Felemmâ câehumu-lhakku min ‘indinâ kâlû levlâ ûtiye miśle mâ ûtiye mûsâ(c) eve lem yekfurû bimâ ûtiye mûsâ min kabl(u)(s) kâlû sihrâni tezâherâ ve kâlû innâ bikullin kâfirûn(e)
Onlara katımızdan gerçek gelince, "Musa'ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi" dediler. Onlar daha önce Musa'ya verilen (mucize)leri inkar etmemişler miydi? Onlar, "İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor" dediler. "Biz hepsini inkar ediyoruz" dediler.
Kasas Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
katımızdan hak geldiği zaman: Hakk Esması yönün-den halka Hakk olarak semâvi kitap ve haber mevkiinde tecelli ettiğimiz zaman, inkâr ettikleri gibi. Asâ ve beyaz el, gibi. Mûsâ'ya verilenleri daha önce inkâr etmediler mi? Sonunda biz inkâr edenleriz." dediler.