İllâ-lleżîne tâbû veaslehû va'tesamû bi(A)llâhi veaḣlesû dînehum li(A)llâhi feulâ-ike me'a-lmu/minîn(e)(s) vesevfe yu/ti(A)llâhu-lmu/minîne ecran ‘azîmâ(n)
Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has kılanlar müstesnadır. Bunlar mü'minlerle beraberdirler. Allah, mü'minlere büyük bir mükafat verecektir.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(146) (İllellezîne tâbû ve aslehu va'tesamu Billâhi va ahlesu dînehüm Lillâhi fe ülâike meal mu'minîn* ve sevfe yü'tillâhul mu'minîne ecren azîmâ;)
“Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükâfat verecektir.”