İçeriğe atla
Nisâ 131Cüz 5 · Sayfa 99

Nisâ Sûresi 131. Âyet

النساء

Sohbete sor

Veli(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(k) velekad vassaynâ-lleżîne ûtû-lkitâbe min kablikum ve-iyyâkum eni-ttekû(A)llâh(e)(c) ve-in tekfurû fe-inne li(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(c) vekâna(A)llâhu ġaniyyen hamîdâ(n)

Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size de "Allah'a karşı gelmekten sakının" diye tavsiye ettik. Eğer inkar ederseniz, (bilin ki) göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, zengindir, övülmeye layıktır.

Nisâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(131) (Ve Lillâhi ma fîs Semâvati ve ma fîl Ard* ve lekad vasseynellezîne utül Kitabe min kabliküm ve iyyaküm enittekullah* ve in tekfüru feinne Lillâhi mâ fîs Semâvati ve mâ fîl Ard* ve kânAllahu Ğaniyyen Hamîda;)

“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere ve size Allah'tan korkmanızı emrettik. Eğer inkâr ederseniz, biliniz ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, hamd ve senâ O'na yakışır.” Semâvat ve arz Allah’ın zuhurlarını meydana çıkarması içindir. Semâvat ve arz Cenâb-ı Hakk’ın esmâ-i İlâhiyyesinin sûretlenmiş mânâlarıdır. Cenâb-ı Hakk bu âlemleri kendi zuhuru için halketti, mânâların yoğunlaşıp, görünür, bilinir hale gelmesi için halketti. Hakikat tek olduğu için bütün ümmetlere aynı şekilde tebliğ ediliyor. “Allah’ı övecek vasıfta hiçbir mahlûk yoktur,” övgü sadece Allah’a mahsustur. Bir yönüyle bakıldığında, (İlâ) hükmünde “Allah’a” dır, diğer yönüyle (lil) hükmünde bakıldığında, “Hamd-ı ancak Allah Yapar” kul bu hususta acizdir. Bu hususta söz çoktur, bu kadar dikkat çekişle bırakalım. Daha fazla bilgi isteyenler (Elhamd-Fâtihâ Sûresi) isimli kitabımıza bakabilirler.