Kulû ver'av en'âmekum(k) inne fî żâlike leâyâtin li-ulî-nnuhâ
Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
Hem siz yiyin, hem de hayvanlarınızı otlatın. Akıl sahibleri için bunda nice ibretler vardır!
Tâhâ Suresi 54. ayet, insanlara ve hayvanlara sunulan rızık ve faydalar üzerinden akıl sahiplerine yönelik ibretleri vurgulamaktadır. Ayet, 'yemek', 'otlatmak', 'hayvanlar' ve 'akıl sahipleri' gibi kavramlar aracılığıyla Allah'ın yaratmasındaki hikmetlere dikkat çekmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'أكل' kelimesinin hem maddi gıdaları tüketmeyi hem de manevi faydaları elde etmeyi kapsadığını belirtir. Bu ayette ise, yeryüzünden elde edilen somut rızıkları ifade etmektedir. (el-Müfredât, s. 64)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'كلوا' fiilinin burada 'istifade edin' anlamında kullanıldığını, yani sadece bedensel doyumu değil, aynı zamanda bu nimetlerden ders çıkarmayı da içerdiğini ima eder. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 25)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'رعى' kelimesinin hayvanları otlaklarda beslemek anlamına geldiğini ve bu ayette insanların kendi hayvanlarını otlatarak onlardan süt, et, yün gibi faydalar elde etmelerine işaret ettiğini belirtir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 298)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'رعى' kelimesinin hem hayvanları gütmeyi hem de bir şeyi gözetip korumayı ifade ettiğini belirtir. Ayette ise, hayvanların beslenmesi ve onlardan istifade edilmesi anlamında kullanılmıştır. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 3, s. 104)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'أنعام' kelimesinin genellikle deve, sığır, koyun ve keçi gibi evcil hayvanları ifade ettiğini ve bu hayvanların insanlara et, süt, yün ve binek gibi çeşitli faydalar sağladığını belirtir. Ayette, bu hayvanların otlatılması emriyle onların faydalarına dikkat çekilir. (el-Müfredât, s. 809)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'en'âm' kavramının Kur'an'da Allah'ın insanlara bahşettiği nimetlerden biri olarak sıkça geçtiğini ve bu hayvanların insan yaşamındaki merkezi rolünü vurguladığını belirtir. Bu ayette de, Allah'ın insanlara sunduğu rızık ve faydaların bir parçası olarak zikredilir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 195)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'آية' kelimesinin 'alamet' ve 'delil' anlamına geldiğini ve Kur'an'da Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren her türlü olayı ve yaratılışı ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, yeryüzünden elde edilen rızıklar ve hayvanlar 'ayet' olarak sunulur. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 10)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'آيات' kelimesinin 'ibretler' ve 'öğütler' anlamında kullanıldığını, bu ayette ise yeryüzünün ve hayvanların yaratılışındaki hikmetlerin akıl sahipleri için birer ders niteliğinde olduğunu vurgular. (Umdetü'l-Huffâz, c. 1, s. 100)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'نهى' kelimesinin 'akıl' anlamına geldiğini ve bu kelimenin 'nehyetmek' (yasaklamak) kökünden türediğini, çünkü aklın insanı kötü şeylerden alıkoyduğunu belirtir. 'Üli'n-nühâ' ifadesi, akıl ve idrak sahibi kimseleri ifade eder. (el-Müfredât, s. 819)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'نُهَى' kelimesinin 'akıllar' anlamına geldiğini ve bu kelimenin, insanı yanlış ve kötü davranışlardan alıkoyan, doğruya yönelten idrak gücünü ifade ettiğini açıklar. Ayette, bu akıl sahiplerinin Allah'ın ayetlerinden ders çıkarabileceği vurgulanır. (el-Külliyyât, s. 942)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'nühâ' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'akıl sahipleri' anlamında kullanıldığını ve bu kavramın, sadece bilgiye sahip olmakla kalmayıp, aynı zamanda bu bilgiyi doğru değerlendirme ve ondan ibret çıkarma yeteneğini de içerdiğini belirtir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 250)
Tâ-Hâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Zâhir bâtın bu gıdalardan yeyin. Hayvani kuvvetlerinizin levvâme bölümünü besleyinki onları kesip yiyebildiğiniz zaman sizlere lâtif idrakler olsun. Emmâre bölümünüde eğiterek besleyin ki, sizi düşmanlarınıza karşı korusunlar. Kâmil akıl sahipleri için bunların hepsi birer delil e işarettir.