İçeriğe atla
Hac 32Cüz 17 · Sayfa 336

Hac Sûresi 32. Âyet

الحج

Sohbete sor

Żâlike vemen yu'azzim şe'â-ira(A)llâhi fe-innehâ min takvâ-lkulûb(i)

Bu böyle. Her kim de Allah'ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah'a karşı gelmekten sakınmasından)dır.

Hac Sûresi

“Zâlike vemen yu’azzim şe’â-ira(A)llâhi fe-innehâ min takvâ-lkulûb(i)” Bu böyle. Her kim de Allah’ın nişanelerini (kurbanlıklarını) yüceltirse, şüphesiz ki bu kalplerin takvasından (Allah’a karşı gelmekten sakınmasından)dır. (22/32)


Bir sonraki âyette gelen kurbanlık nişanesi ile nişanenin meallerde kurb’an olduğu belirtilmiştir. Ayrıca bakara (158) âyetinde nişane olarak;

Safa ve Merve tepeleri Allah’ın işaretlerindendir, yani bir başka ifade ile Allah’lık işaretlerindendir, nasıl ki kişi ikâmet ettiği yerden gidip hacı oluyor sonra tekrar asli vatanına dönüyor işte onun gibi, Safa mutlak safiyet demektir, kendi saflığını idrak etmesi kişinin Safa tepesine çıkmasıdır, safiyete ermesi, Merve de mürüvettini, kendi hakikatini idrak etmesi, iyiliklerini güzelliklerini idrak etmesidir.

Yine konumuza dönersek kurb’anlığını Alalh’lık işareti olması;

Kahhar-ı Cabbarı dahi kullanarak yerinde kullanarak, nefsini işte Hak yolunda kes anlamına geliyor… Giden kurbanla parayla hayvana olur, sevdiğimiz ne kadar şey varsa bunların Hak yolda kesilmesi gerekiyor. Bıçak alıp da değil istikamet üzere ol bu yolda kesilmesi, öylece bunları Hak yoluna dönder, Rububiyet mertebeleri için namaz kıl, Onlara merhamet et, onları yoldan çıkaracak olanların da kellesini kes yani emmarenin yoluna çıkaracaklarını kes. Nefsani hazlarını kes, fedakarlarık et. Yol doğal olarak bunu yaptırıyor, Esma-i ilahiyeyi onların saltanatı sultasından kurtarmak için bu çalışmaları yapmak gerekiyor.[39]

“takvâ-lkulûb” işte Allah’ık işaretini kalb’in takvası-gönlün takvası ile şüphesiz yükseltendir. Kurb’an Kurb ve an yakınlık ve an dır. Yakîn değil “yakın” dır. Burada ki yakın ifadesi iki şeyin birbirine yakın olması ifadesidir. Ve “an” en kısa zaman birimi aynı zamanda kişi için yaşadığı “an”dır. Bu “an” da ne hal üzere ve kimle olduğudur.

Kim ki hangi mertebede gönlünde takva halinde ise işareti;

(1) Ef’âl mertebesindeki işâretleri, (2) Esmâ mertebesindeki işâretleri, (3) Sıfât mertebesindeki işâretleri, (4) Zât mertebesindeki işâretleridir.

Ve şeriat mertebesinin takvası hakk’a kurb’an ettiği zahiri günahlardır.

Tarikat mertebesinin takvası hakk’a kurban ettiği nefsi muhabbetleridir.

Hakikat mertebesinin takvası ise bedeni varlığını hakk’a kurban etmesidir.

Marifet mertebesinde kurb’an yoktur kurb’an kendidir, bu kurb’anın hakk yolunda ihtiyaç sahiplerine dağıtılması, ehil olmayan kişilerden korunmasıdır.