Kad mekera-lleżîne min kablihim feeta(A)llâhu bunyânehum mine-lkavâ'idi feḣarra ‘aleyhimu-ssekfu min fevkihim veetâhumu-l'ażâbu min hayśu lâ yeş'urûn(e)
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.
Nahl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Kad mekera-llezîne min kablihim feeta(A)llâhu bunyânehum mine-lkavâ’idi feharra ‘aleyhimu-ssekfu min fevkihim veetâhumu-l’azâbu min haysu lâ yeş’urûn(e)” Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi. (16/26)
Kûran-ı Kerimde Allah c.c. Nuh, Ad, Semûd, Nemrud, Firavun ve çeşitli kavimlerin ve kurmuş oldukları tuzaklardan bahseder.
Eğer kişi bir irfani seyri süluk eğitimi içinde ise silsile yoluyla Hz. Âdem a.s dan Hz. Muhammed s.a.v. e kadar kavimlerin yaşantısını kendi iç bünyesinde yaşamaya çalışır. Ve bunların tevhid ilkesine aykırı batıl yaşantılarının binaları yıkılıp, tavanları yani fikir ve anlayışları başlarına göçtü ise, saliktede bu anlayışları temeli ve binası yıkılır. Birimsel akli görüşünden geçerek Aklı küll anlayışına ulaşarak. Hakk’ani binasını tesis ederek, irfani yaşamının sürdürür. (Murat Derûni)