tek Zat olarak kalsa idi gene de bir şey olmazdı.

Fakat vahidin zâtında mündemiç olan nisbetler zahir olunca, meselâ ½ , 1/3 , ¼ , 1/5 , ilh..vahidin yarısı, üçtebiri, dörttebiri ve beştebiri zuhur edince, adedler peyda olur. İşte bunun gibi "irâde" ve "kavl" zât-ı ulûhiyyetin sıfatları ve nisbetleridir. Yani bunlar uluhiyet mertebesinin özellikleridir. Vücut verme onların zuhuruna bağlı bir keyfiyyettir. Şu halde "zât" ve "irâde" ve "güç" üç şeydir; bunların mecmû'undan "ferdiyyet" hâsıl olmuştur. Yani oluşum, yani ferd-i Vahid bunlardan meydana gelmiştir.[28]

İşte Esmâ-i İlâhiyyelerin farklı olması aslında hakikati tek bir Nefsi vahideye dayanır.

Fusus’ul hikemde geçen Rabb-i Has konusu, Bireysel Kimliklerde oluşan Rabler, evet Rab tektir. Bu Rabbul Erbab olan Rabdir. Kuran’da da Farklı farklı ilahlar mı hayırlıdır, yoksa tek olan Rabb’ul Erbab mı denmektedir. Rablerin terbiyecisi olan âlemlerde ve TEVHİD-İ ESMA ve RUBUBİYYET mertebesini oluşturan Zat-i Ala Celle ve TEKADDES hazretlerinin NEFSİ, KÜLLÜ NEFİS tektir. 9 sayısının da ki tüm çarpımlarında ki öz sayı 9 olması sebebiyle, sayısal değerde farklılıklar yani bireysel kimliklerin farklı görüntüsünün altında bu hakikat yatmaktadır. Farklı farklı görünen 9 lar yani birimsel Nefsler biz Rabbiz, biz Rabbiz diye bağırmaktadırlar. Fark âleminden bakıldı mı doğrudur. İşin hakikati olan 9 durun durun sizin temeliniz kaynağınız özünüz benim, size şimdilik bu görev verilse de zaruri ölüm hali vaki olduğu zaman ayrı ayrı zannettiğiniz birimsel kimliklerinizin tek bir kimlik olduğu ortaya çıkacaktır. Tabi görene körene! Ya rabbi diyecek ben dünyada kör değildim, beni niye kör haşrettin. Kördün de haberin yoktu!!! Rabb’ul âlemin, mahşerde ben sizin Rabbiniz değil miyim? Dediği zaman Arifler her seferinde evet diyecekler, müşahadesi olmayanlar Hayal-i Rabbi ile yaşayanlar, Rabb-i Hassını Rabb’ul âlemin kabul edenler hayır diyecekler. Ahiretini burada yaşayanlar her daim evet sen bizim “Rabbimizsin” demektedirler. Zaten Ondan başka görecek bir şeyleri kalmamış, nede buna güç ve takatleri kalmış. Fena hali içinde Tam bir mahv ve yokluk ile üzerlerine Beka elbisesi giydirilmiş, ya da giydirilmeyi beklemektedirler. Ne mutlu Hak ile Hak olduğunu idrak edip, abdiyetiyle uluhiyyete yönelip bir edenlere.