Yâ ‘ibâdiye-lleżîne âmenû inne ardî vâsi'atun fe-iyyâye fa'budûn(i)
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.
Ankebût Sûresi
“Yâ ‘ibâdiye-llezîne âmenû inne ardî vâsi’atun fe-iyyâye fa’budûn(i)” (29/56) Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O hâlde, ancak bana kulluk edin. (29/56)
“Arz” dan yeryüzünden gelen bilgiler hikmet yani ilm-i ledün biilgileridir. Cenâb-ı Hakk benim ilm-i ledün bilgilerim geniştir. İbadet edin ibadetinizi ubudete dönüştürüp hakkani bilgilerden karşılıksız vereyim diye bizlere bahş etmektedir. (Murat Derûni)
Yerden murad ise.. Halka bağlı manalarla , Hakka ait tecelliler arasında münhasır kalan, bu varlığın hakikatleridir…
Şu âyet-i kerime ise… Anlatılan hakikatlere işaret eder:
- «Yerim geniştir... Ancak bana ibadet ediniz...» (29/56)