İçeriğe atla
Ankebût 23Cüz 20 · Sayfa 398

Ankebût Sûresi 23. Âyet

العنكبوت

Sohbete sor

Velleżîne keferû bi-âyâti(A)llâhi velikâ-ihi ulâ-ike ye-isû min rahmetî veulâ-ike lehum ‘ażâbun elîm(un)

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Ankebût Sûresi

“Vellezîne keferû bi-âyâti(A)llâhi velikâ-ihi ulâ-ike ye-isû min rahmetî veulâ-ike lehum ‘azâbun elîm(un)” (29/23) Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır. (29/23)


Ma'lûm olsun ki rahmet, biri zatî diğeri sıfâtî olmak üzere iki kısmıdır. Yani Allah’ın Rahmeti iki kısımdır; Zati ve Sıfati olarak. Ve bu iki rahmetten her birisi dahi, husûsiyyet ve umûmiyyet i'tibâriyle iki kısma ayrılır ki, şu halde rahmet dört asıl üzerine bina edilmiş olur. Yani Rahmet dört asıl üzere geliyormuş.

Asl-ı evvel yani birinci asıl: Rahmet-i âmme-i zâtiyyedir. Yani umumi olan Zat’i rahmettir, Bu rahmet, zât-ı ahadiyyette mahfi olan yani ahadiyetin Zat’ında gizli olan nisbetler ve şe’nlerin, Hakk'ın kendi zâtında kendi zâtına tecellîsi suretiyle, ilim mertebesinde sübût bulmalarıdır. Yani birinci rahmet Hakkın kendi Zat’ında kendi Zat’ına tecellisi suretiyle ilim mertebesinde sabit bulunmasıdır. Diğer tabirle Hakk’ın Zat-ı ahadiyetinde sıkıntı içinde kalmış olan esmasını nefes-i rahmanisi ile nefh edip, onlara vücûd-i ilmî i'tâsı suretiyle bu sıkıntıdan âzâd etmesidir ki, bu rahmet cemî'-i esmaya umumidir.

Bu rahmet-i evvel, asl-ı evvel, birinci rahmettir. Yani Zat-ı ahadiyette sıkıntı içinde kalmış olan esma-i ilahiye nefes-i rahmani ile nefes edilip, tenfis edilip, yani dışarıya çıkartılıp onlara vücud-u ilmi itasıyla -yalnız burada âlemlere yaygın hali değil, sadece ilk zuhuru ilmi bir vücut vermesi dolayısıyladır- bu sıkıntıdan azad etmesi, kurtarmasıdır ki bu rahmet cemi esmaya umumidir, yani bütün isimler bu rahmetin kapsamındadır. Birinci rahmet budur.

Asl-ı sânî yani ikinci asıl: Rahmet-i hâssa-i zâtiyyedir, hususen Zat’i rahmettir. Bu rahmet, Hakk'ın ba'zı kullarına muhabbet eserlerinden olan ezeli lütfudur. Ve bu inayet için hiçbir sebeb ve vesilenin dahl ve te'sîri yoktur. Yani ikinci rahmet; rahmet-i Zati hususi rahmettir ve bunun için hiçbir sebep vesilenin dahi tesiri yoktur, yani şu, şu şekilde oldu da bundan oldu diye hiçbir tesiri yoktur. Meselâ enbiyâ-i zîşân (aleyhimü's-selâm) haklarında geçiş yapan onlara verilen ezeli inayet ezeli lütuf bu nevidir. Zîrâ onlardan hiçbir amel ve hizmet meydana çıkmadığı halde a'yân-ı sabiteleri ilm-i ilâhîde nübüvvetle sabit olmuştur. Bu Hakk’ın hususi olarak Zat’i itasıdır.

Asl-ı sâlis yani üçüncüsü: Rahmet-i umumi sıfat tecellisidir. Bu rahmet, eşyanın tümüne rahmeti çok olan umumi Rahmetin hükmüdür. Yani Zat’i rahmetin umumi hükmüdür. Zîrâ umumi zati rahmet îcâbiyle ilimde sabit olan a'yân-ı sabitenin suretleri, bu a'yân hükmünce a'yân-ı kevniyye sûretleriyle zahir oldular. Yani bu hakikat gereğince ayan-ı kevniye yani bu madde âlemindeki suretleriyle zahir oldular. Bu da üçüncüsüdür.

Asl-ı râbi' yani dördüncü asli rahmet: Sıfati hususi rahmettir. Bu rahmet dahi, rahmet-i zâtiyye-i hâssanın hükmü olup ezeli saidlere mahsûstur. Zîrâ Hakk'ın ba'zı kullarının a'yân-ı sabiteleri hakkında mesbûk (önce bulunmuş olma) olan inâyet-i ezeliyye hükmünün bu hazreti şehâdette dahi zuhuru şüphesizdir. İşte böyle dört tane asıl Rahmet oldu. Rahmeti Zat’i, Sıfati olmak üzere ikiye ayırdı, onları da ikişerden dörde ayırdı, asl-ı evvel, rahmet-i ammei Zatiye, Zati Rahmet. Bu bütün varlıkların ilm-i ilahide zuhura çıkmalarıdır, ilim olarak zuhura çıkmalarıdır. Zat-ı Ahadiyetten birinci asl-ı evvel budur, Rahmet-i evvel budur, ikincisi Hakkın bazı kullarına asarından evvel yani meydana gelmesinden evvel ettiği lütuflardır. Bunlar da peygamberlere verdiği Zat’i rahmet hususi rahmettir. Diğeri umumi bu ise hususi rahmettir.

Üçüncüye gelince umumi sıfat rahmetidir. Yani birinci Zat’i Rahmetti, buradaki ikinci umumi sıfat rahmetidir; birinci Zat’i Rahmetti burada ikinci umumi sıfat rahmeti. Sıfat rahmeti de bütün eşyanın yukarıda ilm-i ilahide verilen rahmetinin Zat’i rahmetinin ilim olarak, ilimden de kevniyete dönmesidir. Dördüncüsü de kullarının arasından bazı kullarına özel rahmetini tahsis etmesidir. İnayet-i ezeliye hükmünün bu hazret-i şehadette zuhura çıkmasıdır.[25] “ İz- -T-B- ”