İçeriğe atla
Bakara 126Cüz 1 · Sayfa 19

Bakara Sûresi 126. Âyet

البقرة

Sohbete sor

Ve-iż kâle ibrâhîmu rabbi-c'al hâżâ beleden âminen verzuk ehlehu mine-śśemerâti men âmene minhum bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣir(i)(s) kâle vemen kefera feumetti'uhu kalîlen śumme edtarruhu ilâ ‘ażâbi annâr(i)(s) vebi/se-lmasîr(u)

Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Bakara Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَـَذَا بَلَداً آمِناً وَارْزُقْ أَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُم بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُ قَلِيلاً ثُمَّ أَضْطَرُّهُ إِلَى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

(2/126) Ve iz kale İbrahîymü Rabbic'al haza beleden aminen varzuk ehlehu mines semerati men amene minhüm Billahi vel yevmil ahır* kale ve men kefera feümetti'uhu kaliylen sümme adtarruhu ila azabinnar* ve bi'selmesıyr;

* Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah’a ve ahiret gününe imân edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti. Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!” demişti.

İbrâhîm “burasını emin belde kıl ve onun ehlini rızıklandır, meyvelerinden”, diye dua etti “kim ki onların içinde Allah’a ve ahiret gününe imân ederse”, Cenâb-ı hakk dedi ki bunlar küfür ehli dahi olsalar onları da rızıklandıracağım orada, sonra onları azaba atacağım onların ulaşacakları yer ne kötü bir yerdir.

İbrâhîm (a.s.) ailesi Kûr’ân’ı Kerîm’de övülen üç aileden bir tanesidir, Âl-i İmrân ve Hz. Rasûlullah’ın ailesiyle birlikte, Mûsâ (a.s.) ve Meryem ana’nın babası İmran’mış, bu ikisi İmran aileleri, ve bu mertebeleri ittihaz ettiğinden İbrâhîm (a.s) ve Hz. Rasullullah’ın ailesi, işte tahiyyata oturduğumuz zaman onların üzerine rahmet,

selâmet diliyoruz çünkü önümüze bu kadar büyük nimetler açmışlar bizde o nimetlerin şükranesi olarak onları şükranla hatırlıyoruz.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)