Mâ lekum lâ tenâsarûn(e)
Onlara, "Ne diye yardımlaşmıyorsunuz?" denir.
(Onlara): "Ne oldu sizlere de yardımlaşmıyorsunuz?" (denilir.)
Bu ayet, kıyamet gününde müşriklerin birbirlerine yardım edemeyeceklerini ve çaresizliklerini vurgulayan bir sorgulamadır. Temel olarak yardımlaşma fiili üzerinden, dünyadaki ittifaklarının ahirette bir fayda sağlamayacağı gerçeği dile getirilmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'leküm' ifadesinin 'size ait olan, sizin için olan' anlamının yanı sıra, bu ayetteki gibi istifham (soru) edatıyla birlikte kullanıldığında 'size ne oldu, neyiniz var' gibi bir kınama veya şaşkınlık ifadesi olarak da kullanılabileceğini belirtir. Ayetteki bağlamda, müşriklerin dünyadaki güç ve dayanışmalarının ahiretteki çaresizliği karşısındaki şaşkınlığı ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, bu tür ifadelerin Arap dilinde bir durumu yadırgama, kınama veya bir şeyin nedenini sorgulama amacıyla kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'mâ leküm' ifadesi, müşriklerin dünyadaki beklentilerinin aksine ahirette birbirlerine yardım edememeleri karşısında bir azarlama ve hayret ifadesidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nasr' (نصر) kelimesinin 'yardım etmek, desteklemek' anlamına geldiğini belirtir. 'Tenâsarûn' (تَنَاصَرُونَ) ise tefâ'ul (تفاعل) babından olup, karşılıklı yardımlaşma ve birbirine destek olma anlamını taşır. Ayetteki olumsuzluk edatıyla birlikte, dünyada birbirlerine destek olan müşriklerin ahirette bu yardımlaşmayı gerçekleştirememeleri durumunu ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'nasr' kökünün düşmana karşı yardım etme ve galip gelme anlamlarını içerdiğini belirtir. 'Tenâsarûn' fiili, bu bağlamda, dünyada birbirlerine destek olarak güç bulan müşriklerin, ahirette bu desteği bulamayarak çaresiz kalmalarını ve birbirlerine yardım edememelerini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'nasr' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'ın müminlere yardımı veya müminlerin birbirlerine yardımı bağlamında kullanıldığını belirtir. Bu ayette ise, olumsuz bir bağlamda, müşriklerin dünyadaki sahte dayanışmalarının ahirette bir karşılığının olmadığını, birbirlerine yardım edemeyeceklerini ve dolayısıyla Allah'ın yardımından mahrum kalacaklarını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'nasr' kökünün temel anlamının 'birine karşı galip gelmesine yardım etmek' olduğunu ifade eder. 'Tenâsarûn' formu ise, karşılıklı olarak birbirine yardım etme eylemini ifade eder. Ayetteki soru, dünyada birbirlerine güvenen ve destek olanların, ahirette bu desteği neden sürdüremediklerini sorgulayarak, onların çaresizliğini ve dünyevi ittifaklarının boşluğunu ortaya koyar.
Sâffât Sûresi
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ {الصافات/26}
(37/26) “Bel humu-lyevme musteslimûn(e)”
(37/26) Hayır, onlar bugün teslim olmuş kimselerdir.