İçeriğe atla
Kehf 46Cüz 15 · Sayfa 299

Kehf Sûresi 46. Âyet

الكهف

Sohbete sor

Elmâlu velbenûne zînetu-lhayâti-ddunyâ(s) velbâkiyâtu-ssâlihâtu ḣayrun ‘inde rabbike śevâben veḣayrun emelâ(n)

Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.

Kehf-Mağara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

* Mallar ve evlatlar, dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında, sevap olarak da ümit olarak da daha hayırlıdır.

Başka bir Âyette, Âyet (8/28) fitne olarak bahsetmekte mallar ve evlâtlardan, demek ki bizim bakış açımıza göre fitne de olabilir, güzellikte olabilir. Bu fiziksel oluşumların yanında bir de gönül evlâtlarımız var ki, o evlâtlar fitne olmuyor sadece güzellik oluyor, o gönül evlâdına tasavvufta “veled-i kalb” diyorlar ve her mertebe de yeni bir doğuş, yeni bir anlayış, yeni bir hakikatle hayata devam ediyor. İsâ (a.s.) “Anasından iki defa doğmayan semavatın

melekûtuna ulaşamaz” diyor, bu doğumlardan birisi kendi anne babasından doğal olarak dünyaya gelmesi, diğeri de irfaniyet, tevhid hakikati yoluyla yeni bir hayata geçmesi.

Yeni herhangi bir fikre ulaştığımız zaman bu fikir çerçevesi içerisinde doğmuş oluyoruz, yenilenmiş oluyoruz ve bize aşama kaydettiriyor buna da Mirac diyorlar.

Tekne delik değilse kişi içine biner ve ondan istifade eder fakat teknede delik varsa batar, işte mallarımızda tekne misalidir, ayrıca bedenimizde bu şekildedir, Muhammedi olan bedenimizle Hakikat-i Muhammedi deryasında yüzmekteyiz, batınen ve fiziken, fakat farkında değiliz.

وَيَوْمَ نُسَيِّرُ الْجِبَالَ وَتَرَىالْأَرْضَ بَارِزَةً وَحَشَرْنَاهُمْ فَلَمْ نُغَادِرْ مِنْهُمْ أَحَداً

47-) Ve yevme nüseyyirul cibale ve teral'Arda barizeten ve haşernahüm felem nüğadir minhüm ehada;