Vekeyfe te/ḣużûnehu vekad efdâ ba'dukum ilâ ba'din veaḣażne minkum mîśâkan ġalîzâ(n)
Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?
Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz?
Nisâ 21. ayet, evlilik bağının kutsiyetini ve boşanma durumunda mehirin geri alınamayacağını vurgularken, 'ifdâ', 'mîsâk' ve 'galîz' gibi kavramlarla bu ilişkinin derinliğini ve ciddiyetini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır. Özellikle 'ifdâ' kelimesi, eşler arasındaki mahrem ve derin birleşimi ifade ederek, evliliğin sadece bir sözleşme değil, aynı zamanda ruhsal ve bedensel bir bütünleşme olduğunu gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'أخذ' kelimesinin temel anlamının 'bir şeyi ele geçirmek, zapt etmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'كيف تأخذونه' ifadesi, evlilik bağı kurulduktan ve eşler arasında yakınlık gerçekleştikten sonra mehrin geri alınmasının fıkhen ve ahlaken uygunsuzluğunu vurgulamak için kullanılmıştır. (el-Müfredât, s. 26)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'أخذ' fiilinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ve burada 'geri almak, el koymak' anlamında mecazi bir kullanım olduğunu ifade eder. Ayetteki soru edatı 'keyfe' ile birlikte, bu eylemin ne kadar çirkin ve haksız olduğunu pekiştirmektedir. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 1, s. 116)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'أفضى بعضكم إلى بعض' ifadesini 'halvet etmeniz, cinsel ilişkiye girmeniz' olarak açıklar. Kelimenin kökeninde 'açılmak, bir yere varmak' anlamı vardır ve burada eşlerin birbirine tamamen açılması, mahremiyetin paylaşılması kastedilir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 112)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'إفضاء' kelimesinin 'bir şeyin diğerine ulaşması, birleşmesi' anlamına geldiğini belirtir. Özellikle eşler arasındaki 'ifdâ', cinsel birleşmeyi ve bununla birlikte gelen sırdaşlığı, yakınlığı ve mahremiyeti ifade eder. Bu, evliliğin sadece bir akit değil, aynı zamanda derin bir insani bağ olduğunu vurgular. (el-Müfredât, s. 386)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki evlilik kavramını incelerken 'ifdâ' gibi kelimelerin, eşler arasındaki ilişkinin sadece hukuki bir sözleşme olmaktan öte, derin bir fiziksel ve duygusal birleşimi ifade ettiğini belirtir. Bu kelime, evliliğin kutsallığını ve geri dönülemezliğini pekiştiren bir unsur olarak öne çıkar. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 187)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'وثق' kökünden türeyen 'mîsâk' kelimesinin 'güven veren, sağlamlaştırılmış sözleşme' anlamına geldiğini ifade eder. Kur'an'da bu kelime, genellikle Allah ile kulları arasındaki veya insanlar arasındaki çok önemli ve bağlayıcı anlaşmalar için kullanılır. Evlilik bağının 'mîsâkan galîzan' olarak nitelendirilmesi, onun ne kadar ciddi ve bozulmaması gereken bir ahit olduğunu gösterir. (el-Müfredât, s. 862)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'mîsâk'ın, 'güven ve itimat üzerine kurulu, bozulması ağır sonuçlar doğuracak olan ahit' olduğunu belirtir. Evlilikteki 'mîsâk', sadece iki kişi arasında değil, Allah'ın şahitliğinde yapılan kutsal bir sözleşmedir. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 5, s. 165)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'mîsâk' kelimesinin Kur'an'daki kullanımlarını inceleyerek, bu kavramın 'karşılıklı güvene dayalı, kesin ve bağlayıcı bir taahhüt' anlamını taşıdığını vurgular. Evlilik bağlamında, bu taahhüdün sadece eşler arasında değil, aynı zamanda Allah katında da bir sorumluluk ifade ettiğini belirtir. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 210)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'غليظ' kelimesinin 'kalın, kaba, şiddetli' gibi anlamlara geldiğini belirtir. 'Mîsâkan galîzan' ifadesinde ise, bu kelime 'çok sağlam, kuvvetli, ciddiyeti yüksek' bir ahit anlamında kullanılmıştır. Bu, evlilik sözleşmesinin ne kadar önemli ve bozulması zor bir bağ olduğunu vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 345)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'غليظ' kelimesinin 'inceliğin zıddı' olduğunu ve bir şeyin sağlamlığını, kuvvetini ifade ettiğini belirtir. 'Mîsâkan galîzan' tabiri, evlilik akdinin sıradan bir anlaşma olmadığını, aksine Allah katında büyük bir sorumluluk ve ciddiyet taşıyan bir ahit olduğunu gösterir. (el-Külliyyât, s. 665)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'galîz' kelimesinin Kur'an'da genellikle 'ağır, şiddetli, büyük' gibi anlamlarda kullanıldığını ve 'mîsâkan galîzan' ifadesinin, evlilik bağının sadece hukuki değil, aynı zamanda ahlaki ve dini açıdan da büyük bir ağırlık taşıdığını gösterdiğini ifade eder. Bu, boşanma durumunda mehrin geri alınmasının neden bu kadar kınandığını açıklar. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 188)
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(21) Ve keyfe te'huzunehu ve kad efda baduküm ilâ ba'din ve ehazne minküm mîsakan ğaliyza;)
“Birbirinizle kaynaşıp başbaşa kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir teminat almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz?”