İllâ-lleżîne tâbû min ba'di żâlike veaslehû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.
Bu ayet, tevbe ve ıslah kavramları üzerinden Allah'ın affediciliğini ve merhametini vurgulamaktadır. Kelimelerin etimolojik kökenleri, bu kavramların sadece yüzeysel bir pişmanlıktan öte, eylemsel bir dönüşümü ve ilahi bağışlamayı içerdiğini göstermektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Tevbe (التوبة), kulun günahtan dönüp Allah'a yönelmesi, Allah'ın tevbesi ise kulun tevbesini kabul etmesidir. Ayetteki 'tâbû' ifadesi, günah işleyenlerin pişmanlık duyarak Allah'a yönelmesini ve O'ndan af dilemesini ifade eder. Bu, sadece sözlü bir pişmanlık değil, aynı zamanda eylemsel bir dönüşümü de içerir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Tevbe, 'ricû' (geri dönmek) anlamındadır. Ayetteki 'tâbû' kelimesi, işledikleri günahtan vazgeçip doğru yola dönenleri anlatır. Bu dönüş, Allah'ın rahmetine sığınma ve O'na yönelme eylemidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Tevbe, Kur'an'da sadece bir pişmanlık duygusu değil, aynı zamanda bir 'geri dönüş' (return) ve 'yönelme' (turning to God) anlamını taşır. Ayetteki 'tâbû', kişinin yanlış yoldan dönerek Allah'ın emirlerine uygun bir yaşama yönelmesini ifade eder, bu da ahlaki bir dönüşümü gerektirir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Islah (الإصلاح), fesadın (bozukluğun) zıddıdır. Bir şeyi ıslah etmek, onu doğru ve faydalı hale getirmektir. Ayetteki 'aslahû' ifadesi, tevbe edenlerin sadece pişman olmakla kalmayıp, aynı zamanda bozdukları şeyleri düzeltme, yanlış davranışlarını iyileştirme ve salih ameller işleme çabasını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Islah, bir şeyi iyi ve doğru hale getirmektir. 'Aslahû' kelimesi, tevbenin ardından gelen eylemsel bir düzeltmeyi ifade eder. Bu, kişinin hem kendi iç dünyasını hem de dışa yansıyan davranışlarını Allah'ın rızasına uygun hale getirmesidir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Islah kavramı, Kur'an'da genellikle 'fesat' (bozgunculuk) kavramının karşıtı olarak kullanılır. 'Aslahû' ifadesi, tevbe edenlerin sadece günahı terk etmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumda veya kendi hayatlarında meydana getirdikleri olumsuzlukları giderme ve yapıcı bir rol üstlenme çabasını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Ğufrân (الغفران), bir şeyi örterek onu korumaktır. Allah'ın 'Ğafûr' olması, kullarının günahlarını örtmesi, onları cezalandırmaması ve affetmesidir. Ayetteki 'Ğafûr' ismi, tevbe ve ıslah edenlere yönelik ilahi bağışlamanın sınırsızlığını ve kapsayıcılığını ifade eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Ğufrân, günahın izini silmek ve onu örtmektir. 'Ğafûr' ismi, Allah'ın kullarının günahlarını affetme ve onlara merhamet etme sıfatını vurgular. Bu, tevbe edenlerin günahlarının tamamen silindiği ve sanki hiç işlenmemiş gibi kabul edildiği anlamına gelir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Ğafûr, günahları örten ve affedendir. Ayetteki 'Ğafûr' kelimesi, tevbe ve ıslahın ardından Allah'ın kullarına karşı olan affediciliğini ve cömertliğini gösterir. Bu, Allah'ın kullarına karşı olan rahmetinin bir tecellisidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Rahmet (الرحمة), acımayı ve iyilik yapmayı gerektiren bir inceliktir. Allah'ın 'Rahîm' olması, kullarına karşı çok merhametli olması, onlara lütufta bulunması ve nimetler vermesidir. Ayetteki 'Rahîm' ismi, tevbe ve ıslah edenlere yönelik ilahi şefkatin ve sürekli lütfun bir ifadesidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Rahîm, çok merhametli olandır. Ayetteki 'Rahîm' kelimesi, Allah'ın tevbe edenlere karşı olan sonsuz merhametini ve onlara olan lütfunu vurgular. Bu, Allah'ın kullarına karşı olan sevgisinin ve şefkatinin bir göstergesidir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Rahmet, Kur'an'da Allah'ın en temel niteliklerinden biridir ve O'nun yaratılmışlara karşı olan şefkatini, lütfunu ve bağışlayıcılığını ifade eder. Ayetteki 'Rahîm' sıfatı, tevbe ve ıslah edenlerin Allah'ın bu geniş rahmetinden pay alacaklarını ve O'nun tarafından sürekli bir lütuf ile muamele göreceklerini belirtir.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(89) İllellezîne tabu min ba'di zâlike ve aslahu feinnAllahe Ğafur'un Rahîm;)
“Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzel-tenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.”