İçeriğe atla
Nûr 32Cüz 18 · Sayfa 354

Nûr Sûresi 32. Âyet

النور

Sohbete sor

Veenkihû-l-eyâmâ minkum ve-ssâlihîne min ‘ibâdikum ve-imâ-ikum(c) in yekûnû fukarâe yuġnihimu(A)llâhu min fadlih(i)(k) va(A)llâhu vâsi'un ‘alîm(un)

Sizden bekar olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Nûr Sûresi

“Veenkihû-l-eyâmâ minkum ve-ssâlihîne min ibâdikum ve-imâ-ikum in yekûnû fukarâe yugnihimu(A)llâhu min fadlih(i) va(A)llâhu vâsi’un alîm(un)” Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. (24/32)


وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمْ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُم مِّن مَّالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاء إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِن بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ {النور/33}

“Velyesta’fifi-llezîne lâ yecidûne nikâhan hattâ yuġniyehumu(A)llâhu min fadlih(i) vellezîne yebteûgne-lkitâbe mimmâ meleket eymânukum fekâtibûhum in alimtum fîhim hayrâ(an) veâtûhum min mâli(A)llâhi-llezî âtâkum velâ tukrihû feteyâtikum alâ-lbigâ-i in eradne tehassunen litebtegû arada-lhayâti-ddunyâ vemen yukrihhunne fe-inna(A)llâhe min ba’di ikrâhihinne gafûrun rahîm(un)” Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın. Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. (10/33)


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(5)