Kâle rabbi innî kateltu minhum nefsen feeḣâfu en yaktulûn(i)
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum."
Musa dedi ki: "Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."
Kasas Suresi 33. ayet, Hz. Musa'nın Firavun'a gitmeden önceki endişelerini dile getirdiği bir bölümdür. Ayet, cinayet, korku ve can kavramları etrafında şekillenerek, Musa'nın geçmişteki eylemi ve geleceğe dair kaygılarını dilbilimsel bir derinlikle ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'katl' kelimesini 'canı bedenden ayırmak' olarak tanımlar ve bu eylemin kasıtlı veya kasıtsız olabileceğini belirtir. Ayetteki 'kateltu' ifadesi, Musa'nın kendi eliyle gerçekleştirdiği bir eylemi, yani bir cana kıymayı açıkça ortaya koyar. (el-Müfredât, s. 407)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'katl' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarını incelerken, bu fiilin doğrudan bir cana kastetme anlamını taşıdığını vurgular. Musa'nın ifadesi, kendi eyleminin bir sonucu olarak bir canın yok olduğunu belirtir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 115)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'katl' kavramının Kur'an'daki ahlaki ve hukuki boyutunu ele alır. Bu ayetteki 'kateltu' ifadesi, Musa'nın geçmişteki bir eyleminin vicdani yükünü ve bunun gelecekteki olası sonuçlarına dair endişesini yansıtır. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 205)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'nefs' kelimesinin Kur'an'da 'can', 'ruh' ve 'kişi' anlamlarında kullanıldığını belirtir. Bu ayette 'nefsen' ifadesi, Musa'nın öldürdüğü belirli bir kişiyi, yani bir canı işaret eder. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 332)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'nefs' kelimesinin temel anlamının 'varlık', 'öz' ve 'can' olduğunu açıklar. Ayetteki 'nefsen' kelimesi, Musa'nın eyleminin doğrudan bir insan hayatına yönelik olduğunu vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 5, s. 104)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'nefs' kelimesinin Kur'an'daki geniş anlam yelpazesini incelerken, bu bağlamda 'insan bireyi' veya 'canlı varlık' anlamının öne çıktığını belirtir. Musa'nın 'bir nefse kıydım' ifadesi, öldürülenin bir insan olduğunu açıkça ortaya koyar. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 312)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'havf' kelimesini 'istenmeyen bir şeyin meydana gelme beklentisiyle duyulan endişe' olarak tanımlar. Musa'nın 'fe-ehâfu' ifadesi, geçmişteki cinayetinin intikamının alınmasından duyduğu derin kaygıyı yansıtır. (el-Müfredât, s. 297)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'havf'ı 'kalbin bir şeye karşı duyduğu endişe ve tedirginlik' olarak açıklar. Musa'nın bu kelimeyi kullanması, Firavun ve kavminin kendisini öldürme ihtimaline karşı hissettiği içsel korkuyu ve güvensizliği gösterir. (el-Külliyyât, s. 427)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'havf' kavramının Kur'an'da hem dünyevi tehlikelere karşı duyulan korkuyu hem de Allah'a karşı duyulan saygılı korkuyu ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'fe-ehâfu', Musa'nın dünyevi bir tehlikeye, yani kendi hayatına yönelik bir tehdide karşı duyduğu doğal insani korkuyu vurgular. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 145)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'katl' fiilinin bu formunun, çoğul bir özne tarafından gerçekleştirilecek bir eylemi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yaktulûnî' ifadesi, Firavun ve adamlarının Musa'yı öldürme niyetini veya potansiyel eylemini gösterir. (Umdetü'l-Huffâz, c. 3, s. 132)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): es-Sicistânî, 'katl' kelimesinin 'can almak' anlamında kullanıldığını ve bu fiilin geleceğe yönelik bir tehdidi ifade ettiğini belirtir. Musa'nın bu kelimeyi kullanması, geçmişteki eyleminin bir sonucu olarak kendisinin de öldürülebileceği endişesini dile getirir. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 256)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'katl' fiilinin bu çekiminin, bir grubun bir kişiye yönelik ölümcül eylemini ifade ettiğini açıklar. Musa'nın 'yaktulûnî' ifadesi, Firavun'un kavminin kendisinden intikam alma ve onu öldürme ihtimaline dair somut bir korkuyu yansıtır. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 210)
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
********* 75
Ben nefs-i emmâre takımından birisini öldürdüm, bu yüzden bana “kısas” yapmalrından korkuyorum dedi.
وَأَخِي هَرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّي لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِيَ
رِدْءًا يُصَدِّقُنِي إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ
Ve ahî hârûnu huve efsahu minnî lisânen fe ersilhu maiye rid’en yusaddıkunî, innî ehâfu en yukezzibûn.