İçeriğe atla
İsrâ 89Cüz 15 · Sayfa 291

İsrâ Sûresi 89. Âyet

الإسراء

Sohbete sor

Velekad sarrafnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśelin feebâ ekśeru-nnâsi illâ kufûrâ(n)

Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Yine de insanların çoğu ancak inkarda direttiler.

İsrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(89) Ve lekad sarrafna linNasi fiy hazel Kûr'âni min külli mesel* feeba ekserun Nasi illâ küfura;)

“Yemin olsun ki biz bu Kûr'ân'da insanlar için çeşitli misaller vermişizdir. Yine de insanların çoğu inkârlarında ısrar ederler.” Cenâb-ı Hakk bizâtihi kendisinin öğretici ve hayatın içerisinde olduğunu bu Âyeti Kerîme’de beyan ediyor. Cenâb-ı Hakkk’ın Hayy esmâsının kendisinde olmadığı bir varlığın zâten olmaması lâzımdır, eğer bir varlık varsa o muhakkak Cenâb-ı Hakkk’ın Hayy esmâsıyla kâimdir, o halde bu âlemi Cenâb-ı Hakkk’ın varlığının dışında bir yerlere koymak cahilliğin en büyüğü olur. Bakıp gördüğümüz varlıklar Allah’mı peki tabi ki o da değil fakat Allah’ın en büyük delilidir, eğer o varlıklar var ise Allah’ta var demektir, Cenâb-ı Hakk bir an bu âlemden nefhasını çekse idi bu âlem bir anda ortadan kalkardı.

Bir varlığı en iyi şekilde kendisi açıklar, Kûr’an’da, Allah kelâmıdır, âlemdeki bütün sûretler O’nun sûreleridir ve bunların içindeki işaretler O’nun Âyetleridir.

Âlem kitabı; olarak İbrâhîm (a.s.) mertebesinde “Senüriyhim ayâtiNâ fiyl afakı ve fiy enfüsihim”(Fussilet, 41/53) yani “Âyetlerimizi afakta ve nefsinizde size göstereceğiz” İnsân kitabı; Kûr’ân-ı Kerîm-i okuyan ve anlatan, yaşayandır.

Mûshâf-ı şerifler; İnsân kitabı olmaz ise bu Mushaf-ı şerifi anlayacak varlık yoktur.

Konuşan Kûr’ân ve konuşmayan Kûr’ân bir araya gelmedikçe tevhid olmaz ve Kûr’ân-ı Kerîm’in hakikati anlaşılmaz.

Ef’âl, esmâ ve sıfat mertebesindekiler kendi mertebelerinden Kûr’ân-ı Kerûm’i okurlar fakat zat mertebesinden okuyamazlar.

İnsân-ı Kâmil hakkında şöyle denir;

Sen ona korkma! de Kûr’ân-ı natık- konuşan Kûr’ân.

Gönül Kâ’be’sine gir, ol mutabık, Devreyle o Kâbenin etrafını, Devrederler bir gün gelir şemsi zatını.