İçeriğe atla
Yâsîn 61Cüz 23 · Sayfa 444

Yâsîn Sûresi 61. Âyet

يس

Sohbete sor

Ve eni-'budûnî(c) hâżâ sirâtun mustekîm(un)

(60-61) "Ey Ademoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?"

Yâsîn Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Kûr’ân-ı Kerîm’in içerisinde bulunan hakîkatleri idrâk ederek yaşantımızı sürdürmemiz bir bakıma Kûr’ân-ı Kerîm ile birlikte yaşamak ve kendi hayat süremizde onu yaşatmaktır. İnsân ile Kûr’ân-ı Kerîm ikiz kardeştir ve kardeşlerin en güzel halleri de birbirlerini anlayarak hayatlarını sürdürmeleridir çünkü birbirlerine ayna olmaktadırlar, ne insân yalnız başına ne de Kûr’ân-ı Kerîm yalnız başına, duvarlarda asılı olarak hiçbir şey ifâde etmezler. Kûr’ân, Kûr’ân’dır insânda insândır ancak faaliyete geçmeyen bir varlığın var sayılmasıda düşünülemez.

Bizler yaptığımız ibâdetler esnasında aklımızda, gönlümüzde Hakk’ın dışında bir muhabbetimiz var ise işte o yaptığımız ibâdet o anda, neyi düşünüyor isek ona olmaktadır. Belki niyetimiz hâlistir ve fiziken kıbleye de dönmüşüzdür ancak tatbikatta değerlendirme eksikliği olmaktadır bu durumda. Amele “sâlih” olarak niyet ederek ve fiziki olarak yönümüzü doğrultarak başlıyoruz fakat aklımız ve gönlümüzde ibâdet süresi içerisinde aynı

istîkâmette mi acaba, yoksa başka bir yerlerde mi? Eğer Hakk’ın dışında muhabbet ettiğimiz şeylerde geziyorsak o anda fiziken Hakk’ın huzurunda rûhen başka yerlerdeyiz demektir.

İşte Cenâb-ı Hakk (c.c.) bu Âyet-i Kerîme’de bunlara dikkât edin ve ibâdetlerinizin tümünü “Bana” yönelik yapın, diyor.

“Rabbine dön” (89/28) hitâbı gelmeden bizler kendimizi O’na döndürelim ki bu hitâp geldiğinde bizi zorlamasın. Rabbimizden ne kadar uzaklaşır isek dönüş dahi o kadar zorlaşmaktadır.