Ve kâlû âmennâ bihi veennâ lehumu-ttenâvuşu min mekânin be'îd(in)
(Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?
Sebe' Sûresi
Nefislerinin karanlık ateşinde o gün azab çekenler şöyle derler! Kendilerindeki hakikati fark edince büyük bir pişmanlık içinde iman ettik derler ancak o gün için bu fırsat ellerinden alındığı için bu mümkün olmamaktadır.
Ayet’de geçen “fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede? İfadesi ile, dünyada iken tutmadıkları ve iman etmedikleri “insan-ı Kamil” elinin şimdi kendileri için çok uzak bir yerde olduğuna, bugün için artık fayda sağlamayacağına vurgu yapılmaktadır. ÇHU
وَقَدْ كَفَرُوا بِهٖ مِنْ قَبْلُ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَعٖيدٍ
34/53 Ve gad keferû bihî min gabl, ve yagzifûne bil ğaybi mim mekânim beîd.
Diyanet Meali:
34/53 Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır:
34/53 Halbuki evvel ona küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı