Ve-iż eḣażnâ mine-nnebiyyîne mîśâkahum veminke vemin nûhin ve-ibrâhîme vemûsâ ve'îsâ-bni meryem(e)(s) veeḣażnâ minhum mîśâkan ġalîzâ(n)
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Ahzâb Sûresi
Âyet zât mertebesi âyetlerindendir.
“ehaz-nâ” biz almıştık ifadesi ile zât mertebesi âyetlerinden olmaktadır. Cenâb-ı Hakk zâtı ile bu sözğ aldığını belirtmektedir.
Bahsedilen peygamberler “Ulu’l Azm” (Azamet sahibi) peygamberlerdir.
Nûhiyyet: Beşeriyyetinden kurtulmaya çalışmanın inkılâbıdır.
İbrâhîmiyyet: Tevhid-i ef’âl inkılâbıdır.
Mûseviyyet: Tevhid-i esmâ inkılâbıdır.
İseviyyet : Tevhid-i sıfat inkılâbıdır.
Muhammediyyet: Tevhid-i zat inkılâbıdır.
Alınan söz bu mertebelerin inkılabını mertebenin peygamberlerinin genel ma’nâda yerine getirmesidir. Bireysel ma’nâda her kim bu inkilabı yerine getirirse kendi varlığında bu sözü yerine getirmiş olur. (Murat Derûni)