İçeriğe atla
Lokmân 24Cüz 21 · Sayfa 413

Lokmân Sûresi 24. Âyet

لقمان

Sohbete sor

Numetti'uhum kalîlen śümme nadtarruhum ilâ ‘ażâbin ġalîz(in)

Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

Lokmân Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(٣١.٢٤)
~~31.24~
نُمَتِّعُهُمْ قَلٖيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَلٖيظٍ
~ ~ ~

Kuranı Kerim Türkçe okunuş:
31.24 - Numettiuhum galîlen summe nadtarruhum ilâ azâbin ğalîz.

Diyanet Meali:
31.24 - Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

Elmalılı Hamdi Yazır Meali:
31.24 - Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini galîz bir azâba muztarr kılarız


Görüldüğü gibi bu Ayet-i kerime, Zat-Ulûhiyyet mertebe-sinden, Risalet ve abdiyyet mertebelerine verilen bilgileri aktarmaktadır.

Ayet-i kerimede belirtilen “Biz” ifadesi, Cenâb-ı Hakk’ın isimleri ve sıfatları ile işini yaptığını isim ve sıaftlarına bir makam verdiği içindir.

Konunun diğer batıni izahı ise” Biz bazı işlerimizi Kâmil insanlarımızla yaparız” demektir.

“ve sevveytehu, Venefahtü fihi min ruhi” (15-28) “O,nun suret-toprak varlığını düzenledikten sonra, içine ruhumdan üfledim” ifadesi mutlak sadece zatındandır. Çünkü isim ve sıfatlarının bu işi yapmaları mümkün değildir, sadece zatına ait bir husustur. İşte bu yüzden insan denen varlık zâhir yönüyle mahlûk hakikat-i itibariylede zat-i zuhur mahallidir. Diğer tarifi ise “hakikat-i İlâhiyye üzere mahlûk”tur.

Ancak bu durum belirli imtiyazlı bazı kimseler hakkında değil bütün insanlar hakkında da geçerlidir. Aradaki fark bunları bilmek veya bilmemektir. Oyüzden “bilen ayn bilinen gayr”dır, denmiştir.

“Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız.” Yani bu dünyanın alâyişiyle-eğlencesiyle meşgul ederiz. Bakalım onların peşinde mi! Bizim peşimizdemi gidecekler diye.

Sadece dünya ve nefisleriyle meşgul olduklarında böylece Rablarını unuttuklarında.

“Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.” Hükmüne muhatap olurlar. İz--T-B-