Kâle kad ûtîte su/leke yâ mûsâ
Allah, şöyle dedi: "İstediğin sana verildi ey Musa!"
Tâ-Hâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Demek ki kişi Mûsevîyyet mertebesine geldiğinde bu şekilde ihtiyaçları oluyor.
Dili peltek oluyor, yani tam bir Muhammedîyyet düzeyine ulaşım olmadığı için vahdet hakîkâtlerini tam olarak anlatamıyor. Anlatabilmesi için kendisi gibi bir yardımcı istiyor. Ve samimi olan bu istek neticesinde kendisinin talebleri veriliyor, yeterki bizler istemesini bilelim. Demekk’i Hakk’a bu yönü ile Mûseviyyet mertebesi itibariyle dua etmekte bir sakınca yokmuş.
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰ
(37) Ve lekad menennâ aleyke merreten uhrâ.(Tâ-Hâ,
20/37) “Ve andolsun ki seni, daha önce de ni'metlendirmiştik.” 53
إِذْ أَوْحَيْنَا إِلَى أُمِّكَ مَا يُوحَى
(İz evhaynâ ilâ ummike mâ yûhâ.)
(Tâ-Hâ, 20/38) “Vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik.”