İçeriğe atla
Enbiyâ 96Cüz 17 · Sayfa 330

Enbiyâ Sûresi 96. Âyet

الأنبياء

Sohbete sor

Hattâ iżâ futihat ye/cûcu veme/cûcu vehum min kulli hadebin yensilûn(e)

Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc'ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler.

Enbiyâ Sûresi

“Hattâ izâ futihat ye/cûcu veme/cûcu vehum min kulli hadebin yensilûn(e)” Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı zaman her tepeden akın ederler. (21/96)


Bu âyet-i anlamak için Kehf sûresinde Zülkarneyn, Ye’cüc ve Me’cüc kıssasına bakalım;

Hatta iza belağa beynes seddeyni vecede min dunihima kavmen la yekâdune yefkahune kavla;

* İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu. (21/93)

“Bizim yeryüzümüz olan kendi varlığımızda dağlarda bir tanesi nefsi levvâme dağı diğeri mülhime dağıdır ve ikisinin arasında da nefsi emmâre kavmi bulunmaktadır.

Kalu ya Zelkarneyni inne ye'cuce ve me'cuce müfsidune fiyl Ardı fehel nec'alü leke harcen alâ en tec'ale beynena ve beynehüm sedda;

* Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?” (21/94) Zülkarkeyn’ni o mertebenin komutanı yani aklı olarak, içerdekileride Esmâ-i İlâhiyeden bazı isimler olarak düşündüğümüzde.

Kale ma mekkenniy fiyhi Rabbiy hayrun feeıynuniy Bi kuvvetin ec'al beyneküm ve beynehüm radma;

* Zülkarneyn, “Rabbimin bana verdiği (imkân ve kudret, sizin vereceğiniz vergiden) daha hayırlıdır. Şimdi siz bana gücünüzle yardım edin de, sizinle onların arasına sağlam bir engel yapayım” dedi.

Aklı temsil eden Zülkarkeyn’de onlara “kendi oluşumunuz gereği olan İlâh-î mânâda ki, gücünüzle bana yardım edin” diyor, çünkü bu Esmâ-i İlâhiyyelerin nefsi mânâda bir de hayali tarafları var. (21/95) Atuniy züberel hadiyd hatta iza sava beynes sadefeyni kalenfühu hatta iza cealehu naren kale atuniy üfriğ aleyhi kıtra;

“Bana (yeterince) demir madeni getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi. (21/96) Körük, nefesi ifade etmektedir, yani “Hu” zikrini çekin diyor. Onun ateşiyle demir gibi olan nefislerinizdeki kabalıklar erimeye başlasın ve zikir ile o demirler kor haline gelince, hayal ve vehmin geçiş yeri olan emmâre, levvâme dağının arasına mutmainne bakırlarını döktüğümüz zaman nefsi emmâre dışarıda kalıyor ve artık beden sahasına girip zarar veremiyor.

Femestau en yazharuhu ve mestetau lehu nakba;