İçeriğe atla
Ahzâb 24Cüz 21 · Sayfa 421

Ahzâb Sûresi 24. Âyet

الأحزاب

Sohbete sor

Liyecziya(A)llâhu-ssâdikîne bisidkihim veyu'ażżibe-lmunâfikîne in şâe ev yetûbe ‘aleyhim(c) inna(A)llâhe kâne ġafûran rahîmâ(n)

Bunun böyle olması Allah'ın, doğruları, doğrulukları sebebiyle mükafatlandırması, dilerse münafıklara azap etmesi yahut onların tövbesini kabul etmesi içindir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Ahzâb Sûresi

Liyecziyallâhu-ssâdikîne bisidkihim; Allah’ın cezası sadıkların sadıklıklıkları içindir. Ceza kötü bir fiil işlenmesi halinde verilen karşılıktan ziyade;

“Ceza” kelimesi, genelde bilindiği gibi sadece bir suçun karşılığı değil, her oluşumun karşılığının ifadesi “ceza” kelimesiyle belirtilmektedir; İyiliğin de kötülüğün de karşılığı “ceza”dır.

Bu ceza-mükafat neye karşılıktır. Allah – İlâhlık – Uluhiyet – İlim – mertebesini sadıklıları (bi) ile-beraber tasdik etmeleridir. Yani kendilerinde bulunan “sıddık” mertebesi ile âlemde bulunan Allahusadıkine mertebesini tasdik halinde olmalarının mükafatıdır. (Murat Derûni)


İşte bu tastiğin mükafatı ve açıklayacısı;

15. Hz. Ebubekir Sıddık (R.A.)’ın kabri Sıddıkıyyet makamı, şeksiz şüphesiz, akıl yürütmeden her ne olursa olsun kabul ve tasdik makamı.

Yanına geldi sevdiği sıddık, Daha sonra Ömer’ul Faruk. Kalmadı arada hiç ayrılık, Onların yattığı yeri biliyor musun?

16. Hz. Ömer’ül Faruk (R.A.)’ın kabri

Hz. Ömer’in bilindiği gibi lakabı “Faruk” fark edici, (ayırıcı) demektir. Yine bilindiği gibi Kur’an-ı Keriym’in de bir ismi ayırıcı manasında “Fürkan”dır.

Yani zat’ın bütün özelliklerini “sıfat”, “esma”, “ef’al” mertebelerinde en güzel şekilde açıklayan demektir.

İşte bu iki mertebe Hz. Rasullüllah (s.a.v.) efendimize hayatlarında çok yakın oldukları gibi mematlarında da, yani yaşam sonrası hayatlarında da çok yakındırlar.

Yani, Makamı İlahi ve Makamı Muhammedi’nin şeksiz şüphesiz tasdiği batın, her yönden bu tasdik halen dahi devam etmektedir.

Hz. Ebubekir Sıddık bu tasdiği yapmış, bu mertebenin temsilcisi olmuştur.

Bu tasdikten sonra, Makamı İlahi ve Makamı Muhammedi’nin şeksiz şüphesiz tatbikatta açılması izahı gerekecekti.

İşte Hz. Ömer (r.a.)’da bu açılımın simgesi olmuştu.

Bir yeniliğin oluşması için evvela çevreden tasdik, sonra da onun izahı, yani özelliklerini tatbikatla açıklanması gerekmektedir.

Gerçek ise kabul görür, değilse unutulur gidilir.

“Sıddıkiyyet” ve “Farukiyyet” kısaca bunlardır.[26]

“ İz- -T-B- ”