İçeriğe atla
Mü'minûn 39Cüz 18 · Sayfa 344

Mü'minûn Sûresi 39. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Kâle rabbi-nsurnî bimâ keżżebûn(i)

O peygamber, "Ey Rabbim! Yalanlamalarına karşı bana yardım et!" dedi.

Mü'minûn Sûresi

Bu duâ, "Yâ Rabbi, bana bildirdiğin hakîkatleri onlara teb-liğ ettim. Yapabileceğim bu kadardı. Artık benim risâletimi ve Senin vahyini yalanlayanlara karşı kendi hakîkatini Sen izhâr et, hakk ile bâtılı birbirinden ayır" demektir. Bu, fiili ve irâdeyi tamâmen Hakk'a havâle etmektir. Aynı duâ (26)'ıncı âyette Nûh (a.s.) tarafından da dile getirilmişti.

Bu duâ, aynı zamanda peygamberlerin tebliğdeki durumuyla ilgili bir hakîkati da barındırır: Onlar, tebliğ esnasında kimin îmân edip kimin etmeyeceğini bilmezler. Bu husûsta, Fusûsu'l Hikem Ahmed Avni Konuk şerhi, Üzeyr (a.s.) Fassı'ndan kısa bir bölümü buraya aktaralım (Cilt 3, sayfa 87).


Umûmu da'vete me'mûr olan enbiyâ, halktan ba'zılarının hidâyete kâbiliyyeti olup, ba'zılarının olmadığını bildiklerinden, hidâyete ehliyeti olanları görüp da'vet etmek ve ehliyeti olmayanlar hakkında beyhûde zahmet ve meşakkat çekmemek için, sırr-ı kadere ıttılâ'ı (bilgi sahibi olmayı) taleb ederler. Velâkin mücâzât-i ibâd (kulların cezalandırılması), onların a'mâllerine ve enbiyâya itâat ve isyânlarına ve îman ve küfürlerine mukâbil câri (geçerli) olduğundan; ve bu iki fırkanın birbirinden ayrılması ve zâtında saâdete kâbiliyyeti olan kimselerin, da'vet-i enbiyâya icâbeti sebebiyle, saâdeti zâhir olarak mesrûr (sevinçli) olacak şeyle cezâ (karşılık) olunması; ve zâtında şekâveti (mutsuzluğu) muzmer (gizli) olan kimselerin, enbiyâya inkârları hasebiyle, bâtınlarındaki şekâvetleri zâhir olarak nâhoş şeyle mücâzât kılınması muktezî (gerekli) bulunduğundan, kendilerine emr-i da'vette (dâvet emrinde) fütûr (gevşeklik) gelmemek için enbiyâ (a.s.) hîn-i da'vette (dâvet zamanında) sırr-ı kaderden muhtecib oldular (perdelendiler).


Âyet 40

قَالَ عَمَّا قَل۪يلٍ لَيُصْبِحُنَّ نَادِم۪ينَۚ

~ ~ ~
Kâle ammâ kalîlin le yusbihunne nâdimîn.

Allâh, "Yakın zamanda mutlakâ pişman olacaklardır!" dedi.