Hunefâe li(A)llâhi ġayra muşrikîne bih(i)(c) vemen yuşrik bi(A)llâhi fekeennemâ ḣarra mine-ssemâ-i fetaḣtafuhu-ttayru ev tehvî bihi-rrîhu fî mekânin sehîk(in)
Allah'a yönelen, O'na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah'a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir.
Hac Sûresi
Allah’a yönelen, O’na ortak koşmayan kimseler (olun). Kim Allah’a ortak koşarsa, sanki gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgâr onu uzak bir yere sürüklüyor gibidir. (22/31)
Zahiri bir yaşam süren için Allah’a şirk koşan kimse için gökten yani yüksekten düşen bir insan için nasıl havada rüzgar onu sürükler ve bir dağın başına düşer, parçalanır. Ve orada onu yırtıcı kuşlar, akbaba, karga vs. alır ve onun rızkı olmuş olur.
İşte gönül göğü olan insân-ı kamil – kamil insanın gönlünden düşeninde parçası bulunmaz demişlerdir. Nefsi emmaresi ile iş yapmaya kalkışan bunda ne var. Diye küçümseyen ve yol içinde yaptığı yanlışlar ile kendi gönlündeki vehim ve fitne kuşlarının düşünceleri ile ateşinin rüzgara savrulmuş ve hakikat-i parçalanmış olur.