İçeriğe atla
Furkân 28Cüz 19 · Sayfa 362

Furkân Sûresi 28. Âyet

الفرقان

Sohbete sor

Yâ veyletâ leytenî lem etteḣiż fulânen ḣalîlâ(n)

"Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!"

Furkân Sûresi

“Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!” (25/28)


Mesnevi-i Şerif beyitleri ile yolumuza devam edelim;

1497. Mün’imliği O ndan iste, hazîneden ve maldan değil! Yardımı ondan iste, amcadan ve dayıdan değil!

“Ni‘met vericilik" Hakk’ın sıfatıdır. Binâenaleyh ni’meti ondan iste, hazîneden ve maldan bekleme! Kezâlik “yardım”ı dahi Hak’tan iste, amca ve da-yıdan ve şâir taallukâttan ve ahbâb ve yârândan bekleme! Onlann cümlesi de senin gibi Hakk’ın yardımına muhtaçtırlar.

1498. Âkıbet bunlardan kalacaksın; âgâh ol, hu demde kimi çağıracaksın?

Ya’ni, ölüm geldiği vakit kimi çağıracak ve kimden istimdâd edeceksin. Hak Teâlâ’dan başka senin imdâdına yetişen kim olur?

1499. Bu demde onu çağır ve hâkiyi bırak, tâ ki sen mülk-i cihanın vârisi olasın!

Mâdemki ölüm deminde, Hak’tan başka istimdâd edecek bir kimse yoktur; binâenaleyh şimdi bu hayât-ı dünyeviyye deminde de her bir ihtiyâcında Hakk’ı çağır ve ondan başkalarını ve bâlâ kalan ağyârı bırak! Eğer böyle yaparsan, Hakk’ın nâibi olan bir insân-ı kâmil olup mülk-i cihanda mülk-i cihânın da vârisi olursun.

1500. Vaktaki kişinin kardeşinden kaçması gele, çocuk o gün babasından kaçar.

Bu beyt-i şerîfte Abese sûre-i şerîfesinde vâki’ (Abese 80/34-37) ya’ni “O kıyâmet gününde kişi kardeşinden ve anasından ve babasından ve dostundan kaçar. O günde onlardan her bir kimse kendisini iğnâ eden bir şe’nde ve meşgalededir." âyet-i kerîmesine işâret buyrulur. Ya’ni, kıyâmet gününde herkes kendi başının derdiyle meşgûl olur ve hiçbir kimsenin birbirine bakacak mecâli olmaz.

1501. Ondan dolayı her dost o saatte düşman olur, zîrâ o senin putun ve yoldan mâni'in idi.

Ya’ni, hayât-ı dünyeviyyede, bir put gibi kendisine taptığın bir dostun, seni Hak yolundan men ettiği için, yevm-i kıyâmette sen o dostunun düşmanı olursun ve (Furkân 25/28) “Keşke hayat-ı dünyeviyyede fâlân kimseyi dost ittihâz etmese idim!” dersin. Nitekim diğer bir âyet-i kerîmede (Zuhruf 43/67) ya’ni “Dostlar oradaki o günde ba‘zısı ba‘zısına düşmandır, müttakîler müstesnâdır!” buyrulur.[51]


لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنسَانِ خَذُولًا {الفرقان/29}

“Lekad edallenî ani-zzikri ba’de iz câenî vekâne-şşeytânu lil-insâni hazûlâ(n)”

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)