İçeriğe atla
Sebe' 53Cüz 22 · Sayfa 434

Sebe' Sûresi 53. Âyet

سبإ

Sohbete sor

Vekad keferû bihi min kabl(u)(s) veyakżifûne bilġaybi min mekânin be'îd(in)

Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

Sebe' Sûresi

Bu zümrede olanlar daha önce yani dünya hayatında iken bizim elçimizi ve davetçimizi inkar edip yalanlamışlardı. Hatta “Hadi” olarak size gönderilen dönemin İnsan-ı kâmilini inkar etmenin yanında taş atıyordunuz. Yani bilgisizlik ve cahilliğiniz yüzünden onu tahkir edip hor ve hakir görüyordunuz. Hatta o kadar ileri gidiyordunuz ki gayb aleminin sırları size kapalı olduğu halde ahkam kesim fetvalar veriyordunuz.

Ayeti kerime çok açık olarak bugün irfan ehlini tanıyamadığı için inkar eden ve ona karşı fütursuzca iftiralarda bulunan sözde bilgili ve alim kişilerin kıyamet günü perdeler gözlerinin önünden indirildiğinde düşecekleri elim verici durum haber veriliyor.

Buraya özel bir not düşelim: Bu durumu anlatan ayet 53 numaralı ayettir. Ve hususi bir sesleniş vardır. 53 şifre sayısı ile Terzi Baba dilinden ve kelamından o gün bunun yaşanacağını bu yazdıklarımızla bizlerin de şahid olacağını, okuyan ve idrak eden kardeşlerimizin de şahid olacağını belirtelim bu husus aynıyla yaşanacaktır. Bu konu hakkında yıllar önce yaşadığım bir tecelliye burada yer vererek bir sonraki ayete geçelim. ÇHU

Konu ile ilgili olan, yaşadığım bir hâtıraya burada yer vermek istedim. Kendi görev yaptığım câmide bir öğlen namazını cemaatle birlikte edâ ediyorken müezzinin kâmet okuyuşuyle birlikte namaza girildi. Namazın hemen başında fâtihadan sonra zammı sûre olarak kıyâmet sûresinin ilk âyetlerini okuyor iken, “Lâ uksimu bi yevmil kıyâmeh Velâ uksimu binnefsil levvâmeh” 75/1-2 Mealen,” Kıyâmet gününe yemin ederim. Kusurlarından dolayı o gün pişmanlık çeken nefse de yemin ederim.” Kıyame sûresi 1-2 75/1-2 51+2=53 Namaz esnasında bu âyeti kerimelerin ifade ve ma’nâları Terzi Babamın ruhâniyeti, varlığımı sararak kalbime ilkâ olundu. Kıyâmet günü pişmanlık duyan nefse edilen kasem bir yönüyle de Terzi Babamın zamanında iyi anlaşılamaması, değer ve kıymetinin iyi bilinememesinin nefislerin tadacağı bir sonuç olduğu düşüncesi ile irkildim. Halbuki onu zekâsının genişliği, asırlarca sonrasını gören uzak görüşü, engin ilmi irfânı, onu anlayanları dün olduğu gibi, bu günde, ve hattâ yarında hayretten hayrete düşürecek seviyededir. ÇHU


~~34.54~
وَحٖيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِاَشْيَاعِهِمْ مِنْ قَبْلُ اِنَّهُمْ كَانُوا فٖى شَكٍّ مُرٖيبٍ

34.54 - Ve hîle beynehum ve beyne mâ yeştehûne kemâ fuıle bieşyâıhim min gabl, innehum kânû fî şekkim murîb.

Diyanet Meali:

34/54 Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.

Elmalılı Hamdi Yazır:

34/54 Artık kendileriyle arzularının arasına sed çekilmiştir, tıpkı bundan evvel emsallerine yapıldığı gibi, çünkü hepsi işkilli bir şek bulunuyorlardı


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)