İçeriğe atla
Mü'minûn 68Cüz 18 · Sayfa 346

Mü'minûn Sûresi 68. Âyet

المؤمنون

Sohbete sor

Efelem yeddebberû-lkavle em câehum mâ lem ye/ti âbâehumu-l-evvelîn(e)

Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

Mü'minûn Sûresi

"E fe lem yeddebberûl kavle" (Onlar bu sözü hiç düşünmediler mi?): "Kavl" kelimesi "söz, kelâm" mânasındadır. Âlemdeki tüm mevcûdât ve her bir zerre, Allâh'ın "Ol!" (Kün) sözü ile tecellî etmiş olup, her biri Allâh'ı kendilerine uygun bir dille tesbîh etmektedir. Kur'ân da Allâh'ın sözü olup bu âlem kitâbının "toplanmış" ve "açıklanmış" hâlidir.

"Tedebbür" kelimesi "derinlemesine düşünmek" demektir. Sözün ardındaki ilâhî ma'nâya ve hakîkatlere nüfûz etmektir. Kâfirler, Kur'ân'ın lâfzına ve kâinatın sûretine takılıp kaldılar. Eğer gerçekten tedebbür etselerdi, yâni Söz'ün derinliklerine inselerdi, onun sıradan bir kelâm olmadığını, tüm varoluşun hakîkatini içinde barındırdığını idrâk edebilirlerdi.

"Em câehum mâ lem ye'ti âbâehumul evvelîn" (Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?): Bu ifâde zâhiren, Allâh'ın kullarını hiçbir dönemde başıboş bırakmayıp daha evvelki kavimlere de ilâhî kelâmı peygamberler vâsıtasıyla indirdiğini, Kur'ân'ın da bu vahy geleneğinin son ve en mükemmel halkası olduğunu bildirmektedir.

Bâtınen ise, bezm-i elest ahitleşmesine işâret etmektedir diye düşünebiliriz. Orada Cenâb-ı Hakk rûhlara "Elestu bi-Rabbikum?" (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) diye sormuş, onlar da "Belâ!" (Evet, öylesin!) diye şâhitlik etmişti. Bu durumda âyetin ma'nâsı şöyle olur: "Size okunan bu 'Kavl', sizin rûhlarınızın tâ derinliklerinde zâten mevcûd olan ve 'evet' dediğiniz o ezelî hakîkate yabancı bir şey mi? Hayır, bu Söz, size unuttuğunuz o aslî hakîkatinizi hatırlatmak için geldi." Not: Bezm-i elest ile ilgili daha geniş îzâhât (8)'inci âyetin yorumunda yapılmıştır.


Âyet 69

اَمْ لَمْ يَعْرِفُوا رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَۘ

Em lem ya'rifû rasûlehum fe hum lehu munkirûn.

Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkâr ediyorlar?