Veaḣżihimu-rribâ vekad nuhû ‘anhu veeklihim emvâle-nnâsi bilbâtil(i)(c) vea'tednâ lilkâfirîne minhum ‘ażâben elîmâ(n)
(160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(161) (Ve ahzihimür ribâ ve kad nühu anhu ve eklihim emvalen Nâsi Bil ba'tıl* ve a'tednâ lil kafirîne minhüm azâben elîmâ;)
“yasaklandıkları halde faiz almaları ve insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle idi. Onlardan kâfir olanlara can yakıcı bir azap hazırladık.”
لَكِنِ الرّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ
يُؤْمِنُونَ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْكَ وَمَا أُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُقِيمِينَ
الصَّلوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكُوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ
الأخر أولئِكَ سنوتيهِمْ اَجْرًا عَظِيمًا
(162-) LâkinirRasihune fîl ılmi minhüm vel mu'minune yu'minune Bi ma ünzile ileyke ve ma ünzile min kablike vel mukımînes Salâte vel mü'tunez Zekâte vel mu'minune Billâhi vel yevmil ahır* ülâike senü'tîhim ecren azîmâ;)
“Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve imân edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere imân ederler. Onlar, namazı kılan, zekâtı veren, Allah'a ve ahiret gününe imân edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.”