Velâ tetteḣiżû eymânekum deḣalen beynekum fetezille kademun ba'de śubûtihâ veteżûkû-ssû-e bimâ sadedtum ‘an sebîli(A)llâh(i)(s) velekum ‘ażâbun ‘azîm(un)
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
Nahl Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
“Velâ tettehizû eymânekum dehalen beynekum fetezille kademun ba’de subûtihâ vetezûkû-ssû-e bimâ sadedtum ‘an sebîli(A)llâh(i) velekum ‘ażâbun ‘azîm(un)” Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötü azabı tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır. (16/94)
Allah ve Resülüne “Biat” ettikten sonra mealerde bunu bozan şey olarak hile ve fesat olarak almışlardır. “Mekr ve Hile” konusunda yorum bu sûrenin 16/45 âyetinde vardır, tekrar oraya bakılabilir.
Allah’a c.c. ve Resülü s.a.v. e verilen sözden sonra tekrar şartlanmış yaşantıya dönerse kişi nefsi emmare yaşantısı ve kötülüğüne döner ve ayağı kayar. Ve bu onun için en büyük azap olur. Hakk’ani yaşantından, tekrar eski yaşamına nefsi emmare ateşinin yaşamına bu hakikatleri bildikten sonra verdiği sözü bozup dönmüştür. (Murat Derûni)