İnne hâżâ lehuve-lkasasu-lhakk(u)(c) vemâ min ilâhin illa(A)llâh(u)(c) ve-inna(A)llâhe lehuve-l'azîzu-lhakîm(u)
Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İşte (İsa hakkında söylenen) gerçek kıssa budur. Allah'tan başka hiçbir tanrı yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.
Âl-i İmrân Suresi'nin 62. ayeti, Hz. İsa hakkındaki anlatıların hakikatini vurgularken, tevhid inancını ve Allah'ın kudret ve hikmetini beyan etmektedir. Ayet, 'kısas', 'hak', 'ilah', 'Allah', 'aziz' ve 'hakim' gibi temel kavramlar üzerinden İslam'ın inanç esaslarını pekiştirmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kass (قص) kelimesi, bir şeyin izini takip etmek, bir haberi veya olayı anlatmak anlamına gelir. Kassas (قصص) ise, bir olayın veya haberin peşinden giderek onu tam olarak aktarmaktır. Ayetteki 'el-kasas' ifadesi, Hz. İsa ile ilgili anlatılanların, yani kıssaların ve haberlerin gerçekliğini vurgulamaktadır.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kasas (قصص), bir olayın veya haberin anlatılması, aktarılması demektir. Burada, Hz. İsa'nın doğumundan ve hayatından bahsedilenlerin, yani kıssaların gerçekliği kastedilmektedir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kasas (قصص) kavramı, Kur'an'da genellikle geçmiş peygamberlerin ve ümmetlerin hikayelerini, ibret verici olayları anlatmak için kullanılır. Bu ayette ise, Hz. İsa hakkındaki 'gerçek' anlatıların, yani kıssaların doğruluğunu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hakk (حق), bir şeyin sabit ve doğru olması, gerçeğe uygunluktur. Ayetteki 'el-hakku' ifadesi, Hz. İsa hakkındaki kıssaların, yani anlatılanların kesinlikle doğru ve gerçek olduğunu, hiçbir şüphe taşımadığını belirtir.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Hakk (حق), varlığı sabit olan, doğru ve gerçek olan şeydir. Bu ayette, 'el-kasasu'l-hakku' terkibi, anlatılanların, yani kıssaların hakikatini, doğruluğunu ve kesinliğini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Hakk (حق) kavramı, Kur'an'da hem 'gerçeklik' hem de 'doğruluk' anlamında kullanılır. Bu ayette, Hz. İsa ile ilgili anlatılanların, yani kıssaların, Allah katından gelen mutlak gerçeği yansıttığını ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İlah (إله), ibadet edilen, kendisine yönelinen ve tapınılan varlıktır. Ayetteki 'mîn ilâhin illallah' ifadesi, Allah'tan başka hiçbir varlığın ibadete layık olmadığını, dolayısıyla tek gerçek mabudun Allah olduğunu kesin bir dille belirtir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): İlah (إله), kendisine ibadet edilen, yüceltilen ve kulluk edilen varlıktır. Bu ayette, Allah'tan başka hiçbir varlığın bu vasıflara sahip olmadığını, dolayısıyla tevhid inancının temelini oluşturduğunu ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): İlah (إله) kelimesi, 'el-Vâhidü'l-Ma'bûd' (tek ibadet edilen) anlamında kullanılır. Ayetteki 'mâ min ilâhin illallah' ifadesi, Allah'tan başka hiçbir varlığın ibadet edilmeye layık olmadığını, O'nun tek ve yegâne ilah olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Allah (الله), bütün kemal sıfatları kendisinde toplayan, noksan sıfatlardan münezzeh olan, ibadete layık tek varlığın özel ismidir. Ayette, 'Allah'tan başka ilah yoktur' ifadesiyle tevhidin merkezine yerleştirilmiştir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Allah (الله), zat-ı vacibü'l-vücudun, yani varlığı zorunlu olanın özel ismidir. Bu ayette, O'nun tek ilah olduğu ve tüm kudret ve hikmetin kaynağı olduğu belirtilerek, O'nun yüceliği ve eşsizliği vurgulanır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Allah (الله), Kur'an'ın merkezî kavramıdır ve mutlak birliği, yaratıcılığı, kudreti ve hikmeti temsil eder. Bu ayette, O'nun tek ilah olduğu ve 'Aziz' ve 'Hakim' sıfatlarıyla nitelendirildiği belirtilerek, O'nun evrensel egemenliği ve adaletli yönetimi vurgulanır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Aziz (عزيز), her şeye galip gelen, yenilmeyen, kudretli ve izzet sahibi demektir. Ayetteki 'el-Aziz' sıfatı, Allah'ın mutlak gücünü, hiçbir şeye muhtaç olmadığını ve her şeye üstün geldiğini ifade eder.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Aziz (عزيز), kendisine ulaşılamayan, mağlup edilemeyen ve her şeye üstün gelen demektir. Bu ayette, Allah'ın 'Aziz' olması, O'nun iradesinin her zaman gerçekleştiğini ve hiçbir gücün O'na karşı gelemeyeceğini gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Aziz (عزيز) ismi, Allah'ın kudretinin sınırsızlığını, O'nun her şeye galip geldiğini ve izzet sahibi olduğunu ifade eder. Ayetteki bu sıfat, Allah'ın tek ilah olduğu gerçeğini pekiştirir ve O'nun yüceliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hakim (حكيم), her şeyi hikmetle yapan, ilmi ve kudretiyle her şeyi yerli yerine koyan, hüküm ve karar veren demektir. Ayetteki 'el-Hakim' sıfatı, Allah'ın tüm fiillerinin bir hikmete dayandığını, adaletli ve kusursuz olduğunu belirtir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Hakim (حكيم), işleri sağlam ve kusursuz yapan, her şeyi yerli yerince takdir eden ve hükmeden demektir. Bu ayette, Allah'ın 'Hakim' olması, O'nun kainattaki düzeni ve koyduğu yasaları en mükemmel şekilde idare ettiğini gösterir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Hakim (حكيم) kavramı, Allah'ın bilgeliğini, adaletini ve evreni kusursuz bir düzen içinde yönetmesini ifade eder. Ayetteki 'el-Hakim' sıfatı, Allah'ın 'Aziz' olmasıyla birlikte, O'nun kudretinin hikmetle birleştiğini ve her şeyin bir amacı olduğunu vurgular.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(62) İnne hazâ lehüvel kasasul hakk* ve mâ min ilâhin illÂllahu* ve innAllahe leHUvel Azîz'ul Hakîm;
“İşte (İsâ hakkında söylenen) gerçek kıssa budur. Allah'tan başka hiçbir İlâh yoktur. Muhakkak ki Allah çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.”