Lekad edallenî ‘ani-żżikri ba'de iż câenî(k) vekâne-şşeytânu lil-insâni ḣażûlâ(n)
"Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."
Furkân Sûresi
“Andolsun, Kûr’ân bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.” (25/29)
Şeytanın delalet yoluna saptırmasına ve Allah’ı hatırıdan çıkarmaya izin vermemek için bilmediği yön olan üst ve alttan gelen bilgiler yani vahiy ve ilm-i ledün bilgilerine sığınmak lazımdır. Aksi takdirde hayal, vehim, nefsi emmare ve birimsel akıl ile ayağını çok çabuk kaydırır. Ve insanı vahiy ve ilm-i ledün kanallarının yardımından uzak bırakır. (Murat Derûni) HIZLAN: Yardımsız bırakmaktır. "Hazûl" ondan mübalağa kipidir. Yani gerek cinlerden, gerek insanlardan olsun şeytan insanın hayrına dost olmaz, kendi hesabına bir felakete düşürmek için dost görünür; sonunda da başı sıkıntıya girince onu yardımsız bırakır, çekiliverir.[52]