Veli(A)llâhi mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(c) vekefâ bi(A)llâhi vekîlâ(n)
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.
Nisâ 132. ayet, Allah'ın evren üzerindeki mutlak mülkiyetini ve vekil olarak yeterliliğini vurgular. Ayet, 'gökler', 'yer' ve 'vekil' kavramları üzerinden Allah'ın kudretini ve her şeye egemenliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Semâ (سماء) kelimesi, 'yükseklik' ve 'yücelik' anlamlarına gelir. Kur'an'da genellikle yedi kat gökler olarak ifade edilen, yeryüzünün üzerinde bulunan ve Allah'ın kudretini gösteren âlemleri ifade eder. Bu ayetteki kullanımı, Allah'ın mülkiyetinin sadece yeryüzü ile sınırlı olmadığını, tüm gökleri de kapsadığını belirtir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Semâvât (سماوات) kelimesi, 'yüksek olan her şey' anlamında kullanılır. Ayetteki 'mâ fi's-semâvât' ifadesi, göklerde bulunan tüm varlıkları, melekleri, gezegenleri ve bilinmeyen diğer yaratılmışları kapsar. Bu, Allah'ın mülkiyetinin ve hükümranlığının genişliğini mecazi olarak anlatır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'semâ' kavramının Kur'an'da hem fiziksel gökyüzünü hem de ilahi âlemi, Allah'ın kudretinin ve iradesinin tecelli ettiği yeri ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, 'göklerde olanlar' ifadesi, Allah'ın mutlak egemenliğini ve yaratılmışlar üzerindeki tam kontrolünü vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Arz (أرض) kelimesi, 'yeryüzü' anlamına gelir ve Kur'an'da genellikle göklerin zıddı olarak kullanılır. Bu ayette 'mâ fi'l-arz' ifadesi, yeryüzünde bulunan tüm canlı ve cansız varlıkları, insanları, hayvanları, bitkileri ve madenleri kapsar. Allah'ın mülkiyetinin evrensel olduğunu, gökler ve yer ayrımı yapmaksızın her şeyi kuşattığını gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Arz (أرض), 'üzerinde durulan, yerleşilen' anlamında kullanılır. Ayetteki bağlamda, yeryüzündeki tüm varlıkların Allah'a ait olduğunu, onların yaratıcısı ve sahibi olduğunu ifade eder. Bu, insanın yeryüzündeki konumunu ve Allah'a olan bağımlılığını hatırlatır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kefâ (كفى) fiili, 'yeterli olmak, ihtiyacı karşılamak' anlamındadır. Ayetteki 've kefâ billâhi vekîlâ' ifadesi, Allah'ın vekil olarak her şeye yeteceğini, O'na güvenenlerin işlerini en iyi şekilde yöneteceğini ve onları koruyacağını vurgular. Bu, müminlere güven ve teslimiyet aşılar.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Kefâ (كفى) fiili, 'bir şeyi tamamlamak, eksiksiz kılmak' manasına gelir. Ayetteki kullanımı, Allah'ın vekil olarak atanmasının, tüm işleri eksiksiz ve mükemmel bir şekilde halledeceği anlamına geldiğini belirtir. Bu, Allah'ın kudret ve hikmetinin bir göstergesidir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Vekîl (وكيل) kelimesi, 'işleri kendisine havale edilen, güvenilen kişi veya makam' anlamına gelir. Allah için kullanıldığında, O'nun kullarının işlerini üstlenen, onları koruyan, gözeten ve ihtiyaçlarını karşılayan mutlak güvenilir varlık olduğunu ifade eder. Ayetteki 'vekilâ' kullanımı, Allah'ın bu rolü en mükemmel şekilde yerine getirdiğini vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Vekîl (وكيل), 'işleri kendisine bırakılan, güvenilen ve işleri idare eden' demektir. Bu ayette Allah'ın vekil olması, O'nun her şeye gücünün yettiğini, kullarının işlerini en iyi şekilde düzenlediğini ve onlara yardım ettiğini gösterir. Bu, müminlerin Allah'a tam bir tevekkül içinde olmaları gerektiğini ifade eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'vekil' kavramının Kur'an'da Allah'ın sıfatı olarak kullanıldığında, O'nun mutlak güvenilirliğini, her şeye kadir oluşunu ve kullarının tüm işlerini üstlenme yeteneğini ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'vekilâ' ifadesi, Allah'ın bu sıfatının müminler için bir güvence kaynağı olduğunu vurgular.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(132) (Ve Lillâhi mâ fîsSemâvati ve mâ fîl' Ard* ve kefâ Billâhi Vekîlâ;)
“Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Vekil olarak Allah yeter.”